Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, tedarik zincirlerinin jeopolitik gelişmeler doğrultusunda değiştiği bir dönemde lojistik, ülkelerin ekonomik rekabet gücünü belirleyen stratejik alanların başında geliyor. Türkiye ise Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki konumuyla önemli bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyelin ekonomik değere dönüşmesi için güçlü altyapının yanı sıra dijitalleşme, gümrük süreçlerinin hızlandırılması, çok modlu taşımacılık ve nitelikli insan kaynağı gibi alanlarda gelişim gerekiyor.

Ekovitrin Dergisi, Kasım 2026 sayısında hazırladığı 26 sayfalık özel lojistik dosyasında sektörün bugünkü görünümünü ve geleceğe yönelik beklentilerini kapsamlı biçimde ele aldı.

Harun Reşit Tığlı: Coğrafi konum tek başına yeterli değil

Dosyanın açılışını, Ekovitrin Dergisi Lojistik Sektör Danışmanı Harun Reşit Tığlı’nın Türkiye’nin küresel lojistik konumuna ilişkin analizi oluşturuyor.

Tığlı, küresel ticarette rekabetin artık yalnızca üretim kapasitesi, ürün kalitesi ve fiyat üzerinden şekillenmediğine dikkat çekerek, ürünlerin hangi sürede, hangi maliyetle ve ne kadar güvenilir biçimde teslim edildiğinin de ülkelerin uluslararası pazarlardaki konumunu belirlediğini vurguluyor.

Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumunun önemli bir avantaj olduğunu belirten Tığlı, bu avantajın kalıcı bir ekonomik değere dönüşmesi gerektiğine işaret ediyor.

Tığlı’nın analizinde öne çıkan temel tespitlerden biri ise oldukça net: “Coğrafi konum tek başına yeterli değil.”

Türkiye’nin yalnızca malların transit geçiş yaptığı bir ülke olmasının yeterli olmadığını belirten Tığlı; yüklerin Türkiye’de depolanması, ayrıştırılması, işlenmesi ve yeniden dağıtılmasıyla katma değerli lojistik hizmetlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Lojistikte dijitalleşmenin artık bir tercih olmaktan çıktığını vurgulayan Tığlı, gerçek zamanlı veri paylaşımı, yapay zekâ destekli rota planlaması, depo otomasyonu ve elektronik belge yönetiminin rekabet açısından önemine dikkat çekiyor.

Analizde ayrıca çok modlu taşımacılık, Orta Koridor, sınır geçişleri, sürdürülebilirlik yatırımları ve 11-13 Kasım tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek Logitrans Fuarı da Türkiye’nin lojistik hedefleri açısından değerlendiriliyor.

Bakan Bolat Ekovitrin İçin Yazdı: Türkiye’nin küresel lojistik  konumu ve lojistiğin  ihracatımızdaki rolü
Bakan Bolat Ekovitrin İçin Yazdı: Türkiye’nin küresel lojistik konumu ve lojistiğin ihracatımızdaki rolü
İçeriği Görüntüle

Sektörün önde gelen isimleri Ekovitrin’e konuştu

Ekovitrin’in lojistik dosyasında yalnızca genel değerlendirmelere değil, sektörün karar verici isimlerinin görüşlerine de geniş yer verildi.

LojiDer Yönetim Kurulu Başkanı ve KeyLine Lojistik Kurucusu Dr. Kayıhan Özdemir Turan, derneğin uluslararası iş birliklerini, TAPA üyeliğini, üniversitelerle yürüttüğü projeleri ve lojistik sektöründe nitelikli insan kaynağının önemini anlattı. Turan, “Lojistikte hedefimiz sadece bugünü değil yarını da inşa etmek” mesajını verdi.

UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, Türkiye’nin lojistikte yeni bir rekabet dönemine girdiğini belirterek sektörün ihracata katkısını, taşıma modlarının dağılımını ve Orta Koridor başta olmak üzere uluslararası taşımacılık güzergâhlarının önemini değerlendirdi.

Maltepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı ve LODER Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş ise Türkiye lojistik sektörünün büyüklüğünü, hizmet ihracatını, liman trafiğini ve sektörün önündeki fırsatları verilerle ortaya koydu.

Dışyönder Başkanı Dr. Hakan Çınar, dış ticarette rekabet gücünün yalnızca üretim maliyetleriyle sınırlı olmadığını belirterek lojistik, gümrük, liman, demiryolu ve antrepo altyapısının ihracat açısından taşıdığı önemi ele aldı.

Lojistik Yönetim Danışmanı Atilla Yıldıztekin, depolarda dijitalleşme ve otomasyonun iş yapma biçimlerini nasıl değiştirdiğini anlatırken, Oruç Kaya da depoların klasik saklama alanlarından üretim ve gelir merkezlerine dönüşümünü değerlendirdi.

Lojistik şirketlerinin gelecek hedefleri ve sorunları

Özel dosyada sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin yöneticileriyle gerçekleştirilen röportajlar da dikkat çekiyor.

ANT Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Can Eker, yeni antrepo yönetmeliğiyle getirilen yüzde 20 kapalı alan şartının otomotiv lojistiğine etkilerini gündeme taşıdı. Eker, ihtiyaç duyulmayan kapalı alan yatırımlarının maliyetleri artırabileceğini ve yeni projelerin komşu ülkelere kayma riski taşıdığını belirtti.

Murhak Uluslararası Nakliyat Operasyon Direktörü Alperen Gece, dijitalleşme, yapay zekâ, veri analitiği ve operasyonel verimlilik konularındaki çalışmalarını anlattı. Spark Logistics Türkiye Genel Müdürü Onur Ceylan ise şirketin büyüme stratejisini, operasyonel verimlilik hedeflerini ve Türkiye yapılanmasındaki yeni dönemi değerlendirdi.

Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, Kızılay Lojistik’in afet ve insani yardım lojistiğinden kamu ve özel sektör hizmetlerine uzanan faaliyetlerini aktarırken, KRONE Satış ve Pazarlama Müdürü Ömürden Özacar şirketin üretim gücü, Ar-Ge çalışmaları ve ihracat hedeflerini paylaştı.

EKO MMI Fuarcılık İcra Direktörü Seren Altun, Logitrans Fuarı'nın uluslararası lojistik sektöründeki konumunu ve Türkiye'nin lojistik potansiyelini değerlendirdi.

Teminex Global Dış Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serdar Gülşen, gümrük süreçlerinde risk yönetimi ve teknolojinin rolünü anlatırken, Seyir Mobil Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Küçük artan lojistik maliyetlerine karşı telematik teknolojilerinin sunduğu çözümleri gündeme getirdi.

Lima Logistics Havayolu İş Geliştirme Müdürü Burak Aybars ise uluslararası acente ağı, hava kargo taşımacılığı ve küresel iş birliklerine ilişkin hedeflerini paylaştı.

Türkiye lojistiğinde teknoloji, ihracat ve rekabet dönemi

Kasım sayısındaki lojistik dosyası, sektörün yalnızca taşıma faaliyetlerinden ibaret olmadığını; üretimden dış ticarete, depolamadan teknolojiye, gümrük süreçlerinden uluslararası yatırımlara kadar geniş bir ekonomik ekosistemi kapsadığını ortaya koyuyor.

Dosyada yer alan değerlendirmelere göre Türkiye'nin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatı 2025 yılında 42,6 milyar dolara ulaşırken, limanlarda elleçlenen yük miktarı 553,3 milyon ton, konteyner trafiği ise yaklaşık 14 milyon TEU olarak gerçekleşti.

Bu büyüklük, Türkiye'nin uluslararası lojistik sistemindeki önemini ortaya koyarken, daha yüksek katma değer yaratmak için demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, sınır geçişlerinin hızlandırılması, dijital dönüşümün yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir taşımacılık yatırımlarının artırılması gerektiğini de gösteriyor.

Ekovitrin Dergisi’nin Kasım 2026 sayısındaki özel lojistik dosyası, sektörün önde gelen isimlerinin değerlendirmeleri, analizleri ve şirket röportajlarıyla Türkiye’nin lojistikte küresel merkez olma hedefini farklı yönleriyle ele alıyor. Dosyanın tamamını haberimizin devamındaki PDF üzerinden inceleyebilirsiniz.

Ekovitrin Kasım 2026 Lojistik Dosyası