Savcılık, yeni bilgi ve belgeler sonrasında başlangıçtaki kuvvetli suç şüphesinin azaldığı değerlendirmesinde bulundu.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tahliyesinin ardından dosyadaki karar sürecine ilişkin dikkat çeken bir ayrıntı gündeme geldi.

Kütahyalı, Adana merkezli 21 ilde düzenlenen ve yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama iddialarının soruşturulduğu operasyon kapsamında Mayıs ayında tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında Kütahyalı'nın da aralarında bulunduğu 135 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmişti.

Kütahyalı yaklaşık üç ay cezaevinde kaldıktan sonra 18 Ağustos'ta tahliye edildi. İlk haberlerde tahliyenin, avukatının tutukluluğa yaptığı itiraz ve dosyaya sunulan bilirkişi raporu sonrasında gerçekleştiği aktarıldı.

Ancak gazeteci Barış Pehlivan'ın ulaştığını açıkladığı karar belgesi, tahliye sürecine ilişkin farklı bir ayrıntıyı ortaya koydu.

TAHLİYE KARARI SAVCILIKTAN GELDİ

Pehlivan'ın aktardığı belgeye göre Kütahyalı hakkında verilen karar, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından re'sen tahliye şeklinde düzenlendi. Yani soruşturma aşamasında görev yapan savcılık, tutukluluğun devamının artık gerekli olmadığı kanaatine vararak tahliye işlemini kendisi gerçekleştirdi.

Buradaki "re'sen" ifadesi hukuken önemli.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 103. maddesinin ikinci fıkrasına göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, adli kontrol veya tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanaatine ulaşırsa şüpheliyi re'sen serbest bırakabiliyor. Dolayısıyla savcılığın bu yönde karar vermesi tek başına mevzuata aykırı bir işlem anlamına gelmiyor.

Ancak Kütahyalı dosyasındaki tartışma, bu yetkinin kullanılmasından çok savcılığın hangi yeni değerlendirmeler sonucunda tutuklamanın artık gerekli olmadığı kanaatine ulaştığı noktasında yoğunlaşıyor.

SAVCILIK HANGİ GEREKÇEYLE TAHLİYE ETTİ?

Kararda, Kütahyalı'nın müdafii aracılığıyla savcılığa sunduğu dilekçeler ve ekindeki belgelerin incelendiği belirtiliyor.

Bu belgeler arasında Kütahyalı'nın hesaplarına soruşturma kapsamında şüpheli kabul edilen hesaplardan yapılan para transferleri ile Kütahyalı'nın gerçekleştirdiğini belirttiği POS işlemleri arasında tarih ve tutar bakımından paralellik bulunduğuna ilişkin tespitlerin yer aldığı aktarılıyor.

Savcılık değerlendirmesinde ayrıca Kütahyalı'nın POS işlemlerini gerçekleştirdiğini savunduğu kişilerin kimlik ve iletişim bilgileriyle birlikte işlemlere ilişkin açıklamalar sunduğu ve bu nedenle savunmasının araştırılabilir ve denetlenebilir hale geldiği ifade ediliyor.

AK Parti’den teşkilatlara ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin bilgilendirme: "Bu bir af düzenlemesi değil"
AK Parti’den teşkilatlara ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin bilgilendirme: "Bu bir af düzenlemesi değil"
İçeriği Görüntüle

Kararın en dikkat çekici bölümü ise tutuklama için gerekli olan kuvvetli suç şüphesine ilişkin değerlendirme oldu.

Savcılık, soruşturmanın geldiği aşama, Kütahyalı tarafından sunulan yeni bilgi ve belgeler ile mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde başlangıçtaki kuvvetli suç şüphesinin mevcut aşamada azaldığı ve delillerin büyük ölçüde toplandığı kanaatine ulaştı. Bu nedenle tutukluluğun devamının ölçülü olmayacağı değerlendirmesi yapıldı.

PEHLİVAN'IN DİKKAT ÇEKTİĞİ SORU

Gazeteci Barış Pehlivan ise kararın bu bölümünden hareketle soruşturmanın başlangıcındaki tutuklama kararına ilişkin kritik sorular yöneltti.

Pehlivan'ın değerlendirmesindeki temel soru şu: Eğer Kütahyalı'nın savunmasını destekleyen belgeler soruşturmanın ilerleyen aşamasında kuvvetli suç şüphesini azaltacak nitelikteyse, tutuklama aşamasında hangi somut deliller bu şüphenin yeterince güçlü olduğu kanaatine yol açtı?

Pehlivan ayrıca soruşturma kapsamında daha önce gündeme gelen MASAK raporları, iletişim tespitleri ve banka hareketlerinin tutuklama bakımından nasıl değerlendirildiğinin sorgulanması gerektiğini savundu.

Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Kütahyalı'nın tahliye edilmesi, hakkındaki soruşturmanın sona erdiği veya suçlamalardan kesin olarak aklandığı anlamına gelmiyor. Kütahyalı'nın yargısal süreci tutuksuz olarak devam ediyor.

TARTIŞMANIN ODAĞINDA "RE'SEN TAHLİYE" VAR

Dosyadaki asıl dikkat çekici nokta, savcılığın soruşturma devam ederken tutuklamanın artık ölçülü olmadığı sonucuna ulaşması.

Nitekim Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı eğitim materyalinde de CMK 103/2 kapsamında Cumhuriyet savcısının soruşturma aşamasında tutuklama veya adli kontrolün gereksiz hale geldiği kanaatine ulaşması durumunda şüpheliyi re'sen serbest bırakabileceği belirtiliyor.

Dolayısıyla Kütahyalı'nın tahliyesindeki tartışma, savcının böyle bir yetkisinin bulunup bulunmadığından ziyade, aynı dosyada tutuklama aşamasında mevcut olduğu değerlendirilen kuvvetli suç şüphesinin, yeni bilgi ve belgeler sonrasında neden ve ne ölçüde azaldığı sorusunda düğümleniyor.

Barış Pehlivan da tam olarak bu noktaya dikkat çekerek, Kütahyalı'nın tahliye kararının dosyadaki önceki deliller ve tutuklama gerekçesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Kütahyalı hakkındaki soruşturma sürerken, tahliye kararıyla birlikte dosyanın bundan sonraki aşamasında savcılığın yeni delilleri nasıl değerlendireceği ve diğer şüpheliler açısından benzer bir yaklaşımın uygulanıp uygulanmayacağı da merak konusu oldu.