Japonya’daki seçim süreci yakından izlenirken, ABD ile İran arasındaki gerilimin çözümsüzlüğü risk algısını artıran başlıca unsurlar arasında yer aldı. İranlı yetkililerin “savaş istemiyoruz ancak savaşa hazırız” yönündeki açıklamaları dikkat çekerken, ABD’nin Türkiye’nin de aralarında bulunduğu İran’la ticaret yapan ülkelere yönelik ek yüzde 25 gümrük vergisi kararı piyasaların odağına yerleşti.
Uzmanlar, mevcut siyasi gelişmelerin yeni bir risk başlığı oluşturmaktan ziyade devam eden sürecin bir yansıması olarak değerlendirilmesinin daha sağlıklı olabileceğine işaret ediyor. Ancak tarife kararlarının kısa vadede piyasa fiyatlamaları üzerinde etkili olması bekleniyor.
Tarife Kararının Şirketler Üzerindeki Olası Etkileri
Haftanın ilk işlem gününde, ek gümrük tarifeleri nedeniyle özellikle ihracat ve sanayi ağırlıklı bazı şirket hisselerinde dalgalanma yaşanabileceği ifade ediliyor. Bu kapsamda Halkbank, Şişecam, Borusan Yatırım, Ford Otomotiv, Ereğli Demir Çelik, Tüpraş, Parsan, Karsan ve Ege Endüstri gibi şirketlerin haber akışına daha duyarlı olabileceği belirtiliyor. Hızlı yükseliş kaydeden hisselerde geri çekilmelerin daha sert olabileceği, tarife etkisinin azalmasıyla birlikte piyasalarda normalleşme sürecinin izlenebileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan bu hafta Aygaz, Ford Otosan, Türk Traktör, Lila Kağıt, Koç Holding ve Albaraka Türk’ün 2025 yılı dördüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıklaması bekleniyor.
Endekste Düzeltme Sinyalleri
Borsa endeksi, uzun bir aranın ardından haftayı yüzde 2,2 düşüşle tamamladı. Geçtiğimiz ay yüzde 22,8 getiri sağlayan endeks için Şubat ayının başlangıcı zayıf bir görünüm sundu. Teknik açıdan bakıldığında, beş haftadır aralıksız süren yükselişin ardından düzeltme ihtimalinin gündeme geldiği görülüyor.
Analistler, bu sürecin seyrini belirleyecek en önemli başlıkların gümrük tarifelerine ilişkin gelişmeler ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) atacağı adımlar olacağına dikkat çekiyor. Küresel tarafta ABD’nin gümrük tarifelerini zaman zaman bir pazarlık aracı olarak kullandığına işaret edilirken, TCMB’ye yönelik algı ve kredibilite konusunun daha hassas bir denge barındırdığı vurgulanıyor.
Bu çerçevede, Perşembe günü yayımlanacak olan TCMB Enflasyon Raporu yakından izlenecek. Merkez Bankası’nın yakın dönem enflasyon hedefinin yüzde 16 seviyesinde bulunduğu hatırlatılırken, olası bir yukarı yönlü revizyonun piyasa beklentileri açısından farklı şekillerde yorumlanabileceği belirtiliyor.
Veri Takvimi Yoğunlaşıyor
9-13 Şubat 2026 haftasında hem yurt içinde hem de küresel piyasalarda yoğun bir veri akışı takip edilecek. Pazartesi günü Euro Bölgesi Sentix Yatırımcı Güven Endeksi açıklanacak. Salı günü Türkiye Sanayi Üretimi verileri ile ABD’de Küçük İşletme İyimserlik Endeksi (NFIB) ve Perakende Satışlar öne çıkacak.
Çarşamba günü Çin enflasyon verileri ile ABD’de ertelenen Tarım Dışı İstihdam ve işsizlik oranı rakamları takip edilecek. Aynı gün akşam saatlerinde ABD petrol stokları açıklanacak. Perşembe günü İngiltere’nin büyüme ve sanayi üretimi verileri, ABD işsizlik başvuruları ve doğalgaz stokları izlenecek. TCMB’nin yılın ilk Enflasyon Raporu sunumu da Perşembe gününün önemli başlıkları arasında yer alıyor. Cuma günü ise Türkiye Cari İşlemler Dengesi, Euro Bölgesi büyüme verileri ve ABD enflasyon rakamları haftanın en kritik verileri olarak öne çıkıyor.
Teknik Görünümde Kritik Seviye
Teknik görünümde 13.400 seviyesi önemli bir eşik olarak izleniyor. Bu seviyenin korunması halinde endeksin kısa vadede 13.400 – 13.910 bandında hareketini sürdürmesi olasılığı değerlendiriliyor. Aşağı yönlü kırılma ve bu seviyenin altında gerçekleşebilecek günlük kapanışların ise satış baskısını artırabileceği ifade ediliyor. Teknik göstergelerin eğiminin aşağı yönlü olduğu, ancak henüz net bir negatif sinyal üretmediği belirtiliyor.
Piyasalarda önümüzdeki günlerde, tarife kararlarının etkisi ve merkez bankalarının vereceği mesajların fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor.




