İngiltere merkezli The Times, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker ile Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı kapsamında gerçekleştirdiği röportajda, Türk Hava Yolları’nın büyüme yolculuğunu, küresel havacılıktaki konumunu ve gelecek hedeflerini ele aldı. Röportaj, geçtiğimiz Cumartesi günü mecranın dijital platformunda yayınlanırken, ertesi gün de The Times’ın Pazar edisyonu olan The Sunday Times’da basılı olarak yayınlandı.
"Türk Hava Yolları, British Airways’den iki kat daha fazla yolcuyu nasıl taşıdı?" başlığıyla yayımlanan haberde, Türk Hava Yolları Avrupa’nın en hızlı büyüyen hava yolu şirketi olarak nitelendirilirken İstanbul Havalimanı’nın da Avrupa’nın en yoğun havalimanı olma yolunda Heathrow’un önüne geçtiğine dikkat çekildi.
92 milyondan fazla yolcu, 559 uçaklık filo
The Times, Türk Hava Yolları’nın yolcu sayısını geçtiğimiz yıl 92 milyonun üzerine çıkardığını vurguladı. Haberde British Airways’in aynı dönemde 46 milyon yolcu taşıdığı belirtilerek Türk Hava Yolları’nın ulaştığı ölçek ortaya kondu. Türk Hava Yolları’nın 559 uçaklık filosunun, British Airways filosunun yaklaşık iki katı büyüklüğüne ulaştığına işaret eden yayın, Türk bayrak taşıyıcının gelecek on yılda liste fiyatları üzerinden yaklaşık 50 milyar dolar değerinde yeni uçak yatırımı planladığını aktardı. Şirketin gelecek stratejisi doğrultusunda filosunu yaklaşık 850 uçağa çıkarmayı, yıllık gelirini 50 milyar doların üzerine taşımayı ve 350 uluslararası destinasyona ulaşmayı hedeflediği de haberin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Türkiye’nin coğrafi avantajı
Röportajda küresel havacılıktaki rekabete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Murat Şeker, bu noktada Türk Hava Yolları’nın filo yapısı ve Türkiye’nin coğrafi konumundan kaynaklanan avantajlarına dikkat çekti. The Times da İstanbul’un Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumunu Türk Hava Yolları’nın büyümesindeki temel avantajlardan biri olarak öne çıkardı. Türkiye’nin yılda yaklaşık 60 milyon ziyaretçiyi ağırlayan dünyanın en fazla ziyaret edilen ülkelerinden biri olması ve İstanbul’un dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri arasında bulunması, Türk Hava Yolları’nın transfer trafiğinin yanında güçlü bir doğrudan yolcu talebine de erişmesini sağlayan unsurlar arasında gösterildi.
Haberde Türk Hava Yolları’nın Avrupa’dan doğuya seyahat eden yolculara ortalama bir Avrupa şehrinden 18 bin alternatif uçuş seçeneği sunabildiğine dikkat çekilerek geniş uçuş ağının sağladığı rekabet avantajına da yer verildi.
İngiltere pazarında yeni büyüme fırsatları
The Times, Türk Hava Yolları’nın İngiltere pazarındaki büyüme planlarına da geniş yer ayırdı. Prof. Dr. Murat Şeker, İngiltere’nin Türk Hava Yolları açısından önemli bir pazar olduğunu vurgularken mevcut Heathrow, Gatwick, Stansted, Manchester, Birmingham ve Edinburgh operasyonlarına ek olarak London City Airport’a da uçuş başlatma hedefinden bahsetti.
Avustralya’da yeni dönem: İstanbul’dan kesintisiz uçuş ve yeni kabinler
Haberde Türk Hava Yolları’nın gelecek dönem büyümesinin önemli elementlerinden biri olan Avustralya planları da ele alındı. Yeni nesil uzun menzilli Airbus A350 uçaklarının filoya katılmasıyla birlikte İstanbul’dan Sydney ve Melbourne başta olmak üzere Avustralya’nın büyük şehirlerine aktarmasız uçuşların hayata geçirilmesinin hedeflendiği belirtildi.
Bayrak taşıyıcının müşteri deneyimine yönelik yatırımlarına da dikkat çeken The Times, Türk Hava Yolları’nın yeni Crystal Business Class süitleri ile yolculara daha fazla mahremiyet sunacağını, Premium Economy kabininin ise ekonomi ve Business Class arasında konumlanacak şekilde yeni A350 uçaklarıyla 2028 yılında hizmete girmesinin planlandığını aktardı.
Röportajda ayrıca Türk Hava Yolları’nın transit yolculara İstanbul’u keşfetme imkânı sunan konaklama hizmetleri, uçak içi eğlence ve ikram alanındaki yatırımları ile küresel sponsorluk stratejisine de yer verildi.
The Times’ın değerlendirmesi, Türk Hava Yolları’nın son yıllarda ulaştığı küresel ölçeği ve İstanbul’un dünya havacılığındaki yükselen konumunu ortaya koyarken, havayolunun önümüzdeki dönemde filo, uçuş ağı ve yolcu deneyimine yönelik yatırımlarıyla büyümesini sürdürme hedefini de uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.




