Ortadoğu’da giderek şiddetlenen ve tüm dünyayı tedirgin eden ABD-İran gerilimi, bölgesel sınırları aşarak küresel bir krize dönüşüyor. İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Öğretim Görevlisi Yeliz Albayrak, savaşın görünmeyen yüzünü, diplomatik süreçlerin neden çöktüğünü ve Türkiye’nin bu ateş çemberindeki stratejik duruşunu son derece çarpıcı ifadelerle değerlendirdi. Mevcut çatışma ortamının arka planını ve bölgesel aktörlerin hamlelerini detaylı bir şekilde masaya yatıran Yeliz Albayrak, krizin geldiği noktayı, “İstanbul'daki tarihi fırsat masada kaldı” şeklinde değerlendirdi.

MEVCUT SORUN ÇÖZÜLEBİLİRDİ
Saldırılar başlamadan hemen önce diplomatik kanalların sonuna kadar zorlandığını ancak tarafların uzlaşmaz tutumları nedeniyle masanın devrildiğini belirten Albayrak, Türkiye'nin yapıcı rolüne bilhassa dikkat çekti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yoğun çabalarıyla İstanbul'da planlanan görüşmelerin tarihi bir fırsat olduğunun altını çizen Albayrak, "Eğer İstanbul'da bu görüşmeler gerçekleşebilseydi, masadaki birçok sorun henüz silahlar patlamadan çözülebilirdi" dedi.

DR. HAZAR VURAL: HEDEFİMİZ AKTİF DİPLOMASİ KIRMIZI ÇİZGİMİZ SINIR GÜVENLİĞİ
DR. HAZAR VURAL: HEDEFİMİZ AKTİF DİPLOMASİ KIRMIZI ÇİZGİMİZ SINIR GÜVENLİĞİ
İçeriği Görüntüle

KAFA KARIŞTIRAN TAKTİKLER
ABD Başkanı Donald Trump'ın savaş sürecindeki tutarsız mesajlarını da sert bir dille eleştiren Albayrak, bu durumun bilinçli bir strateji olduğunu vurguladı. Albayrak, "Trump bir gün çıkıp 'Savaş bitti, geri çekiliyoruz' diyor, hemen ertesi gün ise 'Saldırılara yeniden başlıyoruz' şeklinde tamamen zıt bir açıklama yapıyor. Bu, uluslararası kamuoyunun ve karşı tarafın reflekslerini ölçmeye yönelik klasik bir tansiyon taktiğidir" diye konuştu. Şu anda İran'da Hamaney'in ardından Mücteba'nın direksiyonda olduğunu ve aktif bir savaş yürütüldüğünü hatırlatan Albayrak, ABD'nin bu süreçte diplomatik güvenilirliğini ciddi şekilde kaybettiğini söyledi.

ABD ELİ BOŞ DÖNMEZ
Savaşın gidişatını Amerikan seçimleriyle ilişkilendiren Albayrak, hedeflenen rejim değişikliğinin gerçekleşmemesi halinde yaşanabileceklere dair ezber bozan bir öngörüde bulundu. Trump yönetiminin yaklaşan seçimler öncesinde seçmenine mutlaka bir "başarı hikâyesi" sunmak zorunda olduğunu vurgulayan Albayrak, “ABD, İran'da istediği o kesin zaferi elde edemezse veya rejimi deviremezse eli boş dönemez. Seçim arifesinde bu başarısızlığı örtbas etmek için savaşın ve operasyonların yönünü hızla değiştirebilirler. ABD'nin böyle bir senaryoda çok daha kolay ve kırılgan hedefler olarak gördüğü Venezuela veya Küba'ya yönelerek buralarda bir rejim değişikliğini 'büyük zafer' olarak kendi kamuoyuna pazarlaması son derece olasıdır” dedi.