TDK’den 2025’in Kelimesi: Dijital Vicdan
Türk Dil Kurumu (TDK), 2025 yılının kelimesi/kavramını “dijital vicdan” olarak duyurdu. Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürütülen çalışmada, halktan gelen on binlerce öneri ve uzman kurul değerlendirmesi sonucunda belirlenen kelimeler halk oylamasına sunuldu.
TDK’nin internet sitesi üzerinden yapılan oylamada “dijital vicdan”, “vicdani körlük”, “çorak”, “eylemsiz merhamet” ve “tek tipleşme” kavramları yarıştı. Yaklaşık 300 bin kişinin oy kullandığı süreç sonunda “dijital vicdan” açık ara farkla 2025 yılının kelimesi seçildi.
TDK: Dijital Çağda Vicdan Yeni Bir Anlam Kazandı
TDK’den yapılan açıklamada, vicdanın Türkçe Sözlük’te “kişiyi kendi davranışları hakkında yargıda bulunmaya iten ve ahlaki değerler üzerine düşündüren duygu” olarak tanımlandığı hatırlatıldı. Dijital çağda ise bu kavramın farklı bir boyut kazandığı vurgulandı.
Sosyal medya üzerinden yapılan beğeni, paylaşım ve yorumların bireylerde geçici bir vicdani rahatlama oluşturabildiği belirtilirken, bu durumun zamanla gerçek toplumsal ve sosyal sorumluluklardan uzaklaşmaya yol açtığı ifade edildi.
Prof. Dr. Osman Mert: “Dijital Vicdan, Çağın Duyarlılık Sorununu Yansıtıyor”
TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Kahramanmaraş’ta yaptığı açıklamada, “Yılın Kelimesi” uygulamasını iki yıldır halkın katılımıyla sürdürdüklerini belirtti. Prof. Dr. Mert, amaçlarının dili merkeze alarak toplumda kültür, kimlik ve farkındalık bilinci oluşturmak olduğunu söyledi.
Bu yıl “2025’i tek bir kelimeyle ifade etseniz bu ne olurdu?” sorusunu yönelttiklerini aktaran Mert, 41 bin 800 teklif aldıklarını, yaklaşık 8 bin farklı kelimenin uzmanlardan oluşan 23 kişilik jüri tarafından değerlendirildiğini kaydetti.
Beş kavramın halk oylamasına sunulduğunu belirten Mert, “Dün akşam saat 17.30 itibarıyla oylama tamamlandı. Yaklaşık 300 bin oyla 2025 yılının kelimesi ‘dijital vicdan’ oldu” dedi.
“Beğeniyle Geçiştirilen Acılar Dijital Vicdanı Tanımlıyor”
Prof. Dr. Mert, dijital vicdan kavramının günümüz dünyasında yaşanan insani dramlarla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Filistin, Doğu Türkistan, Myanmar gibi birçok coğrafyada ağır insani trajediler yaşanıyor. Ancak biz bu acılara çoğu zaman sosyal medyada bir beğeniyle ya da kısa bir paylaşımla tepki veriyoruz. Somut acılara soyut tepkilerle kendimizi rahatlatıyoruz. Dijital vicdan kavramı tam olarak bu durumu anlatıyor ve çağımızın duyarlılık sorununu en güçlü şekilde ifade ediyor.”





