Sınırlı sayıdaki randevuların otomatik yazılımlarla alındığı ve vatandaşların ücretli aracılık hizmetlerine yönlendirildiği iddia edilirken, vize ve danışmanlık hizmetleriyle bağlantılı yaklaşık 370 milyon TL’lik tahsilat mercek altına alındı.
Vize randevularına erişimde yaşanan sorunlar, İstanbul merkezli geniş kapsamlı bir soruşturmayla gündeme geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, internet ve sosyal medya üzerinden “garantili vize” ve “garantili randevu” vaadinde bulunan bazı kişi ve şirketlerin faaliyetleri inceleniyor.
Savcılığın tespitlerine göre bazı şüphelilerin, taahhüt ettikleri hizmetleri yerine getirmedikleri halde vatandaşlardan aldıkları ücretleri tamamen veya kısmen iade etmedikleri öne sürülüyor. İlk operasyonun ardından faaliyetlerini sürdürmeye çalışan bazı kişi ve şirketlere ilişkin yeni tespitler üzerine soruşturmanın kapsamı genişletildi.
Vize randevularını bot yazılımlarla aldıkları iddiası
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından birini, konsoloslukların veya yetkilendirilmiş başvuru merkezlerinin randevu sistemlerine yönelik otomatik yazılım kullanımı oluşturuyor.
İncelenen dijital materyal ve yazışmalarda, sınırlı sayıdaki randevu kontenjanlarının “bot” olarak adlandırılan otomatik yazılımlar aracılığıyla kısa sürede alındığına ilişkin bulgulara ulaşıldığı bildirildi.
Bu yöntemle bireysel başvuru sahiplerinin randevu bulmasının zorlaştırıldığı ve vatandaşların ücretli aracılık hizmetlerine yönlendirildiği değerlendiriliyor. Soruşturma dosyasındaki iddialar arasında, randevu sistemleri üzerinden oluşan bu durumun fiilen karaborsa niteliği kazandığı da yer alıyor.
İşlem başına 300-400 avro iddiası
Dosya kapsamındaki tespitlerde, vatandaşlardan otomatik yazılım desteği sağlanacağı vaadiyle işlem başına yaklaşık 300-400 avro tutarında ek ücret alındığına ilişkin bulgular bulunduğu belirtildi. Randevuların bot yazılımlarla alınması için bu sistemleri kullanan kişilere de ek menfaat sağlandığı iddia edildi.
Ön mali inceleme raporlarında, vize ve danışmanlık hizmetleriyle bağlantılı tahsilatların toplamının yaklaşık 370 milyon TL düzeyinde olduğu değerlendiriliyor. Ancak bu tutarın tamamının vatandaşların zararı olduğu anlamına gelmediği, hizmetin hiç sunulmadığı veya eksik sunulduğu ya da ücretin iade edilmediği işlemler üzerinden gerçek zararın belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Pasaport ve kimlik bilgileri de inceleniyor
Soruşturma yalnızca ücret tahsilatları ve randevu sistemleriyle sınırlı değil. Başvuru sahiplerine ait pasaport görüntülerinin, kimlik ve iletişim bilgilerinin üçüncü kişilere aktarılıp aktarılmadığı da araştırılıyor.
Ayrıca hizmet bedellerinin şirketler, şirket ortakları, çalışanlar ve diğer kişilerin hesapları üzerinden tahsil edilerek farklı hesaplara ve finansal kanallara yönlendirilmesine ilişkin işlemler inceleniyor.
Bu kapsamda soruşturmanın; nitelikli dolandırıcılık, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi, bilişim suçları ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiaları yönünden genişletildiği belirtildi.
8 ilde eş zamanlı operasyon
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde 20 Ekim 2026 tarihinde İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Balıkesir, Denizli ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon düzenlenmesi planlandı. Soruşturma kapsamında toplam 60 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Operasyonun, randevu sistemlerini ele geçirdiği iddia edilen vize şirketlerinin yanı sıra bu şirketlere yazılım desteği sağlayan kişileri de kapsadığı bildirildi.
Soruşturma devam ederken, şüpheliler hakkındaki iddiaların yargı süreci sonunda netlik kazanacağı ve masumiyet karinesinin geçerli olduğu vurgulandı.





