Suistimal önleme ve inceleme alanında uzman Cerebra’nın Kurucusu ve CEO’su Fikret Sebilcioğlu, “Suistimal artık 'olursa bakarız' yaklaşımıyla yönetilebilecek bir risk değil; bugünden önlem alınması gereken stratejik bir tehdit alanıdır" dedi.
ACFE (Association of Certified Fraud Examiners) tarafından yayımlanan “2026 Küresel Suistimal Raporu” (Occupational Fraud 2026: Report to the Nations) raporu, iş dünyasının karşı karşıya olduğu suistimal risklerine ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu. 143 ülkeden 2.402 gerçek vaka üzerinden hazırlanan araştırmaya göre şirketler, gelirlerinin yaklaşık %5’ini suistimaller nedeniyle kaybediyor. Küresel ölçekte değerlendirildiğinde bu oran, trilyonlarca dolarlık ekonomik kayba işaret ediyor.
Suistimal artık istisnai değil, operasyonların içinde yaşayan bir risk
Rapora göre suistimal artık şirketlerin karşısına çıkan “istisnai” bir olay olmaktan çıktı. Satın alma, satış, insan kaynakları, operasyon, tedarik zinciri, bilgi teknolojileri ve üst yönetim süreçleri dahil olmak üzere kurumların tüm operasyonlarına yayılmış, sürekli şekil değiştiren bir tehdit alanına dönüştü.
Vakaların %45’inde yolsuzluk var
Araştırmada en yaygın suistimal türü, vakaların %90’ında görülen varlıkların kötüye kullanılması olarak öne çıkıyor. Öte yandan finansal tablo suistimalleri yalnızca %6 oranında görülmesine rağmen 1 milyon ABD Doları medyan kayıpla en maliyetli suistimal alanı olarak dikkat çekiyor. Yolsuzluk ise vakaların %45’inde yer alıyor.
Faillerin %84’ü olay öncesinde davranışsal belirti gösteriyor
Raporun dikkat çektiği en kritik alanlardan biri de davranışsal kırmızı bayraklar oldu. ACFE verilerine göre suistimal faillerinin %84’ü, olay ortaya çıkmadan önce en az bir davranışsal belirti gösteriyor. Finansal baskılar, yaşam standardında açıklanamayan artışlar, kontrolcü davranışlar, olağandışı yakın tedarikçi ilişkileri ve izin kullanmama eğilimi en sık görülen göstergeler arasında yer alıyor. Ancak birçok kurum bu sinyalleri operasyonel yoğunluk nedeniyle yeterince değerlendiremiyor.
Suistimallerin ortaya çıkarılmasında en etkili yöntem ihbarlar
Suistimallerin ortaya çıkarılmasında en etkili yöntem yine ihbar mekanizmaları olarak öne çıkıyor. Web tabanlı ihbar sistemleri, e-posta kanalları ve hotline mekanizmaları kritik rol oynarken; uzmanlar, yalnızca ihbar hattına sahip olmanın yeterli olmadığına dikkat çekiyor. Çalışanların güven içinde konuşabildiği, yönetimin ihbarları ciddiyetle değerlendirdiği ve süreçlerin profesyonel şekilde yönetildiği kurumların riskleri çok daha erken aşamada tespit edebildiği vurgulanıyor.
Fikret Sebilcioğlu: ‘Etkin çalışmayan ihbar mekanizmaları ciddi risklerle karşı karşıya bırakıyor’
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Cerebra Kurucusu ve CEO’su Fikret Sebilcioğlu şunları söyledi:
“ACFE’nin 2026 raporu çok net bir gerçeği ortaya koyuyor: Suistimal artık yalnızca finans departmanlarının konusu değil. Şirketlerin tüm operasyonlarına yayılan, kurum kültürüyle doğrudan ilişkili bir risk alanından söz ediyoruz. En dikkat çekici noktalardan biri ise birçok vakanın hâlâ çok temel zafiyetlerden beslenmesi. Suistimal artık 'olursa bakarız' yaklaşımıyla yönetilebilecek bir risk değil; bugünden önlem alınması gereken stratejik bir tehdit alanı.”




