HABER: BİLAL KOÇAK
Jacqueline Bakir Brader’ın ailesi 1972 yılında Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden Almanya’ya göç etti. İşçi bir babanın beş çocuğundan biri olarak bu ülkede büyüyen Jacqueline Bakir Brader, daha genç yaşlarda kendi ayakları üzerinde durmaya karar verdi. Henüz 17 yaşındayken iş hayatına atıldı ve emlak sektöründe kendine bir yol çizdi. Azmi ve ticari zekâsı sayesinde kısa sürede bu sektörde başarı sağladı. 20 yaşında kendi şirketini kurarak gayrimenkul, arsa ve proje geliştirme alanlarında faaliyet göstermeye başladı.
GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDE YÜKSELİŞ
Jacqueline Bakir Brader’ın kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri, Almanya’nın Wilhelmshaven kentindeki tarihi Robert Koch Haus binasını satın alması oldu. Bu tarihi yapıyı restore ederek şirketinin merkezine dönüştürmesi, onun gayrimenkul sektöründe tanınmasını sağlayan projelerden biri haline geldi. 1994 yılında kurduğu Bakir Immobilien GmbH, şirketi yıllar içinde klasik bir emlak ofisinden, uluslararası bağlantıları olan bir proje geliştirme şirketine dönüştürdü. Bugün şirket; gayrimenkul geliştirme, yatırım projeleri, restorasyon ve proje finansmanı alanlarında faaliyet gösteriyor. Jacqueline Bakir Brader, kariyeri boyunca yüzlerce projeye imza atarak Almanya’daki Türk girişimciler arasında dikkat çeken isimlerden biri oldu.

HAYATI DEĞİŞTİREN BİR MÜCADELE
Bu başarılı kariyerinin ortasında hayat ona zorlu bir sınav hazırladı. 40 yaşında göğüs kanseri teşhisi konuldu. Azmi sayesinde kanserle mücadeleyi kazandı ve bu süreç onun hayata bakışını da farklı şekilde etkiledi. Yaşadıklarını ve hayata dair düşüncelerini kaleme aldığı “Cesaret Pınarı – Hayat Güzeldir” adlı kitabı Almanya’da büyük ilgi gördü ve çok satanlar arasına girdi. Bu kitap yalnızca bir yaşam hikâyesi değil, aynı zamanda cesaret ve umut üzerine bir mesaj niteliği taşıyor.

YENİ NESİL PROJELER
Jacqueline Bakir Brader, bugün yalnızca gayrimenkul projeleriyle değil, aynı zamanda geleceğin altyapı projeleriyle de ilgileniyor. Bu projelerin başında enerji ve hidrojen tesisleri alanında geliştirilen büyük ölçekli bir yatırım geliyor. Projenin, önümüzdeki 10 yıl içinde toplam yatırım hacminin 1,6 milyar Euro’nun üzerine çıkması öngörülüyor. Bu proje kapsamında; yenilenebilir enerji, enerji altyapısı ve yeni nesil enerji teknolojileri bir araya getiriliyor. Almanya’da hayata geçirilecek olan entegre enerji ve hidrojen tesislerinde, 225 MW elektroliz kapasitesi, 150 MW hidrojen uyumlu türbin ve 30 MW güneş enerjisi (PV) kurulması planlanıyor. Hidrojen uyumlu projede elde edilen hidrojenin üretimi yılda yaklaşık 17,8 bin ton ile 25,9 bin ton arasında öngörülüyor. Proje, Almanya’nın Ostwestfalen bölgesinde kapatılmış bir elektrik santralinin 386 bin metrekarelik sahasında kurulacak olan modüler bir enerji ve altyapı merkezinden oluşacak.

DİJİTAL SAĞLIKTA YENİ DÖNEM
Almanya’daki ayakta sağlık sistemi sürekli bir yapısal dönüşüm içinde. Doktor denetimi altında çalışan dijital ve yapay zeka destekli sistemlerin entegrasyonu önemli bir çözüm olarak öne çıkıyor. Hedefler arasında bakım evlerinde daha iyi hizmet, hastanelerde tekrar yatışların önlenmesi, gereksiz doktor-hasta temaslarının azaltılması ve daha hızlı uzman randevularının sağlanması yer alıyor. Dijital ve yapay zekâ destekli çözümlerin sağlık sistemine entegrasyonu kaçınılmaz hale geliyor.
Jacqueline Bakir Brader’ın Almanya’da dijital sağlık sektöründe üzerinde çalıştığı önemli proje ise tele-tıp (telemedicine) alanında. Bu sistem sayesinde hastalar, fiziksel olarak bir hastaneye gitmeden uzman doktorlara erişebilecek. Geliştirilen sistemler; bakım evleri, eczaneler, alışveriş merkezleri, bankalar ve mobil sağlık araçları gibi farklı noktalarda kurulabilecek. Bu teknoloji sayesinde hastalar kısa sürede sağlık kontrolünden geçebilecek ve doktorlarla uzaktan bağlantı kurabilecek. Özellikle yaşlı nüfusun arttığı Avrupa’da bu sistemin sağlık hizmetlerinde önemli bir rol oynaması bekleniyor. Tele-tıp projesi kapsamında şu anda birçok ülke ile görüşmeler yapıldığını belirten Jacqueline Bakir Brader, Türkiye’nin de yatırım yapmak istedikleri ülkeler arasında yer aldığını ifade ediyor. Jacqueline Bakir Brader’ın hedefi, bu teknolojiyi uluslararası bir sağlık altyapısı haline getirmek. Almanya’daki bakım evi ve sağlık sektörü bağlantıları da bu projenin yayılmasında önemli bir avantaj sağlıyor.

GİRİŞİMCİLİK VİZYONU: GELECEĞİN ALT YAPISINI KURMAK
Almanya’daki Türk kökenli iş kadını Jacqueline Bakir Brader’ın girişimcilik vizyonu üç temel alanda birleşiyor: Gayrimenkul, Enerji ve Sağlık teknolojileri. Ona göre geleceğin ekonomisi, bu üç alanın birleşmesiyle şekillenecek. Başarılı girişimci, bugün üzerinde çalıştığı projelerle yalnızca ekonomik yatırımlar değil, aynı zamanda toplumun ihtiyaçlarına cevap veren uzun vadeli altyapılar oluşturmayı hedefliyor. Jacqueline Bakir Brader için girişimcilik sadece başarıdan ibaret değil. Aynı zamanda insanların hayatına dokunabilen projeler geliştirmek anlamına geliyor. Onun sözleriyle: “Gelecek, altyapıyı yeniden düşünen girişimcilerin elinde şekillenecek.”
