Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığı’na Mustafa Çiftçi atandı
Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığı’na Mustafa Çiftçi atandı
İçeriği Görüntüle

TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti milletvekili Osman Gökçek ile CHP’li Mahmut Tanal arasında yaşanan fiziki tartışma gündemdeki yerini korurken, Melih Gökçek’in sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım tepkilerin odağı oldu. Gökçek, yapay zekâ kullanarak oğlunu profesyonel bir boksör gibi resmettiği görseli paylaştı; kavgada burnu kanayan Mahmut Tanal’ın fotoğrafıyla birlikte “Sonuç bu olur” ifadelerini kullandı.

Paylaşımında “Nakavt… Milletin oyuyla seçilenlerin iradesine karşı çıkar, bakana saldırmaya kalkarsan milletin evlatları bakanına sahip çıkar, sonuç bu olur…” sözlerine yer veren Gökçek’in mesajı, birçok kullanıcı tarafından şiddeti meşrulaştıran bir yaklaşım olarak değerlendirildi.

“Meclis’te şiddetin savunulması kabul edilemez”

Sosyal medyada yapılan yorumlarda, Türkiye’nin en yüksek yasama organı olan TBMM’de yaşanan fiziki müdahalelerin zaten kamu vicdanını yaraladığı, bu tür olayların mizah ya da “zafer” diliyle sunulmasının ise demokratik kültüre zarar verdiği görüşü öne çıktı.

Uzmanlar, parlamentonun toplum adına uzlaşma, müzakere ve hukuk üretme zemini olduğuna dikkat çekerek, milletvekillerinin birbirlerine karşı şiddet uygulamasının hangi gerekçeyle olursa olsun haklı gösterilemeyeceğini vurguluyor. Şiddeti “karşılık” ya da “sonuç” olarak sunan söylemlerin, siyasette kutuplaşmayı derinleştirdiği ve demokratik standartları zedelediği ifade ediliyor.

Uluslararası algı boyutu

TBMM’deki kavga görüntülerinin yalnızca iç kamuoyunda değil, uluslararası medyada da yankı bulduğu biliniyor. Türkiye’nin demokratik kurumlarına yönelik algının, bu tür görüntüler ve paylaşımlarla olumsuz etkilenebileceği değerlendiriliyor. Meclis çatısı altında yaşanan fiziki müdahalelerin ve sonrasında yapılan sert paylaşımların, Türkiye’nin siyasi olgunluğu konusunda soru işaretleri doğurabileceği belirtiliyor.

Yapay zekâ ile “görsel mesaj”

Olayın bir diğer boyutu ise yapay zekâ teknolojisinin bu tür siyasi polemiklerde araçsallaştırılması oldu. Siyasi bir tartışmanın ardından, taraflardan birinin yapay zekâ ile güç ve “nakavt” temalı bir görselle sunulması; teknolojinin kutuplaştırıcı içerik üretiminde kullanılmasına dair yeni bir tartışma başlattı.

Kamuoyunda yükselen ortak görüş ise net: Milletin Meclisi’nde yaşanan şiddet görüntülerinin normalleştirilmesi ya da herhangi bir gerekçeyle haklı gösterilmeye çalışılması, demokratik kültüre zarar veriyor. Siyasi rekabetin ve sert tartışmaların doğal olduğu bir zeminde dahi, fiziki müdahalenin meşru bir yöntem gibi sunulması kabul edilebilir bulunmuyor.