İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Elif Kaya, piyasaların davranışının artık klasik savaş reflekslerinden çok farklı olduğunu belirterek, “Artık piyasalar savaşın kendisini değil, ortaya çıkan kaosun nasıl yönetildiğini fiyatlıyor. Kaos kalıcı hale geldi. Önemli olan bu belirsizliğin ne kadar kontrol altında tutulabildiği” dedi. Kaya, yatırımcıların uzun süreden beri devam eden küresel kriz nedeniyle yönünü kaybetmiş durumda olduğunu belirterek, “Güvenli liman olarak görülen altın ve benzeri varlıklar bile zaman zaman bu rolü kaybediyor. Piyasa artık refleks değil, hayatta kalma stratejisi geliştiriyor” diye konuştu.
SAVAŞ ÖNCESİNE DÖNÜŞ MÜMKÜN DEĞİL
“Artık eski normal yok” diyen Kaya, “İran geçmişte daha pasif bir aktördü. Bugün gelinen noktada dengeler tamamen değişti. İran artık kendisine yapılan saldırılara karşılık veren, sahada aktif bir güç. Üstelik enerji kartını çok etkili kullanıyor. Dünyanın en büyük enerji rezervlerine sahip ülkelerinden biri olan İran’ın hem petrol hem doğalgazda üst sıralarda yer alması, krizi küresel ölçekte daha yıkıcı hale getiriyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması yalnızca bir askeri hamle değil, küresel ekonomiye doğrudan müdahale anlamına geliyor. Bu kartın bu kadar güçlü sonuçlar doğuracağı öngörülüyordu ama etkisinin bu denli büyük olacağı tahmin edilmiyordu. Enerji arzının daralmasıyla birlikte resesyon ve stagflasyon (durgunluk + yüksek enflasyon) riskleri hızla güç kazanıyor” ifadelerini kullandı.
Toplantılarında bu risklere dikkat çektiğini belirten Kaya, “Özellikle enerjiye bağımlı ülkelerde ciddi bir daralma yaşanabilir. Birçok ülke enerjide dışa bağımlı. Yenilenebilir enerji yatırımları ise hâlâ çok maliyetli. Bu da krizi daha derin hale getiriyor” dedi.
ÇİN AYAKTA, DÜNYA ZORLANIYOR
İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Elif Kaya, “Krizin ortasında dikkat çeken tek istisna ise Çin. Yüksek üretim kapasitesi ve alternatif enerji yatırımları sayesinde Çin’in büyüme verileri beklentilerin üzerinde geliyor” dedi.
KÜRESEL EKONOMİDE ALARM: RESESYON VE STAGFLASYON KAPIDA
Yükselen petrol ve gaz fiyatlarının dünya ekonomisinin en kırılgan noktalarını tetiklediğini dile getiren Kaya, “Üretim maliyetleri artıyor. Enflasyon hızlanıyor. Büyüme yavaşlıyor. İşsizlik riski yükseliyor. Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası da son toplantılarında bu risklere dikkat çekiyor” dedi.
“Krizin ortasında dikkat çeken tek istisna ise Çin. Yüksek üretim kapasitesi ve alternatif enerji yatırımları sayesinde Çin’in büyüme verileri beklentilerin üzerinde geliyor” diyen Kaya, “Küresel üretimin yaklaşık yüzde 30’unu elinde bulunduran Çin, bu süreçte dengeleyici bir aktör olarak öne çıkıyor. Kriz bugün bitse bile toparlanma en az 4-5 yıl sürecek. Enerji hatlarının yeniden şekillenmesi, bölgesel güç dengelerinin değişmesi ve ekonomik sistemin yeniden kurulması zaman alacak. Enflasyonist baskı çok yüksek. Bu nedenle faiz indirimi kısa vadede zor görünüyor. Hatta savaş uzarsa sınırlı faiz artışları bile gündeme gelebilir” ifadelerini kullandı.
DÜNYA YENİ BİR EKONOMİK DÜZENE GİRİYOR
Elif Kaya açıklamasının sonunda, “Hürmüz Boğazı’nda atılan tek bir adım, küresel ekonominin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Enerji hatlarının silaha dönüştüğü bu yeni dönemde artık sadece savaşlar değil, enerji akışları da dünya düzenini belirliyor. Ve görünen o ki bu kriz, geçici bir dalgalanma değil; yeni bir ekonomik çağın başlangıcı” öngörüsünde bulundu.




