Günümüz iş dünyasında dev tesisler kuran, fabrikalar inşa eden, üretim yapan yüzbinlerce girişimci sayabiliriz ancak, çok azı geleceğin altyapılarını oluşturma vizyonuna sahip olabiliyor. Reksoil Petrokimya Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aktaş, işte bu girişimcilerden biri. Mustafa Aktaş, 1990'lı yılların başında petrokimya ürünlerinin uluslararası ticaretini yapmak amacıyla Aktaş Kimya ile yola çıktı. Zamanla sadece tedarikçi değil, aynı zamanda üretici olma hedefiyle büyüyerek Reksoil Petrokimya AŞ'yi kurdu. Mustafa Aktaş'ın vizyonuyla küresel pazarlarda yer alan bir marka haline gelen yeni nesil yerli ve milli madeni yağ markası Rexoil ve Mustafa Aktaş'ın başarısı, örnek alınacak bir girişimcilik öyküsü…
Rexoil markalı ürünler, bugün 100'den fazla ülkeye ihraç ediliyor. Shell, BP Castrol, ExxonMobil, Lukoil, Total ve Petrol Ofisi gibi dünya devleriyle yarışan Rexoil, madeni yağlar ihracatında üst üste 8 yıldır zirvede yer alarak bir rekora imza attı. Rexoil, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından her sene düzenlenen İhracatın Yıldızları "Madeni Yağlar İhracatı" kategorisinde 2025 yılında ilk üçte yer alarak ödüllendirildi. Bu anlamlı ödülü, geçtiğimiz ay düzenlenen törende Reksoil Petrokimya Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aktaş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın elinden aldı. Türkiye'nin yerli ve milli madeni yağ markası Rexoil'in başarısını ve hedeflerini Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aktaş ile konuştuk.
YILIN İHRACATÇISI
Sayın Aktaş, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından her sene düzenlenen İhracatın Yıldızları Ödül Töreni'nde Rexoil markanızla bu sene de 'Yılın İhracatçısı' ödülünü aldınız. Söyleşimize bu başarınızla başlamak istiyoruz, neler söylemek istersiniz?
Biz yeni nesil motor yağları ihracatında Shell, BP-Castrol, ExxonMobil, Lukoil, Total ve Petrol Ofisi gibi global devlerle yarışıyoruz. Rexoil olarak yüzde yüz yerli ve milli olan markamız ile 8 yıldır üst üste zirvede yer alma başarısını gösterdik. 2025'te ilk üçte yer aldık. Burada emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Tabii biz zor bir sektörde dünyanın en büyük madeni yağ üreticileriyle yoğun bir rekabet halindeyiz. Amacımız, Türkiye'nin milli markası olan Rexoil'i bir global marka haline getirebilmek. Bizleri ödüle layık gören İKMİB yöneticilerine de teşekkürü bir borç biliyorum. Madeni yağ sektöründeki global tüketici standartları, ulusal ve uluslararası yasal gereklilikleri hedef alan üstün ürün ve proses teknolojisi, operasyon verimliliği, deneyimli, dinamik ve genç kadrosunun takım ruhu ile müşterilerini beklentilerinin ötesinde memnun ederek madeni yağ sektöründe ihracatta ilk beşte, 2025 yılında ise birçok global markayı da geride bırakıp 3. sırada yer alan Türkiye'nin amiral gemisi, yerli ve milli tek markası olmanın gururunu yaşıyoruz.

‘DOĞRU ÜRÜN, KALİTELİ HİZMET'
Aktaş Group'un kuruluş öyküsünü sizden dinleyebilir miyiz?
Aktaş Group'un temelleri 1990'lı yılların başında atıldı. Petrokimya ürünlerinin uluslararası ticareti amacı ile kurulan Aktaş Group bünyesindeki Aktaş Kimya Dış Ticaret Limited Şirketi'nin yanı sıra zamanla kendi sektöründe ürün tedarikinin yanında üretici olarak da yer almak hedefiyle bünyemizde yeni şirketler ve markalar oluşturduk. Bu amaçla Reksoil Petrokimya AŞ'yi kurup faaliyete geçirdik. Bu şirket bünyesinde Rexoil, Auster ve Apex markalarıyla madeni yağ üretimine başladık. Üretimimizi Aktaş Group'un Tuzla Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 15 bin metrekare kapalı alana sahip tesislerimizde gerçekleştiriyoruz. Tesislerimiz tek vardiyada 82 bin ton madeni yağ üretim kapasitesine sahip. Grubun amiral markası olan Rexoil, otomotiv yağları, endüstriyel yağlar, proses yağları, gres ve deniz yağlarından oluşan ürün grupları ile küresel pazarda yerini almış bulunuyor. Yola çıkarken "Doğru Ürün Kaliteli Hizmet" anlayışımızı aldığımız ödüller ile bir kez daha kanıtlamış olmanın verdiği mutluluğu yaşıyorum. 90'larda ticari bir girişimle başlayıp bugün Tuzla'daki devasa tesislerinde Rexoil, Apex ve Auster gibi markalarla üretim gücüne dönüşmesi, Türkiye'nin petrokimya sektöründeki gelişimini de güzel yansıtıyor.
"YENİ NESİL MOTOR YAĞI ÜRETİYORUZ"
Bu sektöre girişiniz nasıl oldu? Işe üretimle mi başladınız?
Aktaş Group olarak sektöre girişimiz petrol ve kimyevi madeni yağların alım satımı ile başladı. O dönemde Lukoil’in bazyağı kısmının Türkiye temsilciliğini aldık. Türkiye’de bu ürüne yoğun bir talep olduğunu ve sürdürülebilir olarak pazara güvenilir, kaliteli ve kesintisiz tedarik sağlanması durumunda önemli fırsatların olacağını gördüm.
İlerleyen zamanda, ana girdisi baz yağ olan katma değeri yüksek madeni yağ üretimi noktasında Türkiye’nin yerli üreticiye ve sanayiciye ihtiyaç olduğunu tespit ettim. Bu öngörüyle 2004 yılında Reksoil Petrokimya AŞ’yi kurduk ve Tuzla Birlik Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesisimizde Rexoil markalı yağlama yağlarını üretmeye başladık.
Daha sonra Apex ve Auster markalarını yarattık. Birleşmiş Milletler uzmanlık kuruluşu olan Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından tescillenen yerli ve global ölçekte üç marka altında, farklı gramaj ve ambalajlarda yeni nesil madeni yağların üretimini gerçekleştiriyoruz.
"5 KITADA 100'ÜN ÜZERİNDE ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORUZ"
Ürettiğiniz ürünlerin satışını daha çok iç pazarda mı yoksa ihracat olarak mı gerçekleştiriyorsunuz?
Rexoil, Avrupa’da tercih edilen bir marka olmanın yanı sıra, dünya genelinde 100’den fazla ülkede kullanılan güçlü bir marka haline gelmiştir. Ürünlerimizin yüzde 60’ını ihraç ediyoruz.
Özellikle Avrupa pazarı başta olmak üzere, Uzak Doğu, Amerika ve Latin Amerika ülkelerindeki pazar payımızı artırarak ihracat oranımızı yüzde 75 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz.
2026 yılı itibarıyla İKMİB “İhracatın Yıldızları” listesinde ilk üçte yer alan yerli madeni yağ markamız Rexoil ile Türkiye madeni yağ sektöründe yüzde 6 pazar payına ulaştık.
Yurtiçinde ise 81 ile hizmet verecek bayi ağımız mevcuttur.

“STRATEJİMİZİ 5 TEMEL DEĞER ÜZERİNE KURDUK”
Rexoil markasıyla madeni yağ ihracatında 8 yıldır üst üste ilk sıralarda yer alıyorsunuz. Bu sürdürülebilir başarının arkasındaki temel stratejiler nelerdir?
Rexoil yağ teknolojisi İstanbul'da bulunan AR-GE laboratuvarlarında sürekli geliştiriliyor, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de madeni yağ sektöründeki gelişmeleri yakından takip ederek, yüzlerce çeşit üstün kaliteli ürünü müşterilerine sunuyor. Rexoil, günümüz dünyasındaki değişimlere ayak uydurabilmek için çalışanlarının gelişimini de ön planda tutan insan kaynakları vizyonuna sahip. İstihdamı artırmak ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve yeni yatırımlar yaparak, kaliteli mal ve hizmet üretme misyonu ile sektördeki liderliğini devam ettiriyor. Sahip olduğumuz teknoloji, yetenek ve değerlerimiz ile kapasite kullanım oranımızı artırarak pazar payımızı büyütmeyi hedefliyoruz.
“KURUMSAL KİMLİĞİMİZ 5 TEMEL DEĞER ÜZERİNE KURULU”
Sayın Aktaş, kurumsal kimliğinizi oluştururken hangi değerleri önemsediniz?
Rexoil takımı olarak, ekonomi, çevre ve toplum odaklı bütüncül bir yaklaşımın içinde Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde yol alıyoruz. Kaliteden ödün vermeden üretim, müşteri odaklı yaklaşım, güçlü iş ortaklıkları ve esnek lojistik yapımızla sürdürülebilir büyümeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir üretim, performans, rekabet edebilir fiyat politikası ve ürün/hizmet kalitesi, optimize edilmiş proses alt yapısı, pazarın beklentilerini kucaklayan bir ürün yelpazesi, sektörel normları karşılayan teknolojisi ve ekonomik çalkantılara göğüs gerebilecek finansal gücü ile madeni yağ pazarında öncülük yapıyoruz. Temelde insanı merkeze koyan "Takım Ruhu" çatısı altında topladığımız 5 değerimiz var. Bu değerler sadece bir strateji değil, aynı zamanda markanın "Sıfır Hata" vizyonuna nasıl ulaştığının da bir yol haritası niteliğindedir. Özellikle "öğrenilmiş derslerin yaygınlaştırılması" ve "risk yönetim temelli çalışma" sürdürülebilir kalite için kritik noktalarımızdır. Bu 5 temel değerimizi şöyle sıralayabilirim: Emniyet ve kalite, güven ve katılımcılık, mükemmellik, saygı, cesaret.

“MARKAMIZIN MOTTOSU VE EN GÜÇLÜ YANİ SIFIR HATA”
Rexoil'in global markalarla rekabet ediyor. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
Rexoil markamızın dinamik ve vizyoner yaklaşımı, yerli bir gücün global arenada nasıl fark yaratabileceğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle "Dün ile bugünü asla eşit kabul etmeme" felsefesi, markanın statükoya teslim olmadığını ve sürekli bir gelişim döngüsüne hassasiyetle özen gösterdiğimizin bir kanıtı olarak kabul edilebilir. Sürekli gelişim felsefemizi dört temel kolon üzerine inşa ettik. Global Standartlarda Operasyon: Dijital dönüşüm, otomasyon ve yalın üretim süreçleriyle birim maliyet verimliliğinin maksimize edilmesi. Sıfır Hata Vizyonu: "Sıfır iş kazası, sıfır kalite şikayeti ve sıfır atık" hedefleriyle hem operasyonel mükemmelliği hem de çevresel/sosyal sorumluluğu odağa alması. Kazan Kazan Felsefesi: Sadece bir üretici olarak değil; tedarikçi ve müşteri ile birlikte büyüyen, paydaşlarına katma değer yaratan bir ekosistem kurması. Liyakat ve Çeviklik: Sektörü tanıyan nitelikli kadrolar sayesinde global sosyo ekonomik değişimlere hızla adaptasyon sağlayan esnek yapı. Markamızın dünyanın her ülkesi ile ilişki kurabilecek esneklik ve çevikliğe sahip olması ihracat potansiyelinin ve diplomatik/ticari esnekliğinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Rexoil'in "Teknoloji Üssü" vizyonu, sanayideki dijital dönüşümün (Endüstri 4.0) yalnızca bir söylem değil, operasyonel bir gerçeklik olduğunun en güçlü kanıtı olduğunu düşünüyorum.
“FABRİKAMIZI BİR TEKNOLOJİ ÜSSÜ HALİNE GETİRDİK"
Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarınızdan bahseder misiniz?
Sadece üretim kapasitesine değil, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) akreditasyonlu laboratuvar altyapısına sahibiz. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) standartları, motor yağı performansını belirleyen katı Avrupa kriterleridir. Rexoil olarak bu kriterlere uygun üretimler gerçekleştirerek markanın kalitesini bilimsel bir temele oturtuyoruz. Fabrikamız, tıpkı bir "Teknoloji üssü" olarak tanımlanmış, Ar-Ge ve kalite kontrol süreçlerinin entegre çalışmasıyla birleşince, küresel devlerle rekabet edebilecek bir teknik meşruiyet kazanmıştır. Kurumsal Kaynak Planlama (ERP)yazılımı ile finans, üretim, satış ve insan kaynaklarımızın entegrasyonuyla, tekliften lojistiğe kadar tüm halkaları birbirine bağlayarak kurumsal hafızamızı kişilere değil, sisteme emanet ediyoruz. Özellikle planlama ve verimlilik kapsamında önemli hedefler koyarak süreçlerimizi sürekli aktif tutmayı hedefliyoruz. 2026 yılı için en temel ve radikal değişiklik olarak; OEE (Toplam Ekipman Etkinliği) mevcut izleme ile yakalanan yüzde 60 verimliliğin, yüzde 85'e çıkarılması vaz geçilmez hedeflerimizden sadece biri. Yüzde 75'ten, yüzde 100 hedefine giden yol haritası için ise ciddi bir alt yapı ve otomasyon yatırımları planlıyoruz. "Dün ile bugünü asla eşit kabul etmeme" prensibimizi bu somut verimlilik artışları ve "hatasızlaştırma" stratejisiyle mühürlüyoruz. Bu yaklaşım, sadece maliyetleri minimize etmekle kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir bir kalite standardı ve servis süreçlerini de inşa ediyor.
"İHRACAT ODAKLI BÜYÜMEYİ SÜRDÜRÜRKEN İÇ PAZARDA DENGELİ BİR YAPIYI İNŞA EDİYORUZ"
Büyüme stratejinizde temel hedefleriniz nelerdir?
Agresif değil, sadakat odaklı büyüyoruz. Her yıl kontrolsüzce büyümek yerine, mevcut müşterileri korumayı ve onlara sunulan servis/ürün kalitesini artırmayı hedefliyoruz. İhracatta güven ve optimizasyona önem veriyoruz. Dünya genelinde marka güvencesiyle paydaşların güvenini kazanarak tonaj ve kârlılık dengesini optimize etmek istiyoruz. İç pazarda nitelikli partnerlik bizim için öncelikli. Finansal altyapısı güçlü, itibarlı partnerlerle çalışmaya ve yüksek teknolojili ürünlerle pazarda yer almaya odaklanıyoruz. 2026 yılında bir Orijinal Ekipman Üreticisinin (OEM) ilk dolum tedarikçisi olmayı ve araçlarda kendi markalarımızı görmeyi en önemli stratejik hedef olarak belirledik. Markamızın vizyonu sadece hacimsel bir büyüme değil, aynı zamanda bir "itibar ve teknoloji ihracatı" yapmaktır. Paydaşlarımız ile bu paralelde ilişkilerimizi geliştiriyoruz. Küresel Yayılım Stratejimiz: Riskleri coğrafi olarak dağıtarak ve gelişmekte olan pazarlardaki potansiyeli yüksek bir öngörüyle yöneterek Latin Amerika'dan Güneydoğu Asya'ya uzanan dört kritik bölgeyi odağımıza aldık. Vitrin Hedefi ve Prestij: Rexoil'in kalite algısını "premium" seviyeye taşıma kararlılığımızdan dolayı sadece satış yapmayı değil, gelişmiş ekonomilerde global devlerle aynı vitrinlerde yer almayı hedefliyoruz. Deneyim Odaklı Güven İnşası: 2025 2026 yıllarında yabancı iş ortaklarını fabrikada ağırlayarak proses teknolojisini yerinde göstermek, "kağıt üzerindeki verileri" canlı birer kanıta dönüştürecek birçok interaktif yöntemler denedik. Pazarı takip edip pozisyon alarak küresel ekonomideki dalgalanmalara karşı çevik bir yönetim anlayışına sahip olduğumuzun farkında olan bir organizasyon olarak özellikle Latin Amerika ve Güneydoğu Asya gibi lojistik ve rekabet açısından zorlu pazarlarda, Rexoil markamızı diğer yerel rakiplerden ayıracak fiyat, ürün çeşitliliği veya teknik destek gibi en temel rekabetçi avantajlarımızı kullanmak arzusundayız.

"YENİ NESİL SOĞUTUCU SIVILAR VE DİŞLİ YAĞLARI ALANINDA ÖZEL ÜRÜNLER GELİŞTİRİYORUZ"
Benzin ve mazotla çalışan araçların yerini, giderek elektrikli araçların alması önümüzdeki süreçte madeni yağlar ve mineral yakıtlar sektörünü ne yönde etkileyecek? Siz bu konuda nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?
Dünya otomotiv pazarının elektrikli araçlara yönelmesi ve elektrikli araç ve motor dizaynı, gelişimi ile birlikte Rexoil markası da eş zamanlı ürün geliştirme, proses süreçlerinde gerekli güncellemeler yaparak sektörel dinamikleri de yakından takip ediyor, alt yapı, reçete ve ürünlerimizi sürekli yeniliyoruz. Elektrikli araç sayısının yükselişi, madeni yağ sektöründe radikal bir dönüşümü beraberinde getiriyor. İçten yanmalı motorlara yönelik geleneksel motor yağlarına olan talep uzun vadede azalırken; batarya soğutma sıvıları, yüksek devirli şanzıman yağları ve elektrik iletkenliği optimize edilmiş özel gresler gibi yeni nesil ürünlere ihtiyaç artıyor. Rexoil olarak, bu dönüşümü bir riskten ziyade gelişim fırsatı olarak görüyoruz. Otomotiv ana üreticileri (OEM) ve katık/ baz yağı tedarikçileri ile eş zamanlı projeler yürüterek teknolojiyi kaynağından takip ediyoruz. İleri Ar-Ge ve Akademik Partnerlik felsefesi ile geleceğin yağlayıcı ihtiyaçlarını öngörmek adına üniversiteler ve küresel Ar-Ge merkezleriyle akademik çalışmalar yapıyoruz. Bununla yetinmiyor özellikle elektrikli araçlarda daha yaygın kullanılan ve gelecekte pazarın gerekliliklerine göre ihtiyaçları ön görerek yeni nesil soğutucu sıvılar ve dişli yağları üzerine yoğunlaşarak elektrikli araçların teknik gereksinimlerine (soğutma, yalıtım, aşınma önleme) özel çözümler ve çok spesifik ürünler geliştiriyoruz. Mercedes Benz, Volkswagen, BMW ve Volvo gibi uluslararası otomotiv ana üreticilerinin teknolojik beklentilerini önemsiyor, akredite laboratuvarındaki her yıl yenilenen 30'dan fazla test cihazı parkuru ile dönüşüm sürecinde sektörün analiz ve kalite merkezi olma vizyonunu sürdürmek istiyoruz.

"ÇEVREYE DUYARLI UYGULAMALARI BENİMSEDİK"
Yeşil dönüşüm kapsamında karbon ayak izi, çevre güvenliği gibi konulara nasıl yaklaşıyorsunuz? Bu alandaki projeleriniz nelerdir?
Enerji verimliliği ve atık yönetimi projeleriyle karbon ayak izimizi düşürmeye odaklanıyoruz. Özellikle çevre emisyonları, iş sağlığı ve uygulamaları, kimyasalların kaydı, değerlendirilmesi, izni ve kısıtlaması (KKDİK), karbon ayak izi, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm gibi konularda yasa koyucu niteliğinde olan otoriteler, üniversiteler ve akademisyenler ile ortak projeler, çalışmalar yaparak markamızı, bu konularda öncü-lider bir pozisyonda konumlandırmak istiyoruz. Özellikle kimyasalların kaydı değerlendirilmesi, izni ve kısıtlanması mevzuatı ile ilgili yasal ve sektörel süreçlere öncülük ederek kimyasalların güvenli bir şekilde taşınması, stoklanması, kullanılması, bertaraf edilmesi ve çevresel, insan sağlığına olan etkilerinin yönetimi için ulusal standartlara tam uyum sağlıyoruz. Bu kapsamda çok deneyimli, akademik kariyer yapmış ve konusunda uzman takım arkadaşlarımız ve akademisyenler ile birlikte çalışıyoruz. Özellikle çevreci ürün reçeteleri ve katık paketlerinin tasarımı konularını yakından takip ediyoruz. Ürün kalitemizdeki mükemmeliyetin sırrı, güçlü ve stratejik iş birliklerimiz ve sürdürülebilir yönetim prensiplerimizde saklı. Sürdürülebilirlik ve çevre dostu uygulamalar, satın alma kararlarımızda önemli bir rol oynar. REXOIL olarak, çevreye duyarlı tedarik zinciri yönetimi uygulamalarını benimseyerek, yeşil enerji kaynaklarından ve yenilenebilir malzemelerden yararlanma yönünde adımlar atmaktayız. Bu yaklaşım, şirketimizin çevresel ayak izini azaltmaya ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimize ulaşmaya yönelik taahhüdümüzü yansıtır. Çevre dostu ve yüksek teknoloji ürünler geliştirmek için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Ayrıca biyolojik bazlı ve geri dönüştürüle bilir ambalajlı çevreci ürün portföyümüzü genişletiyoruz. Aktaş Group'un geniş ürün portföyünden gelen gücünü kullanarak sürekli gelişen katık teknolojilerini ulusal ve uluslararası yayınlar, toplantılar, paneller ve ziyaretlerle yakından takip ediyor, tedarikçilerle ortak çalışmalar yürütüyoruz. Rexoil olarak ürün kalitemiz taahhütlerimiz ve sertifikasyonlarımızla uluslararası piyasalarda tercih edilen bir markayız.
"2030 HEDEFİMİZ BİR NUMARALI YAĞ ÜRETİCİSİ OLMAK"
Sayın Aktaş, orta ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?
Çok yakın gelecekte milli ve yerli güç olmanın ötesinde, küresel bir oyuncuya dönüşme tutkumuza paralel olarak özellikle 2030'lu yıllara gelindiği zaman sektörel liderliğimizi daha görünür ve bilinir yapmak arzusundayız. Bu kapsamdaki hedeflerimizi daha somutlaştırmak adına markamızın insan sağlığını önemseyen ve önceliklendiren, çevresine duyarlı politikalarının yanında bilimsel, teknolojik alanlara yatırım yaparak süreçlerimize teknik derinlikler katmayı planlıyoruz. Özetle 2030 yılında ihracat ve yurt içi pazarında Türkiye'nin bir numarası olma hedefimizin altını çizmek isterim. Bu iddialı 2030 vizyonumuzu desteklemek ve somutlaştırmak adına dünyanın 7 kıtasına ihracat yapan, yurt içi pazarında aranan ve tercih edilen bir marka olmak istiyoruz. Her yıl artan arz talep dengelerini gözeterek üretim-dolum kapasitemizi yüzde 100 kullanarak 82000 ton/yıl üretimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Global ölçekte bir Türk markası yaratma tutkusuyla çıktığımız bu yolda; 2030 yılında Türkiye'nin bir numaralı madeni yağ üreticisi olma hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Operasyonel Mükemmeliyet ve Dijital Dönüşüm projeleri ile 2026 yılı sonuna kadar üretim süreçlerimizi İstatiksel Proses Kontrol (İPK) ile modernize ederek Toplam Ekipman Etkinliği (OEE) verimliliğimizi yüzde 85'e taşımayı amaçlıyoruz. Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) ve otomasyon altyapımızla yüzde 100 entegre, yapay zekayı iş süreçlerine dahil eden dijital bir organizasyon yapısına geçiyoruz. Küresel Rekabet ve Sürdürülebilirlik hedefimize paralel olarak ihracat payımızı yüzde 75 seviyesine çıkarırken, odağımızı 'premium' ürün talep eden teknolojik pazarlara çeviriyoruz. Yeşil dönüşüm kapsamında karbon ayak izimizi düşürüyor, üniversitelerle akademik iş birlikleri yaparak sektörel standartları belirleyen öncü bir rol üstleniyoruz. 'Sıfır Hata' stratejimizin temelinde insan olduğuna inanıyoruz. Çalışan memnuniyetini minimum yüzde 70 seviyesinde tutarak, sektörde 'tercih edilen' bir işveren olma vizyonumuzu koruyoruz. Rexoil olarak, sadece bir üretici değil; finansal gücü, çevreci yaklaşımı ve Orijinal Ekipman Üreticisi (OEM) onaylı ürün kalitesiyle madeni yağ sektörünün geleceğini inşa eden stratejik bir güç merkeziyiz.




