Verilere göre merkez bankaları yalnızca Aralık 2025’te 19 ton altın satın aldı. Böylece yıl genelinde net altın alımı 328 ton olarak kayıtlara geçti. Altın, dalgalı piyasa koşullarında ülkeler için güçlü bir rezerv aracı olmaya devam etti.
Polonya listenin zirvesinde
2025 yılında en fazla altın alımı yapan ülke 102 ton ile Polonya oldu. Polonya’yı Orta Asya ve Kafkasya bölgesindeki ülkeler izledi. Kazakistan 57 ton, Azerbaycan 53 ton altın alımıyla üst sıralarda yer aldı. Brezilya ise 43 tonluk alımla dördüncü sıraya yerleşti.
Türkiye ilk 5’te yer aldı
Türkiye, 2025’te gerçekleştirdiği 27 tonluk altın alımıyla Çin ile birlikte listenin beşinci sırasında yer aldı. Bu alımlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerine de doğrudan yansıdı.
TCMB’nin altın rezervleri yıl içinde 8 milyar 390 milyon dolarlık artış göstererek 121 milyar 22 milyon dolardan 129 milyar 412 milyon dolara yükseldi. Böylece altın rezervleri tarihi seviyelere ulaştı.
Altın neden tercih ediliyor?
Uzmanlara göre merkez bankalarının altın rezervlerini artırmasında üç temel faktör öne çıkıyor:
-
Döviz rezervlerinde çeşitlendirme ihtiyacı
-
Enflasyon ve kur dalgalanmalarına karşı korunma
-
Küresel belirsizliklere karşı güvenli liman oluşturma isteği
Küresel altın talebi zirvede
Dünya Altın Konseyi’nin 2025 yılına ilişkin “Küresel Altın Trendleri” raporuna göre, dünya genelinde toplam altın talebi tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarak 5 bin 2 tona ulaştı.
Yatırım amaçlı altın talebi bir önceki yıla göre yüzde 84 artış göstererek 2 bin 175 tona yükseldi. Fiziki altın tarafında da güçlü bir talep artışı yaşandı. Külçe ve madeni paralara yönelik küresel talep yüzde 16 artarak 1.374 tona çıktı.
Talepteki en güçlü artış Çin ve Hindistan’dan gelirken, bu iki ülke fiziki altın talebindeki artışın yarısından fazlasını oluşturdu.




