Artan hayat pahalılığı, para biriminin çöküşü, yaptırımların etkisi ve rejimin sert güvenlik politikaları, İran’ı kritik bir kırılma eşiğine taşıdı.
İran Ekonomisi Neden Çöktü?
İran ekonomisi yıllardır uluslararası yaptırımlar, kötü yönetim ve yapısal reform eksikliği nedeniyle baskı altında. 2025’in son aylarında bu tablo daha da ağırlaştı. İran riyalinin dolar karşısında 1,4 milyon seviyesini aşması, maaşlı çalışanlardan esnafa kadar toplumun tüm kesimlerinde alım gücünü ciddi biçimde düşürdü.
Temel gıda ürünleri, kira ve enerji fiyatlarındaki hızlı artış, özellikle dar gelirli aileleri derinden etkiledi. Resmî enflasyon oranı yüzde 40 civarında açıklansa da, gayriresmî hesaplamalar gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, halkın devlete olan ekonomik güvenini neredeyse tamamen sarstı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran rejimine yaptığı protestocuları öldürmeme uyarısını hatırlatarak, "Geçmişte protestoculara ateş ettiler. Ben de eğer bunu yaparlarsa onlara çok sert bir şekilde karşılık vereceğimizi söyledim. Şu ana kadar, büyük oranda bunu yapmadılar. Mevcut rejimi devirmeye yönelik istek ise inanılmaz düzeyde" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, Fox News televizyonuna verdiği röportajda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini ülkeden kaçırma operasyonu konusundaki kararını savunan Trump, Maduro yönetiminin ABD’ye yapılan uyuşturucu kaçakçılığında kilit rol oynadığı iddiasını yineledi. Önceki ABD hükümetinin Maduro ve yönetimine karşı sessiz kaldığını ifade eden Trump, "Zor bir karar değildi. Maduro çok sayıda insan öldürdü. Ülkemize pek çok kötü insan gönderdi. Akıl hastaneleri ve hapishanelerde kalanları ülkemize boşalttı" değerlendirmesinde bulundu.
Protestoların Fitilini Ateşleyen Yer: Tahran Büyük Çarşısı
Gösterilerin ilk adresi Tahran Büyük Çarşısı oldu. İran tarihinde çarşı esnafı, siyasal ve toplumsal dönüşümlerde her zaman kritik bir rol üstlendi. Döviz kurundaki ani sıçrama ve fiyat kontrolünün ortadan kalkması, esnafın kepenk kapatma eylemleriyle sonuçlandı.
Başlangıçta talepler ekonomik nitelikteydi: döviz istikrarı, vergi yükünün hafifletilmesi ve fiyat denetimi. Ancak güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri ve taleplerin karşılıksız kalması, protestoları kısa sürede siyasi eleştirilerin öne çıktığı bir sürece dönüştürdü.
Gösteriler Ülke Geneline Nasıl Yayıldı?
Tahran’daki eylemler kısa sürede İran’ın neredeyse tüm eyaletlerine yayıldı. Büyük kentlerin yanı sıra orta ölçekli şehirler ve kırsal bölgelerde de protestolar kayda geçti.
-
Tebriz: Çarşı esnafı ve sanayi işçilerinin katılımıyla eylemler hız kazandı. Merkezi yönetime yönelik eleştiriler dikkat çekti.
-
Batı eyaletleri (Kirmanşah, İlam, Loristan): Güvenlik güçleriyle sert çatışmalar yaşandı, can kayıpları rapor edildi.
-
Güney ve güneybatı (Ahvaz, Abadan, Mahşehr): Petrol ve petrokimya işçilerinin katılımı protestoların ekonomik boyutunu daha görünür kıldı.
-
Kum: Rejimin ideolojik merkezlerinden biri olan şehirde dahi gösterilerin görülmesi, protestoların ulaştığı noktayı simgeledi.
-
Sistan-Beluçistan: Ekonomik talepler, uzun süredir devam eden ayrımcılık ve güvenlik politikalarına yönelik tepkilerle birleşti.
İnternet kısıtlamalarına rağmen, mesajlaşma uygulamaları ve diaspora kanalları sayesinde görüntüler ve bilgiler dünya kamuoyuna ulaştı.
Rejimin Tepkisi: Sert Güvenlik Politikaları
İran yönetimi protestolara karşı güvenlikçi refleksi devreye soktu. Çok sayıda kentte sert müdahaleler gerçekleşti; onlarca kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi gözaltına alındı. İnternet erişimi sınırlandırıldı, sosyal medya platformları engellendi.
Devlet medyası olayları sınırlı biçimde aktarırken, protestocular “yabancı güçlerin etkisi altında olmakla” suçlandı. Ancak bu yaklaşım, kamuoyundaki öfkeyi yatıştırmak yerine daha da derinleştirdi.
Ekonomik Krizin Ötesinde Biriken Toplumsal Öfke
Bugünkü protestoları yalnızca ekonomik göstergelerle açıklamak yeterli değil. 2022’de Mahsa Amini’nin ölümüyle başlayan gösteriler, toplumda derin bir travma ve bastırılmış öfke yarattı. Kadın hakları, bireysel özgürlükler ve yaşam tarzına yönelik baskılar, ekonomik krizle birleşerek geniş çaplı bir hoşnutsuzluk zemini oluşturdu.
Ayrıca hükümetin sübvansiyonları azaltması, benzin ve temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarını hızlandırdı. İthalatta tercihli döviz kurunun kaldırılması, gıda fiyatlarını doğrudan mutfaklara taşıdı.
Bölgesel Güç Kaybı Rejimi Zayıflattı mı?
İran’ın “Direniş Ekseni” olarak adlandırdığı bölgesel ittifak ağı son dönemde ciddi darbe aldı. Gazze, Lübnan, Suriye ve Yemen’de yaşanan gelişmeler, İran’ın bölgesel etkisini zayıflattı. Halk arasında, ülke kaynaklarının yurt dışındaki vekil güçlere harcandığı algısı giderek güçlendi.
Nükleer Program ve Uluslararası Baskı
İran’ın nükleer programı, krizin uluslararası boyutunu derinleştiriyor. Uranyum zenginleştirme seviyesinin silah eşiğine yaklaşması, Batı’da endişeleri artırdı. ABD ve Avrupa ile ilişkiler gerilirken, Çin ve Rusya’dan beklenen güçlü destek gelmedi. Bu durum, rejimin dış politikada da yalnızlaştığı algısını güçlendirdi.
İran’ı Bekleyen Olası Senaryolar Neler?
Uzmanlara göre İran’ın önünde birkaç temel senaryo bulunuyor:
-
Sert bastırma ve mevcut düzenin korunması
-
Sınırlı ve kontrollü reform girişimleri
-
Rejim içi güç dengelerinde kırılma
-
Ayetullah Ali Hamaney’in ülkeden ayrılması
-
Kolektif veya geçici liderlik modeli
-
Daha köklü bir siyasal dönüşüm süreci
-
Bölgesel dengeleri sarsacak jeopolitik sonuçlar
-
Uzun süreli belirsizlik ve istikrarsızlık dönemi
Bu senaryoların hangisinin gerçekleşeceği, protestoların seyrine, rejim içi dengelere ve uluslararası gelişmelere bağlı olacak.
İran Kritik Bir Eşikte
İran’da yaşananlar, yalnızca geçici bir protesto dalgası değil; ekonomik çöküş, toplumsal öfke ve siyasal meşruiyet krizinin birleştiği tarihsel bir sürece işaret ediyor. Rejimin bu krizi nasıl yöneteceği, yalnızca İran’ın değil, bölgenin geleceğini de doğrudan etkileyecek.





