Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında New York, dünya siyasetinin ve uluslararası iş dünyasının buluşma noktasına dönüşüyor. Bu yıl katıldığım programlarda en dikkat çekici tablo, Türk diplomasisi ile diasporamızın birbirini tamamlayan gücüydü.
Toplantı salonlarından kültür buluşmalarına, Türk restoranlarından girişimcilerimizin kurduğu ilişkilere kadar her alanda ülkemizin birikimini görmek mümkündü.
Bizim için haftanın açılışı, TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı’nın liderliğinde düzenlenen kahvaltı programıyla gerçekleşti. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat, Adalet Bakanımız Akın Gürlek ve Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katıldığı buluşma, haftaya güçlü bir başlangıç oldu. İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın’ın da ev sahipliğine katkı sunduğu kahvaltı, Türk ve Amerikan kamu ve iş dünyasını aynı sofrada buluşturdu.
TABA-AmCham Ticaret ve İş Geliştirme Komitesi Başkan Yardımcısı olarak bu birlikteliğin içinde bulunmaktan mutluluk duydum. Süleyman Ecevit Sanlı’nın öncülüğünde sürdürülen çalışmalar, yıllar içinde kurulan ilişkilerin ve istikrarlı emeğin değerini bir kez daha gösterdi.
Haftanın hafızalarda kalan anlarından biri de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler kürsüsünde Sezai Karakoç’un dizelerine yer vermesiydi. “Biz sussak tarih susmayacak” sözleri, konuşmanın adalet ve insanlık vicdanına yönelik çağrısını güçlendirdi. Türk edebiyatının sesinin dünya liderlerine ulaşması, diplomasimizin kültürel derinliğini de hissettiren anlamlı bir andı.
Hafta boyunca Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın ve Ticaret Bakan Yardımcımız Mustafa Tuzcu’nun temaslarını takip etmek, Türk-Amerikan ekonomik ilişkileri için yürütülen çalışmaları yakından görmemizi sağladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı programlar da Türkiye’nin üretim, teknoloji ve girişimcilik vizyonunun uluslararası çevrelere aktarılması açısından önemliydi.
Bu tablo içinde, Türkiye’nin New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal’ı ve diplomatik temsilciliğimizin emeğini de özellikle anmak gerekir. Diplomasinin sürekliliği, yıl boyunca korunan ilişkilerle sağlanıyor. Başkonsolosluğumuzun vatandaşlarımızla, iş dünyasıyla ve yerel kurumlarla kurduğu bağlar, diasporamızın gücünü besleyen önemli bir dayanak oluşturuyor.
DEİK ve Murat Özyeğin başkanlığındaki Türkiye-ABD İş Konseyi’nin, yani TAİK’in toplantıları, yuvarlak masa görüşmeleri ve New York Halk Kütüphanesi’ndeki buluşma, haftanın önemli durakları arasındaydı. Tarihî kütüphanede Türk ve Amerikan iş dünyasının bir araya gelmesi, yeni ortaklıklar için değerli bir iletişim ortamı yarattı.
ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın’ın konuşmasını dinlediğimiz Türk-Amerikan iş dünyası buluşması da aynı hedefe katkı sunuyordu: Türk girişimcisinin uluslararası alanda daha görünür ve etkin olması. Bu toplantıların kalıcı değeri, kurulan temasların somut iş birliklerine dönüşmesiyle ortaya çıkacak.

Haftanın kültür ve yaratıcı endüstriler açısından dikkat çeken anlarından biri de Netflix’in özel gecesine davetli olarak katılmamdı. Netflix’in üst yönetiminin yer aldığı bu buluşma, Türk-Amerikan ilişkilerinin kültürel boyutunu değerlendirmek için anlamlı bir fırsattı.
Netflix Türkiye Diziler Direktörü Özge Bağdatlıoğlu ve Türk yapımlarına emek veren yaratıcı ekipler, hikâyelerimizin dünya izleyicisine ulaşmasında önemli bir rol üstleniyor. Ekranlara taşınan İstanbul sokakları, mimarimiz, aile ilişkilerimiz ve sofralarımız, Türkiye’ye yönelik merakın başlangıcı olabiliyor. Netflix’in küresel erişimiyle Türk hikâyelerinin buluşması, kültürel tanınırlığımızı ve yaratıcı sektörler arasındaki iş birliğini güçlendiriyor.
Bu temsilin günlük hayattaki karşılığını Manhattan’daki Nar restoranda hissettim. Mantısı ve karnıyarığı kadar sıcak karşılamasıyla da aklımda kalan Nar, Türk mutfağının özenli bir temsilcisiydi. Pakize Hanım’ı ve ekibini kutluyorum. Yurt dışında emekle kurulan böyle işletmeler, Türkiye’ye dair güzel bir izlenimin oluşmasına doğrudan katkı sağlıyor.
Haftanın benim için en özel anlarından biri, Türkevi yakınlarında yemek yerken Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan ile oteline giderken karşılaşmamızdı. Kendisiyle sohbet etmek ve Aile Şirketleri Yönetimi ve İkinci Kuşak adlı kitabımı hediye etmek çok kıymetliydi. Yoğun diplomasi trafiği arasında oturup çorba içmesi, bu karşılaşmayı hafızamda samimi bir hatıraya dönüştürdü.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Yıldırım Ali Koç ile kitabım üzerine sohbetimiz de ayrıca anlamlıydı. Kitabımın arka kapağındaki değerli değerlendirmesi için kendisine teşekkürlerimi ilettim. İngilizce baskı konusunda verdiği söz ise beni mutlu etti. Aile şirketlerinin kurumsallaşması ve kuşaklar arası devamlılığı üzerine Türkiye’de edindiğimiz deneyimlerin uluslararası okuyucuyla buluşmasını önemsiyorum.
Türk misafirperverliğini hissettiğimiz adreslerden biri de Crowne Plaza Englewood oldu. Bizleri özenle ağırlayan Tamer Bey’e ve ekibine teşekkür ediyorum. Her sabah Türk kahvaltısında bizimle buluşan Ülfet Bey de güne sıcak bir sohbetle başlamamızı sağladı. Bu sofralar, yeni dostlukların ve fikir alışverişlerinin doğal buluşma noktalarına dönüştü.
Bu seyahatin benim için bir de unutulmaz doğum günü hatırası var. 19 Eylül doğum günümü, Türk Hava Yolları’nın sürpriz pastası ve kutlamasıyla, bütün uçakla birlikte gökyüzünde kutladım. Bu güzel incelik için uçuş ekibine teşekkür ediyorum.
Sevdiklerinizin doğum günü, THY yurt dışı uçuşunun üç gün öncesine veya sonrasına denk geliyorsa siz de bu sürprizi planlayabilirsiniz. Kutlanacak kişinin Miles&Smiles üyesi olması ve pasta talebinin uçuştan en az 24 saat önce iletilmesi gerektiğini unutmayın.
New York’tan geriye güçlü bir temsil duygusu kaldı. Bakanlarımızın temasları, diplomatlarımızın çalışmaları, iş dünyası kuruluşlarımızın buluşmaları ve girişimcilerimizin emeği, Türkiye’nin farklı alanlardaki birikimini aynı şehirde görünür kıldı.
Şimdi önemli olan, bu ilişkileri sürdürmek; tanışıklıkları ortak projelere, iyi niyeti kalıcı iş birliklerine dönüştürmek.
Ülkemizi özenle temsil eden, kapısını ve sofrasını açan, bu haftaya emek veren herkese teşekkür ediyorum.