Fenerbahçe ile eski yöneticisi Acun Ilıcalı arasında 217 numaralı loca nedeniyle yaşanan anlaşmazlıkta tansiyon yükseliyor. Mahkemenin loca hakkında verdiği tedbir kararının ardından Fenerbahçe yönetimi hukuki sürece ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparken, Acun Ilıcalı'dan da kulübün iddialarına yanıt geldi.

Sarı-lacivertli kulüp, Ilıcalı'nın 217 numaralı locanın kullanım hakkı için yaptığı ilk tedbir başvurusunun İstanbul Anadolu 9. Tüketici Mahkemesi tarafından reddedildiğini, istinaf sürecinde ise kulübün yasal cevap süresi beklenmeden farklı bir karar verildiğini savundu.

Fenerbahçe'den HSK ve AYM hamlesi

Fenerbahçe, tedbir kararının hukuka ve yargısal teamüllere aykırı olduğunu öne sürerek, kararda sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü kişiler hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu'na şikâyette bulunacağını duyurdu.

Kulüp ayrıca söz konusu tedbir kararının kaldırılması amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapıldığını açıkladı.

Fenerbahçe'nin açıklamasında dikkat çeken bir diğer nokta ise 22 Ağustos'ta tedbir kararının uygulanması için stada gelen icra memurlarıyla ilgili oldu. Kulüp, Ilıcalı'nın avukatlarından locanın kullanım hakkını gösteren bir sözleşme istendiğini ancak herhangi bir sözleşmenin sunulamadığını ve bu durumun tutanağa geçirildiğini iddia etti.

217 numaralı loca neden tartışma konusu oldu?

Loca krizi, Fenerbahçe'deki yönetim değişikliğinin ardından daha görünür hale geldi. Acun Ilıcalı, locanın kullanımına ilişkin sözleşmesinin haksız şekilde sona erdirildiğini ve locanın ücretini daha önce peşin olarak ödediğini savunarak konuyu yargıya taşımıştı.

Fenerbahçe ise Ilıcalı ile Fenerbahçe Futbol AŞ arasında 217 numaralı locanın kullanımına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını öne sürüyor. Tarafların aynı hukuki ilişkiye dair farklı iddialarda bulunması, tartışmanın mahkeme süreciyle birlikte devam etmesine neden oluyor.

Galatasaray Passolig'i tartışması

Fenerbahçe'nin açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de 22 Ağustos'taki maç için sunulduğu belirtilen 10 kişilik liste oldu.

Kulüp, listedeki iki kişinin Passolig sahibi olmadığını, iki kişinin ise Galatasaray taraftarı olarak kayıtlı Passolig kartına sahip olduğunu ileri sürdü. Fenerbahçe, kendi taraftarlarına ayrılan bir alana farklı takım aidiyeti bulunan kişilerin dahil edilmek istenmesinin tribün güvenliği açısından kabul edilemez olduğunu savundu.

Sigara satışında kimlik tartışması! Bakan Memişoğlu'ndan yeni açıklama
Sigara satışında kimlik tartışması! Bakan Memişoğlu'ndan yeni açıklama
İçeriği Görüntüle

Acun Ilıcalı'dan sert yanıt: "Algı operasyonu"

Fenerbahçe'nin açıklamasının ardından Acun Ilıcalı da sessizliğini bozdu. Ilıcalı, kulübün Galatasaray Passolig'i iddiasına ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu kartların mahkeme kararının uygulanması için stada gelen avukat ve görevli polis memurlarına ait olduğunu savundu.

Kulübün açıklamasına tepki gösteren Ilıcalı, kendisini hedef alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtirken, konuya ilişkin daha kapsamlı bir açıklama yapacağını da duyurdu.

Hukuki mücadele sürüyor

217 numaralı loca üzerinden başlayan tartışma artık yalnızca kullanım hakkı meselesi olmaktan çıktı. Fenerbahçe'nin tedbir kararına yönelik HSK ve Anayasa Mahkemesi hamlesi ile Acun Ilıcalı'nın kulübün iddialarına verdiği yanıt, krizin hem hukuki hem de kamuoyu boyutunda devam edeceğini gösteriyor.

İş insanı Acun Ilıcalı, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi içerisindeki 217 numaralı loca ile ilgili açıklama yayımladı.
Acun Ilıcalı, loca konusuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Fenerbahçe’mizin 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi’ne kalma mücadelesi vereceği böylesine kritik ve tarihi bir karşılaşmaya yalnızca 2 gün kalmışken, şahsıma yapılan tüm haksızlık ve hukuksuzluklara rağmen asla bir açıklama yapma niyetinde değildim. Ancak kulübümüzün resmi mecralarından 23 Ağustos günü Fenerbahçe Futbol A.Ş. imzasıyla paylaşılan; kamuoyunu ağır biçimde yanıltan, şahsımı hedef alan ve gerçek dışı iddialar içeren açıklama karşısında bu bilgilendirmeyi yapmak zorunlu hale gelmiştir.
Sözleşmeli olarak Acun Medya’ya tahsis edilmiş ve bedeli kuruşu kuruşuna ödenmiş olan 217 no’lu locanın kullanımı, mevcut kulüp yönetiminin kararıyla sezon öncesinde hukuksuz bir biçimde engellenmiş; bunun üzerine haklarımızın korunması adına yargı yoluna başvurulmuştur. Bağımsız Türk yargısı bu haksızlığa dur diyerek lehimize ihtiyati tedbir kararı vermiştir. Ancak bu karara rağmen, sezonun ilk iç saha maçı olan Fenerbahçe - Konyaspor müsabakasında loca kullanımımız fiilen engellenmiş; söz konusu locanın "tadilat/çalışma var" bahanesiyle tahrip edilerek kullanılamaz hale getirildiği tutanak altına alınmıştır. Kulüp tarafından yapılan resmi duyuru ise suç unsuru dahi barındıran bu hukuksuzluğu örtbas etme çabasından ibaret olup, gerçek dışı iddialarla doludur.
Açıklamada, ihtiyati tedbir kararını veren yargı mensuplarının hukuka aykırı davrandığı öne sürülmüş; bu kişiler hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) şikayet başvurusunda bulunulacağı belirtilmiştir. Bilinmelidir ki yargıya intikal eden konuların hukuka uygunluğu Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız ve tarafsız mahkemelerinin takdirindedir; hâkim ve savcılar kararlarını anayasa ve kanunlar çerçevesinde verirler. Bu açıklamayı kaleme alan kulüp hukukçularının sergilediği yaklaşım, kulübümüzün kurumsal ciddiyeti ve itibarı adına son derece düşündürücü ve endişe vericidir.
Ortada bağlayıcı bir mahkeme kararı vardır ve bu kararın uygulanması hukuki bir mecburiyettir. Yargı sürecindeki savunma argümanları, kesinleşmiş bir tedbir kararının yerine getirilmemesine gerekçe gösterilemez. Kaldı ki hiçbir icra memurunun mahkeme kararını infaz ederken taraflardan sözleşme talep etme yetkisi veya usulü yoktur.
Kulüp açıklamasında iddia edildiğinin aksine, ortada sözleşmesiz bir durum da bulunmamaktadır. Pek çok locada olduğu gibi sözleşme şahsım adına değil, şirketim olan Acun Medya adına akdedilmiştir. Nitekim bahsi geçen sözleşme, kulübümüzün avukatları tarafından mahkemeye bizzat sunulan evraklar arasında yer almaktadır.
Maç günü locanın teslimi için bildirilen listedeki iki kişinin Galatasaray Passolig kartına sahip olduğu öne sürülerek "tribün güvenliğini tehdit etme ve kaos oluşturma" iddiası ortaya atılması ise son derece yakışıksız, talihsiz ve taraftarlarımızı şahsıma karşı kışkırtmaya yönelik açık bir algı operasyonudur. Bahsi geçen görevliler şahsi davetlim, dostum ya da akrabam değildir; mahkeme kararını uygulamak üzere stada intikal eden resmi icra memuru ve görevli emniyet mensuplarıdır. Görevini icra eden devlet memurlarının Passolig kayıtları üzerinden şahsımı hedef alan ucuz bir fanatizm algısı oluşturma yeltenmek, kulüp içi siyasette ötekileştirme ve düşmanlaştırma çabasının en son örneğidir.
Sayın Başkan; şahsıma karşı beslediğiniz kişisel husumetin, seçim sürecinde vadettiğiniz 'birlik ve beraberlik' söylemlerinin tamamen önüne geçtiğini üzülerek görüyorum. Fenerbahçe’mizin; camia olarak iç çekişmeleri bir kenara bıraktığı, kenetlendiği ve tüm enerjisini kulübümüzün uğradığı haksızlıklara karşı mücadeleye yönelttiği bir iklime her zamankinden çok ihtiyacı vardır.
Buna rağmen, halen bir muhalefet refleksiyle hareket edip iç siyasete odaklanmayı, camiayı ayrıştırmayı ve olası bir seçim öncesi şahsi alan açma çabalarını esefle takip ediyoruz. Bu yapay tartışmalar ve hesaplaşmalar büyük Fenerbahçe camiasında derin bir bıkkınlığa neden olmaktadır.
Enerjinizi kişisel intikam planlarına, iftiralara ve algı operasyonlarına değil; yalnızca Fenerbahçe’nin menfaatlerine harcamanız, camiamızın hak ettiği gerçek birlik ve beraberliği sağlayacak yegane yoldur."