İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Hüseyin Selimler, ABD-İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş ve ateşkes sürecini değerlendirdi. Selimler, “Barış ihtimali var ama aynı ölçüde yeni bir gerilim dalgası riski de var. Sürecin en kritik değişkenlerinden biri ABD Başkanı Donald Trump. Trump’ın söylemleri ile attığı adımlar arasında ciddi tutarsızlıklar var. Bu da piyasalar ve uluslararası aktörler açısından güven sorununu büyütüyor” dedi. Bu nedenle ateşkes açıklamalarının bile temkinle karşılandığını belirten Selimler, sahadaki sessizliğin çoğu zaman “yeni bir hamle öncesi hazırlık” olarak yorumlandığını vurguladı.

ENERJİ KRİZİ KALICI OLABİLİR: PETROLDE YENİ TABAN 80 DOLAR MI?

Savaşın en ağır faturasının enerji piyasalarına kesildiğini belirten Selimler, “Körfez ülkelerinde petrol tesislerinin zarar görmesi ve üretim kayıpları, fiyatların kısa vadede düşmesini zorlaştırıyor. Bu sadece geçici bir dalgalanma değil. Arz tarafında ciddi bir hasar var ve bu hasarın onarılması yıllar alacak. Uzmanlara göre petrol fiyatlarının savaş sona erse bile uzun süre yüksek seviyelerde kalması bekleniyor. 80 doların altı artık istisna olabilir” yorumunu yaptı.

Selimler, İran’ın yıllardır yaptırımlar altında yaşamaya alışmış bir ekonomi olduğuna dikkat çekerek, “İran, bu zor koşullarda ayakta kalmayı öğrenmiş bir ülke. Bu nedenle geri adım atması kolay değil. Özellikle enerji gelirlerine olan bağımlılık, İran’ın hem ekonomik toparlanma hem de savaş sonrası yeniden yapılanma için yüksek fiyatları desteklemesine neden oluyor” açıklamasında bulundu.

HAYAT HOLDİNG GENEL SEKRETERİ OSMAN AKSOY; "17 ÜLKEDE 45 ÜRETİM  TESİSİMİZ VAR"
HAYAT HOLDİNG GENEL SEKRETERİ OSMAN AKSOY; "17 ÜLKEDE 45 ÜRETİM TESİSİMİZ VAR"
İçeriği Görüntüle

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Hüseyin Selimler, “Savaşın ekonomik kazananlarına bakıldığında dikkat çeken bir ülke var: Rusya. Yükselen petrol fiyatları sayesinde Rusya’nın enerji gelirlerinde ciddi artış yaşandı” dedi.

KARA SAVAŞI SENARYOSU: ABD İÇİN BÜYÜK RİSK

Olası bir kara operasyonunun ise dengeleri tamamen değiştirebileceğini belirten Selimler, İran’ın coğrafi yapısına dikkat çekerek, “İran, Irak gibi düz bir araziye sahip değil. Dağlık yapısı nedeniyle kara savaşı son derece maliyetli ve riskli olur. ABD kamuoyu da böyle bir kaybı kolay kabul etmez. Bu durum, Washington yönetimini daha temkinli hareket etmeye zorluyor. Savaşın ekonomik kazananlarına bakıldığında ise dikkat çeken bir ülke var: Rusya. Yükselen petrol fiyatları sayesinde Rusya’nın enerji gelirlerinde ciddi artış yaşandı. Küresel dengeler de bu süreçte yeniden şekillendi.

Krizin en kırılgan halkalarından biri ise Avrupa Birliği. Enerjiye yüksek bağımlılığı nedeniyle Avrupa ekonomileri ciddi bir baskı altında. Artan maliyetler, yüksek enflasyon ve zayıflayan büyüme, kıta genelinde ekonomik ve siyasi gerilimi artırıyor. Bu kriz, Avrupa’nın birlik yapısını bile sorgulatabilecek sonuçlar doğurabilir” dedi.

TÜRKİYE İÇİN UYARI: EKONOMİK DAYANIKLILIK ŞART

“Türkiye açısından tablo dikkatle yönetilmesi gereken bir sürece işaret ediyor” diyen Selimler, “Yüksek faizlere rağmen reel sektörün yeterince rahatlatılamadı. Finansmana erişim sorunları büyüdü. Artan enerji maliyetleri ve küresel daralma riski, Türkiye ekonomisini de dolaylı olarak etkileyecek” diye konuştu.

Selimler’in dikkat çektiği bir diğer kritik başlık ise demografi. Türkiye’de doğum oranlarının hızla düşmesinin genç nüfus avantajının kaybedilmesine yol açtığını belirten Selimler, “Yüksek yaşam maliyetleri, işsizlik ve gelecek kaygısı, gençlerin evlenme ve çocuk sahibi olma kararlarını erteliyor. Bu sadece sosyal değil, uzun vadede ekonomik bir krizdir” diyen Selimler, üretimden sosyal güvenliğe kadar birçok alanın bu trendden etkileneceğini belirtiyor” ifadelerini kullandı.