LOJİDER üç yıllık süreçte önemli bir yapılanma gerçekleştirdi

Ekovitrin: LOJİDER’in kuruluşundan bugüne geçen yaklaşık üç yıllık süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Derneğin üye profili ve faaliyet alanları hakkında neler söylersiniz?

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:
LOJİDER’in üyeleri, lojistik sektörünün farklı hizmet alanlarında faaliyet gösteren firmalardan oluşuyor. Yetki belgesi kapsamında hizmet veren firmaların yanı sıra depolama hizmeti sağlayan, katma değerli hizmetler sunan, paketleme, kasa yapımı gibi faaliyetlerde bulunan şirketlerimiz var. Bunun yanında terminal hizmetleri, muayene, ekspertiz, gözetim, konteyner hizmetleri ve gümrük hizmetleri gibi çok farklı alanlarda faaliyet gösteren üyelerimiz bulunuyor.

Derneğimizin kuruluşundan bu yana yaklaşık üç yıllık bir süreyi geride bıraktık. Bu süreç içerisinde hizmet alanlarının yalnızca birinde ya da birden fazla alanında faaliyet gösteren çok sayıda firmayı aynı çatı altında buluşturduk. Bugün geldiğimiz noktada bunun gerçekten yerinde ve önemli bir adım olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’de 40, 50 hatta 70 yıllık geçmişe sahip önemli derneklerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız var. Bu kuruluşların yıllar boyunca hizmet üreterek bugünlere gelmesi başlı başına büyük bir değer. Bizim de bu yapılara saygı göstermemiz, onları örnek almamız ve sivil toplum kültürünü gelecek nesillere taşımamız gerekiyor.
LOJİDER bugün yedi bölge ve 33 ilde, 450’ye yakın üyesi bulunan kurumsal bir yapı haline geldi. Ayrıca bugüne kadar yaklaşık 20 firmamız üyelik talebinde bulundu ancak belirlediğimiz yetki belgesi kriterleri nedeniyle üyelikleri gerçekleşemedi.

“Biz birbirimizin rakibi değiliz”

Ekovitrin: Sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin önemine de vurgu yapıyorsunuz. Bu konuda nasıl bir yaklaşımınız var?

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:
Biz birbirimizin rakibi değiliz. Ortak çıkarlarımız doğrultusunda hareket etmemiz gerekiyor. Ayrıştırıcı değil, birleştirici olmaya çalışıyoruz.

LOJİDER olarak yönetim kurulu üyelerimizi bir araya getiren organizasyonlara önem veriyoruz. Diğer derneklerle de ilişkilerimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Örneğin uzun yıllardır faaliyet gösteren derneklerimizin yöneticilerinin bir araya geldiği organizasyonlara şahit olduk. Bizden sonra başka meslek örgütlerinin de benzer etkinlikler gerçekleştirdiğini gördük. Eminim ki bundan sonra başka kuruluşlarımız da aynı anlayışı sürdürecektir.

Bence bu çok değerli. Çünkü sektörün gelişmesi, ancak meslektaşlarımızın bir araya gelmesi ve ortak akıl oluşturmasıyla mümkün.

“Amacımız ülkemizi uluslararası alanda daha güçlü temsil etmek”

Ekovitrin: LOJİDER’in uluslararası çalışmalarından da söz edebilir misiniz?

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:
LOJİDER olarak temel hedeflerimizden biri, derneğimizin uluslararası projelerden ve etkinliklerden haberdar olması; yurt dışındaki organizasyonlarda ülkemizin tanıtımına katkı sağlaması ve üyelerimizin karşılaştıkları problemlerin çözümüne elimizden geldiğince destek olmaktır.

Bu kapsamda uluslararası kuruluşlarla ilişkilerimizi geliştiriyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı ile ilişkilerimiz devam ediyor. Avrupa Ekonomik Komisyonu bünyesindeki çalışma gruplarında aktif olarak yer alıyoruz. Global ilişkilerimiz kapsamında farklı ülkelerde gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerine de destek veriyoruz.
Bunların tamamını sektörümüzün uluslararası görünürlüğünü artırmak ve Türkiye’nin lojistik gücünü daha iyi anlatabilmek adına yapıyoruz.

TAPA iş birliği lojistik sektörü için önemli bir katma değer

Ekovitrin: TAPA ile yürüttüğünüz çalışmalar da dikkat çekiyor. Bu iş birliğinin sektöre katkısı nedir?

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:
TAPA ile iş birliğimizi çok önemli buluyoruz. TAPA'nın değerli malların taşınması ve güvenliğine yönelik uluslararası standartları ve sertifikasyon süreçleri bulunuyor.
Türkiye’de bu sertifikalara sahip firmalarımız var. Söz konusu belgelerin maliyetleri oldukça yüksek ve Türkiye’de bu hizmetlerin tamamını sağlayabilen bir yapı bulunmadığı için firmalarımız bu sertifikasyon süreçlerini yurt dışındaki kuruluşlar üzerinden yüksek maliyetlerle gerçekleştirebiliyor.

LOJİDER’in TAPA üyeliğinin ardından üyelerimizden çok önemli geri dönüşler almaya başladık. TAPA sertifikasına sahip firmalar arasında, belirli güzergâhlarda güvenilir tedarikçi arayan kuruluşların bize ulaşması, üyelerimiz açısından önemli bir katma değer oluşturuyor.

Bizim hedefimiz, bu tür uluslararası standartların Türkiye’de daha ulaşılabilir hale gelmesine katkı sağlamak. Bu konuda bazı girişimlerimizi belirli bir noktaya kadar getirdik. Önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğimiz uluslararası kongre ve çalışmalarımızla bu konuyu daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.

Üniversitelerle iş birliklerini artırıyoruz

LOJİDER’in büyük buluşması 26 Kasım’da İstanbul’da

Ekovitrin: Önümüzdeki dönemde LOJİDER olarak gerçekleştireceğiniz önemli organizasyonlardan biri de İstanbul’da düzenlenecek kongre. Kongre hakkında neler söylemek istersiniz?

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:

26 Kasım 2026 tarihinde İstanbul’da büyük bir kongre gerçekleştireceğiz. Lojider 1.Uluslararası Lojistik Kongresi. Bu kongreyi, lojistik sektörünün farklı paydaşlarını bir araya getirmek ve uluslararası ölçekte önemli konuları değerlendirmek açısından oldukça önemsiyoruz.
TAPA başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla yürüttüğümüz çalışmaların da bu organizasyonda önemli bir yeri olacak. Farklı ülkelerden ve sektörümüzün farklı alanlarından temsilcilerin bir araya geleceği bu organizasyonun, bilgi ve deneyim paylaşımı açısından önemli bir platform olmasını hedefliyoruz.

Bizim için burada önemli olan yalnızca bir kongre düzenlemek değil. Türkiye’nin lojistikteki konumunu, sektörümüzün sahip olduğu potansiyeli ve uluslararası alanda yapabileceğimiz iş birliklerini daha güçlü şekilde ortaya koymak.
26 Kasım’daki kongrenin de bu anlamda LOJİDER’in bugüne kadar attığı adımların önemli bir devamı olacağına inanıyorum.

Ekovitrin: Eğitim ve akademik dünya ile ilişkiler konusunda da önemli çalışmalar yürütüyorsunuz.

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:
Evet. Türkiye’de üniversitelerle iş birliği protokolü gerçekleştiren ilk derneklerden biri olarak bu alana büyük önem veriyoruz. Şu ana kadar farklı üniversitelerle protokoller gerçekleştirdik. Görüşmelerimiz devam eden üniversitelerimiz de var.
Bunun yanı sıra İngiltere ve Kazakistan’da iki üniversiteyle iş birliği protokolü yaptık. Özbekistan’daki Taşkent Üniversitesi ile de görüşmelerimiz devam ediyor.
Buradaki amacımız sadece bir protokol imzalamak değil. Öğretim üyelerimiz ve öğrencilerimizle birlikte bölgesel ve ülkemizi ilgilendiren konularda ortak projeler üretmek, akademik bilgi ile sektör deneyimini bir araya getirmek ve buradan somut bir fayda sağlamak.

“Global ve bölgesel ölçekte ülkemiz adına mücadele ediyoruz”

Ekovitrin: Bütün bu çalışmaların sizin açınızdan en önemli motivasyonu nedir?
Dr. Kayıhan Özdemir Turan:

LOJİDER olarak ülkemiz adına global ve bölgesel ölçekte mücadele ediyoruz. Yapabildiğimiz katkı küçük ya da büyük olabilir. Bizi motive eden şey, bu iki buçuk-üç yıllık süreç içerisinde ortaya koyduğumuz çalışmaların yarına yönelik bir altyapı oluşturması.

Bugün attığımız her adımın gelecekte sektörümüzün önünü açacağına inanıyoruz. Bundan sonra da bu bayrağı daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum.

“Fuarlar sektörün buluşma noktası”

Ekovitrin: Lojistik fuarlarının sektör açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:

Fuarlar genel itibarıyla meslektaşlarımızın hizmet alan firmalarla bir araya gelmesini sağlıyor. Özellikle yeni müşteri edinme noktasında fuarların önemli katkısı var.
Lojistik ekosistemi içerisinde araç sahibi olan firmalarımızın yanı sıra kendi aracı olmadan hizmet sağlayan şirketlerimiz de bulunuyor. Bu firmaların birbirleriyle ve hizmet alan kuruluşlarla bir araya gelmesi, yeni iş bağlantılarının kurulması açısından önemli.

LOJİDER olarak fuarlara katılımı bu nedenle önemsiyoruz. Lojistik sektörünün gelişimi açısından fuarların oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum.

İTO Meclis seçimlerinde neden aday olmadı?

Ekovitrin: İstanbul Ticaret Odası Meclis seçimlerinde yeniden aday olmayacağınızı açıkladınız. Bunun özel bir nedeni var mı?

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:
İTO Meclis seçimlerinde de bunu kürsüden açıkça ifade ettim. Ben aday değilim.
İTO ve benzeri yapılar, sektörümüzü temsil ettiğimiz çok değerli platformlar. Ancak bu tür temsil görevlerinin çok uzun yıllar aynı kişiler tarafından yürütülmemesi gerektiğine inanıyorum. Yeni arkadaşlarımızın, yeni meslektaşlarımızın da sorumluluk alması gerekiyor.

Benimle birlikte hareket eden meslektaşlarımızla iki dönem boyunca görev yaptık. Yapabildiklerimiz ve yapamadıklarımız oldu. Bundan sonraki süreçte başka meslektaşlarımızın önünün açılması gerektiğini düşünüyorum.

Bazı kurumlarda 15, 20, 30 yıl görev yapan meclis üyeleri olabiliyor. Bu durum bana doğru gelmiyor. Bu nedenle KeyLine olarak iki dönemden sonra yeniden aday olmama yönünde karar aldık.

Burada asıl vermek istediğimiz mesaj şu: Sektörümüzün farklı platformlarında sorumluluk alabilecek çok değerli meslektaşlarımız var. Onların da bu yapılara sahip çıkması gerekiyor.

“Lojistik, Türkiye için olmazsa olmaz”

Ekovitrin: Sektörün bugün karşı karşıya olduğu temel sorunlar neler?

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:

Lojistik, Türkiye için olmazsa olmaz bir sektör. Ülkemizin coğrafi avantajı hepimizin malumu. Doğu-batı ve kuzey-güney ekseninde çok önemli bir noktadayız. Bu konumumuzu korumamız ve taşıma koridorlarımızı etkin şekilde kullanmamız gerekiyor.

Bunun için lojistik işletme maliyetlerinin iyileştirilmesi yönündeki taleplerimizi sürekli dile getiriyoruz.

Özellikle araç yatırımı yapan firmalarımız açısından ÖTV konusu önemli. Araç yatırımı yapan işletmelerimizin neden bu yükle karşı karşıya kaldığını anlamakta zorlanıyoruz. Bazı düzenlemelerin kâğıt üzerinde değil, sahadaki gerçekler dikkate alınarak yeniden ele alınması gerekiyor.

Vergiler ve haksız rekabet konusu da sektörümüz açısından çok önemli.

“Haksız rekabetin önüne geçilmeli”

Ekovitrin: Haksız rekabet konusunda bir çalışma yürüttüğünüzü de ifade ettiniz.

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:
Evet. Bu konuda belirli bir noktaya kadar geldik ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ilgili birimlerinin değerlendirmesini bekliyoruz.
Hedefimiz, e-Fatura ve arşiv fatura sistemi ile Ulaştırma hizmetleri kapsamında verilen yetki belgeleri arasında bir entegrasyon oluşturulabilmesi. Böylece sektördeki haksız rekabetin azaltılmasına yönelik önemli bir adım atılabileceğini düşünüyoruz.

Bu sistemin yaygınlaştırılması gerektiğine inanıyoruz.

“Yakıt maliyetleri artık sektörün tamamını etkiliyor”

Ekovitrin: Yakıt maliyetleri de sektörün önemli gündem maddelerinden biri.

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:
Kesinlikle. Yakıt fiyatları artık sektörün tamamını etkileyen bir seviyeye geldi. İstasyonlardaki pompaların ekranlarında üç haneli rakamları görmeye başladık.
Yakıt maliyetlerindeki artış sadece lojistik firmasını etkilemiyor. Taşımacılık maliyetleri arttığında bunun etkisi bütün ekonomik sisteme yansıyor. Fabrikadaki üründen sebze ve meyveye, manavdaki fiyatlara kadar geniş bir zincirden bahsediyoruz.
Bunlar aslında kamu tarafından da bilinen konular. Burada önemli olan önceliklendirme yaparak gerekli adımların daha hızlı hayata geçirilmesi.

Karayolu taşımacılığında beklemeler çözülmeli

Ekovitrin: Karayolu taşımacılığında özellikle sınır geçişleri ve beklemeler konusunda da ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

Dr. Kayıhan Özdemir Turan:

Karayolunda faaliyet gösteren meslektaşlarımızın ciddi sorunları var. Bu, yalnızca tek bir kurumun ya da tek bir grubun karar vereceği bir mesele değil. Ülke politikası olarak ele alınması gerekiyor.

Elbette bu konuda çalışmalar yapılıyor. Ancak dış politika ve diğer faktörlerle birlikte değerlendirildiğinde daha kapsamlı bir çözüm gerekiyor.

Sahadaki tabloyu görmek açısından bir örnek vermek isterim: Bir görüşmede 12 araç sahibi meslektaşımızın tamamının benzer sorunlardan söz ettiğine şahit olduk. Araçların park alanlarında bekletildiğini, bazı meslektaşlarımızın üç aydır araçlarını çalıştıramadığını ifade ettiğini duyuyoruz.

Bunlar yalnızca sektörün değil, kamu kurumlarının da üzerinde durması gereken konular. Lojistik Türkiye ekonomisinin damarlarından biri. Bu nedenle sorunların çözümü için ilgili tüm kurumların birlikte hareket etmesi gerekiyor.

“Birbirimizi rakip değil, sektörün paydaşı olarak görüyoruz”

LOJİDER’in önümüzdeki dönemdeki temel hedefi; üyelerinin ulusal ve uluslararası alandaki etkinliğini artırmak, sektörün sorunlarının çözümünde daha güçlü bir temsil ortaya koymak ve lojistik ekosisteminin bütün paydaşlarını ortak bir zeminde buluşturmak.

Dr. Kayıhan Özdemir Turan’ın çizdiği tablo, lojistiğin yalnızca taşımacılıktan ibaret olmadığını; depolamadan gümrüğe, terminal hizmetlerinden güvenli taşımacılığa, eğitimden uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir ekosistemi kapsadığını ortaya koyuyor.

“Birbirimizin rakibi değiliz; ortak çıkarlarımız için hareket etmeliyiz” yaklaşımı ise LOJİDER’in önümüzdeki dönemdeki çalışma anlayışının temel mesajlarından biri olarak öne çıkıyor.