Türkiye, 2024’te 34 puanla 107’nci sırada yer alırken, 2025 endeksinde 31 puanla 182 ülke arasında 124’üncü sıraya gerileyerek son on yılın en düşük seviyelerinden birini gördü.
Endeks sonuçlarına göre küresel ortalama puan 42 ile son on yılın en düşük seviyesine inerken, 180 ülkenin 122’si 50 puanın altında kaldı. On yıl önce 80 puanın üzerinde bulunan ülke sayısı 12 iken, bu yıl bu sayı 5’e düştü. Bu tablo, yalnızca otoriter rejimlerde değil, köklü demokrasilerde de ciddi bir kurumsal aşınma yaşandığını ortaya koydu.
TÜRKİYE’DE YAPISAL GÜVEN EROZYONU
2025 CPI sonuçları, Türkiye’deki gerilemenin geçici dalgalanmalardan ziyade uzun vadeli ve yapısal bir güven erozyonuna işaret ettiğini gösteriyor. CPI, yalnızca kamu yönetimine ilişkin bir algı göstergesi olmanın ötesinde; yatırım kararları, iş yapma maliyetleri, rekabet ortamı ve itibar yönetimi açısından da özel sektör için kritik bir risk göstergesi olarak değerlendiriliyor.
“CPI, İŞ DÜNYASI İÇİN STRATEJİK BİR UYARI”
Cerebra Kurucusu ve CEO’su Fikret Sebilcioğlu, endeks sonuçlarının özel sektör açısından edilgen biçimde izlenemeyeceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki gerileme yalnızca kamunun sorunu olarak okunamaz. Türkiye’nin son yıllardaki düşüş trendi, özel sektörün risk ortamını da doğrudan şekillendiriyor. CPI; yatırımcıların, iş dünyası yöneticilerinin ve finans kuruluşlarının değerlendirmelerini içeren somut bir referanstır. Yolsuzluk algısının yükseldiği ülkelerde hukuki, operasyonel ve itibar riskleri eş zamanlı artar. Bu nedenle CPI, iş dünyası için net bir uyarıdır.”
Sebilcioğlu, kamuya ilişkin yolsuzluk vakalarının çoğunun kamu–özel sektör temas noktalarında şekillendiğine dikkat çekerek, “Rüşveti alan kamu görevlisi olsa da, rüşveti veren çoğu zaman özel sektördür. Bu gerçek, CPI’deki gerilemenin yalnızca kamudaki zafiyetleri değil, iş yapma biçimlerine yansıyan riskleri de görünür kıldığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
UYUM VE ETİK ALTYAPI DAHA KRİTİK
Yolsuzluk Algı Endeksi’nin aynı zamanda güçlü bir çağrı niteliği taşıdığını vurgulayan Sebilcioğlu, özel sektör için etik altyapıların güçlendirilmesi, kolektif duruş ve disiplinli risk yönetiminin hayati önem taşıdığını belirtti. Kamu–özel sektör temas noktalarındaki risklerin, şirketler açısından FCPA ve UK Bribery Act gibi uluslararası mevzuatlar kapsamında uyum yükümlülüklerini daha da kritik hale getirdiği kaydedildi.
Endeks bulguları; ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve İsveç gibi ülkelerde dahi yolsuzluk algısının yükseldiğini ortaya koyarken, ifade özgürlüğü, sivil alan ve bağımsız denetim mekanizmalarındaki daralmanın, yolsuzlukla mücadeleyi doğrudan zayıflattığına dikkat çekti.




