Artan fiyatların, özellikle satış sırasında ortaya çıkan değer artış vergisi nedeniyle vatandaşlarda tereddüt oluşturduğu ifade edildi.
Türkiye genelinde son üç-dört yılda yaşanan yüksek enflasyon ve maliyet baskısı, konut piyasasında yüzde 30 ila yüzde 50 arasında fiyat artışlarını beraberinde getirdi. Büyük şehirlerde 1+1 daire fiyatlarının milyonlarca lirayı aşması ve kira bedellerinin yüksek seviyelere ulaşması, piyasadaki dengeyi daha da zorlaştırdı.
Sektör temsilcileri, geçmiş yıllarda daha düşük bedellerle alınan konutların bugün yüksek fiyatlara ulaşmasının, satış sırasında ciddi bir vergi yükü doğurduğunu belirtiyor. Bu durumun hem alıcı hem de satıcı tarafında çekince oluşturduğu, dolayısıyla piyasadaki hareketliliği yavaşlattığı vurgulanıyor.
Bu çerçevede, hükümete “tek seferlik değer barışı” düzenlemesi çağrısı yapılıyor. Böyle bir adımın, vatandaşların satış kararlarını kolaylaştıracağı, piyasada güveni artıracağı ve işlem hacmini yeniden canlandıracağı ifade ediliyor. Ayrıca düzenlemenin, fiyat artış hızının dengelenmesine de katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Öte yandan, son dönemde yeni konut üretiminde yaşanan yavaşlama da fiyatları yukarı yönlü etkileyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Artan maliyetler ve uzayan proje süreçleri nedeniyle yeni yatırımların sınırlı kalması, arz-talep dengesini bozarak fiyatların yükselmesine neden oluyor.
Sektör temsilcileri, hem üretimin artırılması hem de mevcut piyasanın canlandırılması için vergi ve maliyet tarafında atılacak adımların önemine dikkat çekiyor. Özellikle tek seferlik bir “değer barışı” uygulamasının, önümüzdeki dönemde gayrimenkul piyasasında daha dengeli bir seyir oluşturabileceği değerlendiriliyor.




