Dolar bazında yüzde 9 büyüme hedefleyen grup, konsolide olarak bu yıl 3,7 milyar dolar ciroya ulaşmayı ve ihracatta 760 milyon doları aşmayı hedefliyor. Yatırımlarına aralıksız devam ettiklerini ve bu yıl 324 milyon dolarlık yatırım yapmayı planladıklarını belirten Akkök Holding CEO'su İhsan Gökşin Durusoy "Yatırımlarımızın devreye alınmasıyla 2026'da daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yapısına kavuşuyoruz" dedi.
Türkiye sanayisinin önde gelen gruplarından Akkök Holding, yatırımlarına devam ederken büyümesini sürdürüyor. Yüksek katma değerli üretime odaklanan Akkök Holding, geçen yıl tamamladığı toplam 481 milyon dolarlık stratejik sektörlerde yaptığı ‘yerlileşme’ yatırımlarının meyvelerini bu yıl almayı planlıyor. Holding, özellikle kritik malzeme üretimine dönük yatırımların devreye girmesiyle bu yıl ihracatta 760 milyon dolar barajını aşacak.

Akkök Holding'in 2026 performansını ve önümüzdeki dönem öngörülerini gazetecilerle paylaşan Akkök Holding CEO’su İhsan Gökşin Durusoy, 2025'te tamamlanan yatırımlarla holdingin daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme dönemine girdiğini söyledi. Durusoy "Özellikle kimya ve ileri malzemelerde kapasite kullanımının artırılması ve katma değerli ürünlerin payının yükseltilmesi en önemli önceliklerimiz arasında. Yıl sonuna kadar bu dönüşümün finansal göstergelerimize yansımasını bekliyoruz" dedi.

Jeopolitik risklerin etkileri sürüyor
CEO İhsan Gökşin Durusoy, 2025 yılında küresel ölçekte jeopolitik risklerin ve korumacı ticaret politikalarının tedarik zincirleri üzerindeki etkisinin sürdüğü, finansmana erişimin sınırlı kaldığı bir yıl yaşandığını belirtti. "Türkiye'de uygulanan sıkı para politikası ile birlikte dezenflasyon süreci öne çıktı. Bu ortamda stratejik olarak benimsediğimiz çok sektörlü ve dengeli portföy yaklaşımı sayesinde riskleri dağıttık ve operasyonel sürekliliğimizi koruduk" diyen Durusoy, programlarının ‘kimya ve ileri malzemelerde kârlı büyüme’ ile ‘değer odaklı yapı’ öncelikleriyle şekillendiğini ifade etti.
2025 yılının hacim bazlı büyümeden ziyade ürün gamının katma değerli ürünlere evrilmesiyle dengelendiğini vurgulayan Durusoy, "Teknik elyafın toplam içindeki payı arttı. Karbon elyaf ve kompozit yatırımlarıyla ileri malzemelerde yüksek marjlı segmentlere geçişimiz hız kazandı. Bu dönüşüm, kârlılığa odaklı büyüme yaklaşımımızın temel unsurlarından biri oldu" dedi.

Dolar bazında yüzde 9 büyüme hedefi
24 operasyonel şirket, 22 üretim tesisi ve 6.500'ü aşan istihdam kapasitesiyle ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ettiklerini vurgulayan Durusoy, 2026 hedeflerini de şöyle anlattı: “Yatırımlarımızın sağladığı katkıyla bu yıl büyümemizi sürdüreceğiz. Geçen yıl 3.4 milyar dolar olan kombine ciromuzu bu yıl 3.7 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu dolar bazında yüzde 9 seviyesinde önemli bir büyümeyi getirecek. 2025'te 680 milyon dolar olarak gerçekleşen ihracatta ise Avrupa'daki talep zayıflığına rağmen pazar çeşitlendirmesi ve katma değerli ürünlere yönelişimiz sayesinde marj katkısını artırdık. Bu yıl da ihracattaki artışımızın devam etmesini ve 763 milyon dolara ulaşmayı planlıyoruz. İhracatta odak alanlarımız yeni coğrafyalar, alternatif müşteri kanalları ve katma değerli ürünler. Yıl sonunu bu hedefin üzerinde kapatmak için müşteri bazında derinleşmeye ve marj kalitesine odaklanıyoruz" dedi.
İki yılda 800 milyon doların üstünde yatırım
2025 yılında toplam 481 milyon ABD doları yatırım gerçekleştirildiğini hatırlatan Durusoy, bu yıl da yatırımların devam ettiğini ve yıl sonuna kadar toplam 324 milyon dolarlık yatırım yapmayı planladıklarını kaydetti. İki yılda toplam 800 milyon doların üzerine çıkan yatırım yaklaşımının üç ana eksende ilerlediğini açıklayan Durusoy, "Mevcut kapasitenin etkin kullanımı, seçici kapasite artışı ve yeni yetkinlik kazanımı odaklı bir program yürütüyoruz. Bu yaklaşım, sermaye disiplinini korurken uzun vadeli büyüme alanlarımızın geliştirilmesini sağlıyor" ifadelerini kullandı. Durusoy, yurtdışında yatırım fırsatlarını da değerlendirdiklerini belirterek, “Tunus’ta özellikle havacılık sektöründe dünyanın önde gelen şirketlerinin de olduğu yatırımlar bulunuyor. Bu yoğunlaşma Aksa İleri Kompozit şirketimize avantaj oluşturabilir. Yatırım için fizibilite ve yer araştırma çalışmalarımız sürüyor” dedi.
Stratejik ürünlerde yerli üretim kapasitesini artırıyor
Kimya ve ileri malzemelerde odağını stratejik ürün grupları, katma değerli üretim ve yüksek teknoloji alanlarında derinleşme olarak belirleyen Akkök Holding, Türkiye’de üretimi olmayan veya sınırlı olan stratejik ürünlerde yerli üretim kapasitesini geliştirmeye öncelik ve önem veriyor.
Yatırımlarını ithalat ikamesi, ihracat gücünün desteklenmesi, verimlilik ve dikey entegrasyon hedefleriyle şekillendirdiklerini belirten Durusoy, şunları söyledi: “Mithra (UHMWPE) yatırımı 350 ton kapasiteyle üretime başladı ve ilerleyen dönemde 500 tona çıkarılacak ve savunma ile ileri malzemelerde yeni bir büyüme alanı oluşturuyor. Aksafil yatırımıyla 4.000 ton kapasiteyle akrilik elyaf değer zincirinde bir adım ileriye geçildi. Aralık 2025’te kapasite 7.000 ton seviyesine çıkarıldı. Akkim Kimya tarafından hayata geçirilen epoksi reçine yatırımıyla, stratejik bir üründe yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve yıllık 150–200 milyon dolar düzeyinde ithalat ikamesine katkı sağlanması hedefleniyor. Aksa Carbon ve Aksa İleri Kompozit üzerinden karbon elyaf ve kompozitte bütüncül bir değer zinciri oluşturularak hammadde üreticisinden entegre çözüm sağlayıcısına geçiş yapıldı.”
Gayrimenkul ve enerjide değer odaklı büyüme
Gayrimenkul sektöründe de büyümesini sürdüren Akkök Holding, bu yıl Sahrayıcedit projesine başlamayı planlıyor. Durusoy’un verdiği bilgiye göre Sahrayıcedit projesinin büyüklüğü 500 milyon dolar seviyesinde olacak. Akasya ve Akbatı AVM’lerinde ise yüzde 95’in üzerindeki doluluk oranının sürdüğünü, Akmerkez’de Nisan 2026 itibarıyla yüzde 92’nin üzerindeki doluluk oranının korunduğunu belirten Durusoy, Akiş GYO’da yurtiçindeki fırsat odaklı projelerin yanı sıra yurtdışında iş birliği fırsatlarını da değerlendirdiklerini belirtti.
Enerji tarafında da portföyün yüzde 26’sı yenilenebilir olacak şekilde yapı sürdürülürken, kaynak çeşitliliği ve verimlilik odağı korunduğunu belirten Durusoy, şunları söyledi: “Akenerji’nin 904 MW kurulu güce sahip Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nde planlanan 7,79 MW hibrit GES yatırımıyla santralin iç tüketiminin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Ortaklığımız bulunan SEDAŞ ise artan enerji talebi, iklim koşulları ve dijital dönüşümün etkileri doğrultusunda Kocaeli, Sakarya, Düzce ve Bolu illerini kapsayan faaliyet bölgesinde şebeke dayanıklılığını artıran, teknoloji odaklı ve sürdürülebilir altyapı yatırımlarına odaklanmayı sürdürüyor. SEDAŞ’ın halka arzı için SPK’ya başvuru yapıldı. Sepaş Enerji ise 2026–2030 uygulama döneminde dağıtım ve şebeke altyapı yatırımlarına devam etmekte ve toplayıcılık- perakende tarafında da pazar payı artışı ve büyüme sürüyor.”
212 NexT Fonu 30 milyon dolar büyüklük hedefine ilerliyor
Akkök Holding'in teknoloji odaklı büyüme stratejisinin önemli ayaklarından biri olan Akkök Next, malzeme teknolojilerine odaklanan ilk derin teknoloji fonu 212 NexT'in anchor yatırımcısı olarak konumlanmaya devam ediyor. Fon kapsamında bugüne kadar 5 girişime yatırım yapıldığını ve 22 milyon dolar taahhütlü fon büyüklüğüne ulaşıldığını belirten Durusoy, 30 milyon dolar fon büyüklüğü hedefiyle malzeme teknolojilerinde küresel dönüşüme öncülük etmeyi sürdürdüklerini söyledi. Durusoy, bu alandaki yatırımların yalnızca finansal değil, aynı zamanda stratejik ve bilgi birikimini artırıcı etkiler taşıdığını vurguladı.
Ar-Ge'de odak: İleri malzeme, proses, dijital üretim, savunma
Akkök Holding CEO'su İhsan Gökşin Durusoy, Ar-Ge ve inovasyonun holding için sadece bir yatırım kalemi değil, tüm şirketlerde içselleştirilen bir yönetim anlayışı olduğunu belirtti. Ar-Ge faaliyetlerinin odak alanlarını ileri malzemeler, proses teknolojileri, dijital üretim ile savunma ve yüksek performans uygulamaları olarak sıralayan Durusoy, üniversite iş birliklerinin, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği destekli projelerin yanı sıra grup içi çapraz araştırmacı değişim uygulamasının da kararlılıkla sürdürüldüğünü paylaştı.
Sürdürülebilirlik artık metrik bazlı yönetiliyor
Sürdürülebilirlik yaklaşımının daha sistematik ve ölçülebilir hale getirildiğini açıklayan Durusoy, önceliklerin yenilenebilir enerji kullanımının artırılması ve hibrit üretim modelinin yaygınlaştırılması, sürdürülebilir tedarik zinciri yapısının kurulması, karbon yönetimi ve regülasyon uyumu (CBAM/ETS) ile sürdürülebilirlik performansının metrik bazlı izlenmesi olduğunu belirtti.
2025'te sürdürülebilirlik yaklaşımının operasyonel uygulamaların ötesine taşınarak yatırım ve yönetim süreçlerinin temel bir bileşeni haline getirildiğini hatırlatan Durusoy, "Epoksi tesisi kapsamında benimsediğimiz sıfır atıksu yaklaşımı, bu dönüşümün en somut örneği. Bu yaklaşımı diğer tesislerimize ve grup şirketlerimize yaygınlaştırıyoruz. Sürdürülebilirliği, finansal performansı destekleyen stratejik bir unsur haline getiriyoruz" dedi.





