Tarkan’ın Marmaris’te vereceği özel konser, daha sahne kurulmadan fiyatıyla gündeme oturdu. Elbette Tarkan Türkiye’nin en önemli sanatçılarından biri. Büyük bir sanatçının özel bir organizasyonda yüksek ücret alması veya yüksek gelir grubuna yönelik bir etkinlik düzenlenmesi başlı başına şaşırtıcı değil. Ancak ortaya çıkan 500 bin TL’lik paket fiyatı, artık eğlence sektöründeki fiyatların toplumun büyük bölümünden ne kadar koptuğu sorusunu da beraberinde getiriyor.
29 Ağustos’ta lüks bir otelde düzenleneceği belirtilen konser yalnızca 400 kişiye açık olacak. Üstelik konsere gitmek isteyenlerin sadece bilet satın alması mümkün değil. Aktarılan bilgilere göre en az iki gece otelde konaklamak gerekiyor.
Tarkan’ın konserine ev sahipliği yapacak D Maris Bay, iş dünyasının tanınmış isimlerinden Ferit Şahenk’in yönetimindeki Doğuş Grubu bünyesinde yer alıyor.
Oda-kahvaltı konaklama ve konser katılımını kapsadığı belirtilen paketin bedeli ise 500 bin TL.
Bir başka ifadeyle, ortalama bir vatandaş açısından düşünüldüğünde bu organizasyonun bedeli neredeyse “bir konser bileti” olmaktan çıkıp başlı başına bir servet haline geliyor.
Bir konser mi, lüks tüketim gösterisi mi?
Burada asıl tartışılması gereken Tarkan’ın sahne ücretinden ziyade, konserlerin giderek toplumun geniş kesimlerinin ulaşabileceği kültürel etkinlikler olmaktan çıkması.
Türkiye’de milyonlarca insan temel ihtiyaçlarının, kira ve faturalarının hesabını yaparken 500 bin TL’lik bir konser paketinin ortaya çıkması doğal olarak ciddi bir gelir uçurumunu görünür hale getiriyor.
Elbette yüksek gelir grubundaki insanların pahalı tatillere, özel davetlere veya lüks organizasyonlara para harcaması yeni bir durum değil. Fakat bir sanat etkinliğinin fiyatının bu seviyelere taşınması, “Sanat ve eğlence kimin için?” sorusunu daha yüksek sesle sorduruyor.
Üstelik 500 bin TL, Türkiye’de çok sayıda kişinin yıllık gelirinin önemli bir bölümüne denk gelebilecek bir rakam. Bu nedenle söz konusu fiyat, sıradan bir konser organizasyonundan ziyade lüks tüketimin sembollerinden biri olarak değerlendiriliyor.
400 kişilik ayrıcalıklı dünya
Organizasyonun yalnızca 400 kişiyle sınırlandırılması da dikkat çekici.
Büyük stadyum ve festival konserlerinde on binlerce kişiye ulaşan sanatçıların aksine burada oldukça küçük ve seçkin bir kitle hedefleniyor. Bu durum organizasyonun ticari mantığını açıkça ortaya koyuyor: Daha az kişi, daha yüksek fiyat, daha özel deneyim.
Piyasa açısından bakıldığında bunun anlaşılabilir bir model olduğu söylenebilir. Ancak toplumsal açıdan bakıldığında ortaya oldukça çarpıcı bir tablo çıkıyor.
Bir tarafta konserine ulaşabilmek için aylar öncesinden uygun fiyatlı bilet arayan gençler, diğer tarafta iki gecelik konaklama ve konser için 500 bin TL ödeyebilecek dar bir kesim...
Tarkan’ın değeri ayrı, fiyatın tartışılması ayrı
Burada özellikle altı çizilmesi gereken bir nokta var: Eleştiri Tarkan’ın sanatçılığına veya konser vermesine yönelik değil.
Tarkan, Türkiye’nin en tanınmış sanatçılarından biri ve özel bir organizasyonda sahne alması son derece doğal. Tartışma konusu olan, bu konserin hangi ekonomik modelle ve hangi fiyat seviyesinde sunulduğu.
Çünkü sanatçının marka değeri arttıkça konser fiyatının yükselmesi piyasanın doğal sonucu olabilir. Ancak 500 bin TL gibi bir rakam kamuoyunun karşısına çıktığında, bunun yalnızca “lüks bir etkinlik” olarak görülüp geçilmesi de mümkün değil.
Bu rakam aynı zamanda Türkiye’deki gelir dağılımını, tüketim alışkanlıklarını ve lüks sektöründeki fiyat şişkinliğini tartışmaya açıyor.
Sonuçta 29 Ağustos’ta Marmaris’te 400 kişi Tarkan’ı oldukça özel bir ortamda dinleyecek. Fakat Türkiye’nin geri kalan büyük bölümü için bu konserin gündemde kalacak tarafı Tarkan’ın hangi şarkıları söyleyeceği değil, iki gecelik konaklama ve konser için açıklanan 500 bin TL’lik fiyat olacak.
Ve belki de asıl soru şu:
Bir konseri izlemek ne zaman bir eğlence olmaktan çıkıp servet göstergesine dönüşmeye başladı?



