Rum bir baba ve Ermeni bir annenin evladı olan Fedon, isminin yarattığı önyargılara karşı en büyük cevabı, ailesinin bu topraklar için verdiği bedelle veriyor: Çanakkale Şehidi Kleanti Kalyoncu.
"Babam Babasını, Ben Dedemi Göremedim"
Fedon, ailesinin yaşadığı büyük trajediyi ve gururu şu sözlerle özetliyor:
"Bu ayakta gördüğünüz adam, eşi hamileyken Çanakkale'ye askere gitti ve bir daha geri gelemedi. Vatanı için şehit oldu. Ne o oğlunu görebildi, ne babam babasını ne de ben dedemi..."
Dedesi Kleanti Kalyoncu’nun Çanakkale’de canını bırakması, Fedon için sadece bir aile tarihi değil, bu ülkeye olan sarsılmaz bağlılığının da temeli. 80 yaşında olan ve bayrağını her daim gururla taşıyan sanatçı, bu bağlılığın nesiller boyu sürdüğünü; babasının 5 yıl, kendisinin ise 2 yıl askerlik yaparak bu vatana borçlarını ödediklerini vurguluyor.
Üç Kutsal Değer: Allah, Ana ve Atatürk
Rum ilkokulunda eğitim almasına rağmen, kendisine öğretilen temel değerlerin değişmediğini belirten Fedon, kimlik tartışmalarına son noktayı koyuyor: Aidiyet: "Biz de bu ülkenin gerçek Türkleriyiz. Çoğu Müslüman'dan daha Türk'üm, çoğu Türk'ten daha çok vatanımı seviyorum." Eğitim: "Bize öğretilen 'A' harfiyle başlayan üç önemli değer vardır: Allah, Ana ve Atatürk." Miras: "Dedemin ismi Çanakkale'de yazılıdır. Ben bir şehit torunuyum."
"80 Yaşından Sonra Kimse Beni Değiştiremez"
İsminden dolayı kendisine yönelik olumsuz yaklaşımlara her zaman "haddini bildirdiğini" ifade eden sanatçı, "Ne mutlu Türk'üm diyene" diyebilecek kadar ülkesine bağlı olduğunu hatırlatıyor. Fedon, dedesi Kleanti Kalyoncu ve tüm Çanakkale şehitleri için dualarını esirgemeyerek sözlerini şöyle noktalıyor: "Mekanları cennet olsun, vatan sağ olsun."




