Küresel ekonomi ve uluslararası ticaret, jeopolitik gelişmeler, teknolojik dönüşüm ve değişen ticaret dinamikleri doğrultusunda önemli bir değişim sürecinden geçmektedir. Bölgesel çatışmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar, alternatif taşımacılık koridorlarının geliştirilmesini stratejik bir öncelik hâline getirirken dijitalleşme, yeşil lojistik ve intermodal taşımacılık uygulamaları da giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu süreçte lojistik altyapının güçlendirilmesi, taşıma güzergâhlarının çeşitlendirilmesi ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığının artırılması, ülkelerin uluslararası rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında yer almaktadır.
Uluslararası ticaretin kesintisiz, hızlı ve güvenli biçimde yürütülmesinde mühim bir rol üstlenen lojistik sektörü, dünya ekonomisindeki stratejik konumunu her geçen gün güçlendirmektedir. Nitekim 2025 yılında yaklaşık 9,56 trilyon dolar seviyesine ulaşan küresel hizmet ihracatının yüzde 16’sını oluşturan uluslararası lojistik hizmetleri ihracatı, 1,54 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşarak hizmet ticaretindeki önemli konumunu sürdürmüştür. Bu tablo, lojistik ve taşımacılık hizmetlerinin küresel ticaretin büyümesindeki belirleyici rolünü açıkça ortaya koymaktadır.
Jeopolitik konumu, modern ulaşım altyapısı, büyüyen ticaret hacmi ve dinamik ekonomik yapısıyla Türkiye, küresel lojistik ağının en önemli aktörlerinden biridir. Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’nun kesişiminde yer alan ülkemiz, doğu-batı ve kuzey-güney ticaret hatları arasında doğal bir köprü vazifesi görerek dünyanın önde gelen lojistik merkezlerinden biri olma yolunda kararlılıkla ilerlemektedir. Coğrafi avantajlarımız, ülkemizin bölgesel lojistik ve taşımacılık faaliyetlerinde merkez ülke konumunu güçlendirirken mal ve hizmet ihracatımıza da önemli katkılar sunmaktadır. Nitekim Türkiye’den yaklaşık dört saatlik uçuş mesafesinde, toplam 1,4 milyar nüfusa ve 8,6 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip 67 ülkeye ulaşılabilmektedir. Bu stratejik avantaj, Türkiye’nin küresel ticarette üstlendiği köprü rolünü ekonomik bir güce dönüştürme potansiyelini ortaya koymaktadır.
Türkiye’nin toplam hizmet ihracatı içerisinde lojistik ve taşımacılık sektörünün payı güçlü seyrini sürdürmektedir. 2024 yılında 117,2 milyar dolarlık toplam hizmet ihracatımız içerisinde 41,1 milyar dolarlık ihracat geliri elde eden lojistik sektörü, yüzde 35,07 paya sahip olmuştur. 2025 yılında ise toplam hizmet ihracatımız 124,9 milyar dolara yükselirken lojistik sektörümüz 42,6 milyar dolarlık ihracat geliriyle toplam hizmet ihracatımızın yüzde 34,1’ini oluşturmuştur. Bu performansla Türkiye, lojistik hizmet ihracatında dünya sıralamasında 9’uncu sırada yer almıştır.
Elde edilen bu başarı, ülkemizin lojistik alanındaki potansiyelini ve uluslararası rekabet gücünü ortaya koymaktadır. Önümüzdeki dönemde bu ivmenin daha da güçlendirilmesi amacıyla 2028 yılı sonu için toplam 200 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedefi belirlenmiş, bunun 78 milyar dolarının lojistik ve taşımacılık hizmetlerinden elde edilmesi öngörülmüştür. Hedefimiz, ülkemizin sahip olduğu stratejik avantajları daha etkin değerlendirmek, hizmet ihracatımızı sürdürülebilir biçimde artırmak ve Türkiye’yi küresel hizmet ticaretinde çok daha güçlü bir konuma taşımaktır.
Mal ihracatımızın taşıma türlerine göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 56’lık payla denizyolu taşımacılığının ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Denizyolunu yüzde 32’lik payla karayolu ve yüzde 10’luk payla havayolu taşımacılığı takip etmektedir. Demiryolu taşımacılığı ile diğer taşıma türleri ise toplam ihracatımızdan yaklaşık yüzde 1’er pay almaktadır. Bu dağılım, mal ihracatımızda denizyolu ve karayolu taşımacılığının belirleyici konumunu ortaya koyarken demiryolunun payının artırılmasının, taşıma türleri arasındaki entegrasyonun güçlendirilmesinin ve intermodal taşımacılık imkânlarının geliştirilmesinin önemini de göstermektedir.
Ülkemizin küresel ticaretteki stratejik konumunu pekiştirmek ve uluslararası rekabet gücünü daha ileriye taşımak amacıyla ulaştırma ve lojistik altyapı yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda, ülkemizden geçen uluslararası taşımacılık koridorlarında lojistik hizmetlerin bütünleştirilmesine, operasyonel kapasitenin artırılmasına ve intermodal taşımacılığa yönelik aktarma merkezlerinin geliştirilmesine öncelik veriyoruz.
Söz konusu yatırımlarla taşıma güzergâhlarının çeşitlendirilmesini, transit sürelerin ve maliyetlerin azaltılmasını, alternatif pazarlara erişimin kolaylaştırılmasını ve transit ticaret hacminin artırılmasını hedefliyoruz. Limanlarımız, demiryollarımız, lojistik merkezlerimiz ve üretim bölgelerimiz arasındaki bağlantısallığın güçlendirilmesiyle iç ticaretimizin ve bölgesel kalkınmamızın desteklenmesini de amaçlıyoruz. Bütün bu çalışmalarımızı sürdürülebilirlik, çevreye duyarlılık, kentleşme, büyük pazarlara erişim ve yeni nesil ulaşım çözümleri gibi küresel ölçekte öne çıkan eğilimleri dikkate alarak şekillendiriyoruz.
Jeopolitik risklerin arttığı ve küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği günümüzde Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru gibi projeler, Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Orta Doğu arasındaki bağlantısallığını güçlendirme potansiyeli taşımaktadır. Çin ile Avrupa arasındaki taşıma sürelerini mevcut güzergâhlara kıyasla yarı yarıya düşüren, Körfez bölgesine ve Türk coğrafyasına kesintisiz karasal erişim sağlayan bu projelerin, navlun maliyetlerini azaltarak dış ticaretimizin büyümesine katkı sağlaması beklenmektedir. Bu koridorların geliştirilmesi, ülkemizin uluslararası ticaretteki merkez ülke konumunu güçlendirirken ihracatçılarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak ve küresel ticaret ağlarındaki etkinliğimizi artıracaktır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koyduğumuz Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, ülkemizin üretim, ihracat ve uluslararası ticaretteki gücünü daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda ticaretin yüzyılı yapma hedefimiz çerçevesinde lojistik ve taşımacılık sektörümüzün kapasitesini artırmayı, hizmet ihracatımızı büyütmeyi ve ülkemizin küresel ticaret ağlarındaki stratejik konumunu daha da güçlendirmeyi öncelikli görüyoruz.
Ticaret Bakanlığımızca hayata geçirilen destek mekanizmaları, hizmet ihracatımızda kaydedilen başarının sürdürülebilir kılınmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Bu çerçevede, hizmet ihracatına yönelik desteklerin daha etkin, kapsamlı ve bütüncül bir yapıya kavuşturulması amacıyla hazırlanan 10962 sayılı “Hizmet İhracatının Tanımlanması, Sınıflandırılması ve Hizmet Sektörlerinin Desteklenmesi Hakkında Karar”, Şubat 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Karar ile daha önce farklı mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde yürütülen destek uygulamaları tek bir çatı altında birleştirilerek hizmet sektörlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda bütünleşik ve yenilikçi bir destek sistemi tesis edilmiştir. Bu düzenlemeyle ülkemizin hizmet ihracatındaki büyüme ivmesinin sürdürülebilir kılınması, 63 milyar dolarlık hizmet ticareti fazlasının daha da artırılması ve bugüne kadar hizmet sektörlerine sağlanan 32 milyar TL’yi aşan desteklerin etkisinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan, söz konusu Karar kapsamında yer alan Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları Programı ile Türk ihraç ürünlerine yönelik depolama, yükleme ve boşaltma, elleçleme, sevkiyat, kargo birleştirme ve bölme ile ilgili ülkenin iç kesimlerine dağıtım hizmetlerinin tek merkezden sunulması sağlanmaktadır. Bu program aracılığıyla yurt dışı teslimat sürelerinin 24 saatin altına indirilmesi ve ihracatçılarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması hedeflenmektedir. Böylece Türk ürünlerinin hedef pazarlara daha hızlı ve etkin biçimde ulaştırılması, ihracatçılarımızın lojistik süreçlerinin kolaylaştırılması ve ülkemizin uluslararası ticaretteki etkinliğinin artırılması amaçlanmaktadır.
Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirmek, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda karşılaştıkları engelleri azaltmak ve Türk ürünlerinin dünya pazarlarına erişimini kolaylaştırmak için lojistik ve taşımacılık sektörümüzü desteklemeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığı olarak taşımacılarımızın uluslararası pazarlarda karşılaştıkları lojistik engellerin azaltılması ve aşılması, ihracat ürünlerimizin hedef pazarlara daha hızlı, ekonomik ve güvenli biçimde ulaştırılması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, Türkiye’yi küresel ticaretin ve lojistiğin güçlü merkezlerinden biri hâline getirmek için çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı ticaretin yüzyılı yapma hedefimiz doğrultusunda; üretimimizin, ihracatımızın ve hizmet sektörlerimizin önünü açmaya, ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırmaya ve küresel ticaretteki stratejik konumunu daha da pekiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.