Kelime anlamı olarak Arapça kökenli olan ve “ateş”, “kor”, “köz” gibi anlamlara gelen cemre, geleneksel inanışa göre birer hafta arayla önce havaya, ardından suya ve son olarak toprağa düşüyor. Bu yıl takvime göre ikinci cemre 26-27 Şubat tarihlerinde suya, üçüncü ve son cemre ise 5-6 Mart’ta toprağa düşecek.

Sazlıdere Barajı Alarm Veriyor: İstanbul Kuraklık Tehlikesiyle Karşı Karşıya
Sazlıdere Barajı Alarm Veriyor: İstanbul Kuraklık Tehlikesiyle Karşı Karşıya
İçeriği Görüntüle

Doğada Kademeli Isınma İnancı

Anadolu’da yaygın olan inanışa göre cemrelerin düşmesiyle birlikte önce hava ısınmaya başlıyor. Ardından su kaynaklarında sıcaklık artışı gözleniyor ve son olarak toprak ısınıyor. Özellikle çiftçiler için cemre tarihleri, ekim-dikim planlamasında önemli bir referans olarak kabul ediliyor. Toprağın ısınması, tarımsal faaliyetlerin başlaması açısından sembolik bir dönüm noktası sayılıyor.

Meteorolojik olarak cemrelerin “düşmesi” bilimsel bir olay olarak tanımlanmasa da, Şubat sonu ve Mart başında mevsimsel geçiş nedeniyle sıcaklıklarda kademeli artış yaşanması, bu kültürel inanışla örtüşüyor.

Çok Kültürlü Bir Bahar Geleneği

Cemre inanışı yalnızca Anadolu’ya özgü değil. Orta Asya’dan Arap coğrafyasına, Çin’den Yunanistan’a kadar pek çok kültürde yılın benzer dönemleri, doğanın uyanışı ve ısınmanın başlangıcı olarak kabul ediliyor. Farklı adlarla anılsa da, havanın, suyun ve toprağın ısınmasını simgeleyen bu dönemler, baharın gelişini temsil eden ortak bir kültürel miras niteliği taşıyor.

Uzmanlar, cemre döneminin psikolojik olarak da insanları bahara hazırladığını belirtiyor. Günlerin uzaması, güneşli saatlerin artması ve doğadaki canlanma, toplumda yenilenme ve umut duygusunu güçlendiriyor.

İlk cemrenin havaya düşmesiyle birlikte gözler şimdi suya ve toprağa düşecek cemrelere çevrildi. Baharın resmi başlangıcına haftalar kala, doğada değişimin izleri şimdiden hissedilmeye başlandı.