Küresel ticaret koridorlarının jeopolitik kırılganlıklar nedeniyle yeniden şekillendiği, en ucuz rotadan ziyade en güvenli, en kısa ve en öngörülebilir güzergâhların tercih edildiği bir dönemde Türkiye’nin uluslararası lojistik ağlarındaki konumu, coğrafi üstünlüğünün ötesinde jeostratejik bir güven adası ve ağ jeopolitiğinin merkezi olma vasfıyla güçlenmektedir. Süveyş Kanalı’ndaki aksamalar, Kızıldeniz’deki güvenlik riskleri, Hürmüz Boğazı gerilimleri ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın kuzey güzergâhlarını daraltması alternatif koridor arayışını hızlandırmıştır.

Türkiye, Orta Koridor’un kalbinde, Kalkınma Yolu’nun inşasında ve Modern Hicaz Demiryolu gibi tamamlayıcı omurgaların kesişiminde yer alarak Türkiye’siz koridor olmaz gerçeğini hem masada hem sahada kanıtlamaktadır. Doğu-Batı ve Kuzey-Güney hatlarını Avrupa’ya taşıyan bu tamamlayıcı yapı, ülkemizi küresel ticaretin ve lojistiğin kalbine yerleştirmektedir.

Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı kapsamında önceliklendirdiğimiz yatırımlar yüksek kapasiteli, dijital, çevreci ve rekabetçi güzergâhlar oluşturmayı hedeflemektedir. Son 24 yılda ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 355 milyar dolar yatırım gerçekleştirerek bölünmüş yol ağını 6.101 km’den 30.278 km’ye, otoyol uzunluğunu 1.714 km’den 3.848 km’ye çıkardık. Demiryolunda 2002’deki 10.948 km’yi 14.272 km’ye, sıfırdan inşa ettiğimiz hızlı tren ağını en son Çerkezköy-Kapıkule hattını da dahil ederek 2.604 km’ye ulaştırdık. Havalimanı sayısını 26’dan 58’e, Türk sahipli filosu 2.262 gemi ve 54,3 milyon DWT ile dünya 11’incisi konumuna getirdik.

Bu altyapı, Türkiye’yi bölgesel lojistik merkez olma hedefine yaklaştırırken üretim merkezleri ile limanlar arası kesintisiz bağlantılar, multimodal entegrasyon ve uluslararası iş birlikleriyle desteklenmektedir. Hedefimiz, 2028’e kadar hızlı trenin ulaştığı il sayısını 27’ye çıkarmak ve 2053’te ülkeyi hızlı trenle birleştirerek 48 saatte dolaşılabilir hale getirmektir.

ORTA KORİDOR

Orta Koridor’un daha etkin kullanımı, Çin ve Orta Asya’yı Hazar üzerinden Türkiye ve Avrupa’ya bağlayan en kritik güzergâh olarak önceliğimizdir. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı’nın kapasitesi güçlendirilirken, Türkiye’de Orta Koridor’a bağlantı sağlayan mevcut, devam eden ve planlanan hatların toplam uzunluğu 2.156 km’ye ulaşmış ve yatırımların toplamı 47,1 milyar doları bulmuştur. 10 yıllık projeksiyonda üretim etkisi 114 milyar dolar, yıllık ortalama istihdam etkisi ise 144 bin kişi olarak öngörülmektedir.

Geçtiğimiz yıl temelini attığımız 224 km’lik Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu, Orta Koridor’a stratejik bir güzergâh kazandıracak ve Türk dünyasına açılan en kısa kapı olacaktır. Bu hat, Mitsubishi UFJ Financial Group liderliğindeki 2,4 milyar avroluk finansmanla ilerlemektedir. Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normale dönmesi halinde Ermenistan ile doğrudan demiryolu ve karayolu bağlantılarını kısa sürede açmaya hazırız.

Kapasite, sınır geçiş koordinasyonu ve multimodal bağlantıları güçlendirmek için Halkalı-Kapıkule hattının kalan kesimleri ile yaklaşık 8 milyar dolar maliyetli ve 127 km elektrikli çift hatlı Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi projesi gibi yatırımlarla Boğaz geçişindeki yıllık demiryolu yük kapasitesini yaklaşık 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkarmayı hedefliyoruz.

153 km uzunluğundaki Çerkezköy-Kapıkule hattı açılmış olup Halkalı’ya kadar 229 km’lik güzergâh 2028’de tamamlandığında süre 4 saatten 90 dakikaya, kapasite 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselecektir. Gürcistan sınırından batıya 660 km’lik hattın rehabilitasyonuna gelecek yıl başlayıp 1 milyar dolardan fazla maliyetle 3-4 yılda tamamlamayı planlıyoruz. 2031 sonuna kadar doğu-batı sınırlarını kesintisiz bağlayan demiryolu yük koridorunun yıllık kapasitesini 30 milyon tona ulaştırmayı hedefliyoruz.

Orta Koridor’daki Hazar geçişleri, gümrük ve koordinasyon sorunlarını gidermek için dijitalleşme ve veri paylaşımını önceliklendiriyoruz. Bürokrasi engeli aşılırsa Çin-Londra transit süresi 14 güne kadar inebilir. Katkıyı transit süreleri, yük hacmi, kapasite artışı, sınır geçiş süreleri ve multimodal entegrasyon göstergeleri üzerinden takip ediyoruz.

KALKINMA YOLU

Kalkınma Yolu Projesi, Basra Körfezi’ni Irak’taki Fav Limanı’ndan Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga olarak dış ticaretimize, lojistik altyapımıza ve uluslararası koridorlardaki konumumuza stratejik katkı sağlayacaktır. Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltacak, Ümit Burnu’na göre yaklaşık 20 gün, Güney Koridoru’na göre yaklaşık 10 gün kısalarak transit süreyi yaklaşık 25 güne düşürecektir.

Asya-Körfez-Irak-Türkiye-Avrupa hattında yeni bir ticaret koridoru oluşturacak, Irak’ın yeniden inşasını desteklerken Türkiye’nin merkezi konumunu güçlendirecektir. Lojistik ve navlun maliyetlerini azaltarak Türk ihraç ürünlerinin rekabet gücünü artıracak, üçüncü ülkelere sevkiyatlarda avantaj sağlayacaktır. 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolar katkı ve yıllık ortalama 70 bin istihdam öngörüyoruz.

Proje, demiryolu ve karayolunun ötesinde enerji, fiber optik ve boru hatlarıyla entegre, çok modlu bir kalkınma hamlesidir ve Bakü-Tiflis-Kars ile mevcut hatlarla bütünleşecektir.

Uluslararası iş birliği sürecinde 28 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız ile Irak Başbakanı huzurunda imzalanan Fişhabur-Ovaköy sınır kapısı üzerinden demiryolu ve karayolu taşımacılığına ilişkin mutabakat zaptı ile doğal kaynaklar karşılığında altyapı çerçevesi mutabakatı İki Ülke Tek Koridor anlayışını somutlaştırmıştır.

Toplam maliyet yaklaşık 25 milyar dolar olup Irak petrol gelirleriyle Türk müteahhitlerin destekleneceği finansman modeli üzerinde mutabık kaldık. Irak parlamentosu onayının ardından yasa bu yıl kabul edilirse gelecek yıl inşaat başlayıp 4-5 yılda tamamlanmasını hedefliyoruz. Türkiye’nin güneydoğusundaki eksik bağlantılar için AB ile kredi görüşmeleri olumlu ilerliyor.

Modern Hicaz Demiryolu kapsamında Kapıkule-İstanbul-Eskişehir-İslahiye güzergâhındaki bin 681 kilometrelik hatla birlikte Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan kesimlerini de içeren toplam yaklaşık 2.511 kilometrelik bağlantıyla tamamlayıcılık sağlıyoruz. Suudi Arabistan ile mutabakat zaptı imzaladık ve finansman görüşmeleri sürmektedir. Suudi kesiminin en az 5 yıl sürmesi öngörülmektedir.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Ulaştırma ve lojistik ekosisteminin dijital dönüşümünü hızlandırmak için önceliklerimiz kesintisiz veri paylaşımı, operasyonel koordinasyon, bürokrasiyi azaltma ve öngörülebilirliği artırmaktır. Kamu kurumları, lojistik işletmeleri, limanlar ve gümrük süreçleri arasında tek pencere sistemleri, dijital platformlar ve gerçek zamanlı veri entegrasyonuyla sınır geçişlerini ve multimodal geçişleri optimize ediyoruz.

Hüseyin Selimler Yazdı: Türkiye’de fon krizi:  Süreç, telafi ve güvenin yeniden inşası
Hüseyin Selimler Yazdı: Türkiye’de fon krizi: Süreç, telafi ve güvenin yeniden inşası
İçeriği Görüntüle

Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi hatlarda gümrükte beklemeyi önlemek, dijitalleşmede geride kalmamak ve veriyi düzgün paylaşmak yatırımların karşılığını almanın anahtarıdır. Akıllı lojistik merkezleri, yapay zekâ destekli planlama, e-gümrük ve liman otomasyonu uygulamalarını genişletiyoruz. Hedef, tüm koridorlarda uçtan uca dijital yönetimle transit sürelerini ve maliyetleri düşürmektir.

2031 HEDEFİ

Önümüzdeki üç ila beş yılda 2031 hedefine odaklanarak öncelikli yatırımlar arasında Orta Koridor darboğazlarının giderilmesi için yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırım, INRAIL ve Halkalı-Kapıkule tamamlanması, Gürcistan hattı rehabilitasyonu, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu ilerlemesi, Kalkınma Yolu inşaat başlangıcı ve Modern Hicaz bağlantıları yer almaktadır.

Yapısal dönüşümde demiryolunun yük taşımacılığındaki payını artırmak, multimodal entegrasyonu güçlendirmek, yeşil ve dijital lojistik standartlarını yükseltmek öne çıkmaktadır. Sonuçları demiryolu yük payı, lojistik maliyetlerdeki düşüş, sınır geçiş sürelerinde belirgin kısalma hedefi, limanların ulaşım ağlarıyla bağlantı kalitesi, Boğaz geçişinde 50 milyon tona ve koridor toplamında 30 milyon tona varan kapasite artışları, Çin-Londra arasında 14 güne kadar kısalabilen transit süreleri ve raylı sisteme modal kayma yoluyla emisyon azaltımı göstergeleriyle ölçülecek ve şeffaf biçimde takip edeceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizi küresel ticarette hak ettiği konuma yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı’nda, coğrafyamızın bize bahşettiği üstünlüğü stratejik vizyon, kararlı yatırım ve uluslararası iş birliğiyle birleştirerek ülkemizi küresel ticaretin en güvenli, en hızlı ve en öngörülebilir koridoru hâline getireceğiz. Bu, yalnızca bir lojistik hedef değil; Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık, bölgesel liderlik ve küresel etki arayışının somut ifadesidir.

Güven adası Türkiye, bu çağın en güvenilir ticaret rotası olmaya devam edecektir.