Uzmanlar, sigorta primlerinin eksik yatırılması, maaşın bir bölümünün elden ödenmesi, kıdem süresini sıfırlamak için giriş-çıkış işlemleri yapılması ve baskı altında istifa dilekçesi imzalatılması gibi yöntemlerin çalışma hayatında en sık karşılaşılan işveren hileleri arasında yer aldığını belirtiyor.
Bursa Barosu avukatlarından Enes Şenay, çalışanların özellikle işe giriş sırasında tarih kısmı boş bırakılmış istifa dilekçeleri veya ibranameler imzalamaya zorlanabildiğini, ancak bu tür belgelerin hukuki açıdan her zaman geçerli kabul edilmediğini söyledi. Şenay, işverenlerin kıdem ve ihbar tazminatı ödememek amacıyla çalışanları haksız şekilde disiplin suçu işlemiş gibi göstermeye çalıştığını, fazla mesai ve resmi tatil çalışmalarının da kimi zaman ücret bordrolarında gizlenerek ödenmediğini ifade etti.
Çalışanların ay boyunca tam zamanlı çalışmasına rağmen SGK’ya eksik gün bildirilmesi ya da hiç sigortalı gösterilmemesi de sık karşılaşılan usulsüzlükler arasında bulunuyor. Bunun yanı sıra görev yeri değişikliği yoluyla çalışanların istifaya zorlanması, maaşların bir kısmının kayıt dışı ödenmesi ve tazminatların taksitlendirilmesi gibi uygulamalar da yargının merceği altında yer alıyor.
Şenay, işverenler tarafından tek taraflı olarak hazırlanan tutanakların tek başına hukuki delil niteliği taşımadığını vurgulayarak, kıdem hakkını ortadan kaldırmak amacıyla yapılan giriş-çıkış işlemlerinin de mahkemeler tarafından geçersiz sayıldığını belirtti. Elden yapılan maaş ödemelerinin ispatlanması halinde işverenlerin yüksek tutarlarda tazminat ve prim farkı ödemek zorunda kalabildiğine dikkat çeken hukukçular, çalışanların haklarını aramaktan çekinmemesi gerektiğini ifade ediyor.
Uzmanlara göre, baskı altında alınan istifa dilekçeleri ve hukuka aykırı işten çıkarma işlemleri yargıdan dönebiliyor. Bu nedenle hem işverenlerin mevzuata uygun hareket etmesi hem de çalışanların hakları konusunda bilinçli olması büyük önem taşıyor.




