Borsada hisse fiyatlarının koordineli işlemlerle yükseltilmesi ve bu hisselerin yüksek fiyatlardan yatırımcılara satılması, yalnızca bireysel yatırımcıların değil, kamu kaynaklarının da zarar görmesine neden olabiliyor. Endonezya’da geçmiş yıllarda ortaya çıkan büyük fon skandalları, piyasa manipülasyonunun ülke ekonomisi ve uluslararası yatırımcı güveni üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi.
Karar.com yazarı Yıldıray Oğur, 19 Ekim 2026 tarihli “Endonezya’da borsayı nasıl kızartmışlardı?” başlıklı yazısında, ülkede yaşanan fon skandallarını ve son dönemde borsa şeffaflığı üzerinden büyüyen tartışmaları ele aldı.
Kamu fonları manipüle edilen hisselere yöneldi
Oğur’un yazısında aktardığı bilgilere göre, Endonezya’da kamu sigorta şirketi Jiwasraya ve askerler ile güvenlik görevlilerinin sigorta ve emeklilik fonlarını yöneten Asabri, hisse senedi işlemleriyle bağlantılı büyük mali zararlarla karşı karşıya kaldı.
Söz konusu dosyalarda, bazı hisselerin koordineli alım satım işlemleriyle değerinin üzerine çıkarıldığı ve bu hisselerin kamu kurumlarına satıldığı iddiaları öne çıktı. Jiwasraya dosyasında yaklaşık 1,2 milyar dolar, Asabri dosyasında ise yaklaşık 1,6 milyar dolar düzeyinde kamu zararı bulunduğu yazıda belirtildi.
Soruşturmalar kapsamında iş insanları, kurum yöneticileri ve kamu görevlileri yargı süreçlerine konu oldu. Ancak cezai yaptırımlar ve mal varlıklarına el koyma işlemleri, mağdurların zararlarının giderilmesi sorununu bütünüyle ortadan kaldırmadı.
Jiwasraya’nın faaliyetlerinin sona ermesi ve müşterilerin poliçelerinin yeni bir kamu sigorta şirketine devredilmesi de krizin maliyetini azaltmak amacıyla atılan adımlar arasında yer aldı.
MSCI’ın değerlendirmesi piyasadaki güven sorununu gündeme taşıdı
Endonezya açısından tartışmanın yeni boyutunu uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın değerlendirmeleri oluşturdu. Oğur’un yazısında, şirketlerin gerçek ortaklık yapıları, halka açık payların dağılımı ve koordineli işlemlerle fiyatların etkilenmesi konularındaki endişelere dikkat çekildi.
Yazıda aktarılan bilgilere göre, Endonezya yönetimi piyasa şeffaflığını artırmaya yönelik düzenlemeler üzerinde çalışırken MSCI’ın ülkenin uluslararası piyasalardaki sınıflandırmasına ilişkin değerlendirmesi de gündeme geldi.
Endonezya’nın gelişen piyasalar kategorisinden çıkarılması ihtimali, uluslararası endeksleri takip eden fonların ülkeye yönelik yatırımları açısından önem taşıyor. Böyle bir değişiklik, ilgili endeksleri izleyen fonların portföylerinde yeniden düzenlemelere gitmesine yol açabilir. Ancak olası etkilerin boyutu, alınacak kararın kapsamına ve fonların yatırım kurallarına bağlı olacak.
Borsa güveni yalnızca cezalarla sağlanamıyor
Endonezya örneği, piyasa manipülasyonuyla mücadelede adli soruşturmaların ve cezaların yanı sıra şeffaflık, etkin denetim ve yatırımcı haklarının korunmasının da belirleyici olduğunu gösteriyor.
Fiyatların gerçek arz ve talebi yansıtması, şirketlerin ortaklık yapılarının anlaşılabilir olması ve kamu kaynaklarının hangi yatırım araçlarına yönlendirildiğinin denetlenebilmesi, sermaye piyasalarına duyulan güvenin temel unsurları arasında bulunuyor.
Uluslararası yatırımcılar açısından da yalnızca ekonomik büyüklük ve getiri potansiyeli yeterli olmuyor. Piyasanın işleyişine, düzenleyici kurumların etkinliğine ve kuralların uygulanmasına duyulan güven, yatırım kararlarında önemli rol oynuyor.
Endonezya’da yaşananlar, sermaye piyasalarında güven kaybının etkilerinin tek tek yatırımcılarla sınırlı kalmayabileceğini; ülkenin uluslararası finans sistemindeki konumunu da etkileyebileceğini ortaya koyuyor.
Kaynak: Yıldıray Oğur, “Endonezya’da borsayı nasıl kızartmışlardı?”, Karar.com, 19 Ekim 2026.
Orijinal yazıyı okuyun: https://www.karar.com/yazarlar/yildiray-ogur/endonezyada-borsayi-nasil-kizartmislardi-1609538




