Eylül ayında yüzde 29,7’ye gerileyen yıllık enflasyonda dezenflasyon sürecinin arz yönlü baskılar nedeniyle yavaşladığı belirtilirken, enflasyon beklentilerinin para politikasında ihtiyatlı duruşun sürdürülmesini gerektirdiği vurgulandı.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SUNUMU
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 6 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelere ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
Sunumda küresel ekonomiden büyümeye, enflasyondan para politikasına, kredi koşullarından rezervlere kadar çok sayıda gösterge ele alındı.
Eylül enflasyonu yüzde 29,7
TCMB'nin sunumunda, Türkiye'de dezenflasyon sürecinin devam ettiği ancak arz yönlü baskılar nedeniyle sürecin yavaşladığı belirtildi.
Eylül 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 29,7 seviyesinde gerçekleşti. Sunumda, enflasyonun ana eğiliminde ise yavaşlama görüldüğü ifade edildi.
TCMB verilerine göre aylık enflasyonun 3 aylık hareketli ortalaması yıllıklandırılmış olarak Eylül ayında yüzde 1,8 seviyesine geriledi. Haziran ayında bu oran yüzde 2,2, Mart ayında ise yüzde 2,2 seviyesindeydi.
Enerji fiyatları enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor
Merkez Bankası, 2026 yılında enflasyonun seyrinde enerji fiyatlarının öne çıktığına dikkat çekti.
Eylül 2026 itibarıyla yıllık enerji enflasyonu yüzde 46,1 olurken, akaryakıt fiyatlarında yıllık artış yüzde 45,8 seviyesinde gerçekleşti. Doğal gaz fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 59,1 olarak sunumda yer aldı.
TCMB, enerji fiyatlarının jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yüksek seyrettiğini belirtti.
Eşel Mobil Sistemi akaryakıt artışını sınırladı
Sunumda akaryakıt fiyatları açısından dikkat çeken bir başka değerlendirme de Eşel Mobil Sistemi'ne ilişkin oldu.
TCMB, Eşel Mobil Sistemi'nin küresel şokun akaryakıt fiyatlarına etkisini sınırladığını belirtti.
Mart-Eylül 2026 dönemindeki hesaplamaya göre motorin fiyatındaki gerçekleşen birikimli değişim yüzde 16,8 olurken, Eşel Mobil Sistemi olmasaydı ima edilen değişim yüzde 58,6 seviyesinde olacaktı.
Benzinde gerçekleşen fiyat değişimi yüzde 57, sistem olmasaydı ima edilen değişim ise yüzde 74,8 olarak gösterildi.
TCMB'den ihtiyatlı duruş mesajı
Sunumda enflasyon beklentilerinin para politikasında ihtiyatlı duruşun sürdürülmesini gerektirdiği belirtildi.
12 ay sonrası yıllık TÜFE beklentileri kapsamında piyasa katılımcıları, reel sektör ve hanehalkına ilişkin göstergeler sunumda ayrı ayrı ele alındı.
TCMB ayrıca sıkı parasal duruşun korunduğunu ve bu duruşun makroihtiyati tedbirler ile likidite yönetimi tarafından desteklendiğini bildirdi.
Kredilere yönelik TL ve yabancı para kredi büyüme sınırları, mevduata ilişkin TL payı hedefleri ile zorunlu karşılıklar, TL depo ihaleleri ve swap işlemleri para politikasını destekleyen araçlar arasında sıralandı.
Kredi büyümesi yüzde 25 civarına geriledi
TCMB'nin sunduğu verilere göre toplam kredi büyümesi 25 Eylül 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış bazda yüzde 24,3 seviyesine geriledi.
Merkez Bankası, kredi büyümesinin kompozisyonunun da iyileşmeye devam ettiğini belirtti.
İç talepte yavaşlama
Sunumda Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde iç talep öncülüğünde yavaşladığı belirtildi.
Perakende satışlar ve toplam kart harcamalarına ilişkin göstergelerin de iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği ifade edildi.
Temmuz ayında hizmet üretimi artarken sanayi üretiminin gerilediği, kapasite kullanım oranının ise tarihsel ortalamaların altında seyrettiği kaydedildi.
Kira enflasyonunda yavaşlama beklentisi
TCMB, kira enflasyonuna ilişkin de dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu.
Sunumda, öncü göstergelerin kira enflasyonundaki yavaşlamanın süreceğine işaret ettiği belirtildi. Yeni Kiracı Kira Endeksi ile TÜİK Gerçek Kira Endeksi'ne ilişkin göstergeler de sunumda karşılaştırıldı.
Rezervlerde savaş sonrası toparlanma
Merkez Bankası ayrıca rezervlerde savaş sonrası yaşanan gerilemenin bir bölümünün telafi edildiğini bildirdi.
25 Eylül 2026 itibarıyla brüt uluslararası rezervler ve rezervlerdeki değişim sunumda ayrıntılı olarak gösterilirken, altın fiyatlarındaki değişimin rezervler üzerindeki etkisine de dikkat çekildi.
TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki sunumu, enflasyonun düşürülmesi sürecinde enerji ve jeopolitik risklerin öne çıktığını, buna karşılık para politikasında sıkı ve ihtiyatlı duruşun korunduğunu ortaya koydu.




