Avrupa Birliği’nin (AB) otomotiv sektörünü güçlendirmek ve Avrupa’da üretimi teşvik etmek amacıyla hazırladığı “Made in EU” düzenlemesinde yeni bir gelişme yaşandı. Fransa ve Almanya, 16 Ekim’de Avrupa otomotiv sanayisinin geleceğine ilişkin ortak bir yaklaşım üzerinde anlaşırken, AB dışındaki bazı ülkelerin de belirli koşullarla Avrupa üretim tercihinden yararlanabilmesinin önünü açtı. Ancak Türkiye, açıklanan ortak öneride yer almadı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in üzerinde uzlaştığı yaklaşım, Avrupa’da üretilen araçlara ve yerli tedarik zincirlerine öncelik verilmesini öngörüyor. İngiltere, Norveç, İzlanda ve İsviçre gibi ülkelerin belirli şartlarla kapsama alınabilmesi gündeme gelirken Türkiye’nin dışarıda kalması, Avrupa otomotiv ekosisteminin önemli üretim merkezlerinden biri açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak söz konusu yaklaşım henüz AB genelinde yürürlüğe girmiş bir düzenleme değil. Nihai çerçeve, Avrupa kurumları arasındaki müzakereler sonucunda şekillenecek.

İngiltere’ye özel kapı, Türkiye’ye belirsizlik

Fransa ve Almanya’nın ortak yaklaşımında, AB’nin tek pazarında 1 Ocak 2020 itibarıyla yer alan ülkelerle bağlantılı bir kapsam tanımı öne çıkıyor. Bu çerçeve, Brexit sonrasında tek pazardan ayrılan İngiltere’nin belirli koşullarla sisteme dahil edilmesine imkân sağlayabilecek.

Bununla birlikte, AB dışındaki ülkelerin kapsama alınması koşulsuz olmayacak. Avrupa ülkelerinin kamu ihalelerine ve kamu desteklerine karşılıklı ve adil erişiminin güvence altına alınması gibi şartlar gündemde bulunuyor. Türkiye ise açıklanan ortak öneride bu ülkeler arasında sayılmıyor.

Türkiye açısından temel mesele, yalnızca Avrupa’ya yapılan otomobil ihracatıyla sınırlı değil. Yeni düzenlemenin kamu alımları ve kamu destekleri üzerinden şekillenmesi, Avrupa’da üretim yapan şirketlerin yatırım kararlarını, tedarik zincirlerini ve gelecekteki model dağılımlarını da etkileyebilir.

Bakan Bolat: "Tekstil ve hazır giyimde ihracat ve istihdamdaki azalma durdu"
Bakan Bolat: "Tekstil ve hazır giyimde ihracat ve istihdamdaki azalma durdu"
İçeriği Görüntüle

“Made in EU” düzenlemesi neyi değiştirecek?

Avrupa Komisyonu, 4 Mart 2026’da Sanayi Hızlandırıcı Yasası (Industrial Accelerator Act) teklifini sundu. Teklifin temel hedefleri arasında Avrupa’daki üretim kapasitesinin artırılması, düşük karbonlu teknolojilerin yaygınlaştırılması ve stratejik sektörlerde Avrupa üretimine talep oluşturulması bulunuyor.

Düzenleme kapsamında kamu ihalelerinde ve kamu desteklerinde Avrupa menşeli ürünlere yönelik şartlar getirilmesi öngörülüyor. Otomotiv alanındaki hükümler ise araçların hangi koşullarda “AB’de üretilmiş” kabul edileceğini belirlemeyi amaçlıyor.

Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinde, elektrikli araçlar için montajın Birlik sınırları içinde yapılması ve batarya dışındaki araç bileşenlerinin en az yüzde 70’inin AB menşeli olması gibi ölçütler yer alıyor. Bataryalar için de ayrı menşe kriterleri öngörülüyor. Fransa ve Almanya’nın son uzlaşmasıyla bu çerçevenin nasıl şekilleneceği ise yasama sürecinde netleşecek.

Türkiye’nin otomotiv ihracatı ve yatırımları neden önemli?

Türkiye, Avrupa otomotiv sanayisinin üretim ve tedarik zincirine uzun yıllardır entegre durumda. Gümrük Birliği çerçevesindeki ticari ilişkiler ve Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası otomotiv üreticileri, sektörün Avrupa pazarıyla güçlü bağlarını ortaya koyuyor.

Bu nedenle Türkiye’nin “Made in EU” kapsamı dışında kalması, düzenlemenin nihai haline bağlı olarak rekabet koşullarını etkileyebilir. Avrupa’da üretilen araçlara kamu desteği sağlanması veya kamu alımlarında öncelik tanınması halinde, kapsama alınan ülkelerdeki üretim tesisleri avantaj elde edebilir.

Böyle bir senaryoda otomotiv şirketlerinin yeni model yatırımlarını, üretim kapasitelerini ve tedarik tercihlerini belirlerken kapsam kriterlerini dikkate alması gerekebilir. Bununla birlikte Türkiye’deki tesislerin mevcut yatırımlarının veya ihracatının doğrudan zarar göreceğini söylemek için henüz erken. Etkinin boyutu, düzenlemenin nihai hükümlerine ve Türkiye’nin kapsam içine alınıp alınmayacağına bağlı olacak.

Türkiye için diplomasi ve müzakere süreci öne çıkıyor

Türkiye’nin düzenlemeye dahil edilmesi talebi daha önce de gündeme geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 16 Temmuz 2026’da Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) temsilcileriyle yapılan görüşmelerin ardından, Avrupa otomotiv sektörünün Türkiye’nin “Made in EU” politikasına tam ve koşulsuz dahil edilmesini desteklediğini açıklamıştı.

Fransa ve Almanya’nın son uzlaşması, Türkiye’nin bu yöndeki girişimlerini daha da önemli hale getiriyor. Türkiye’nin Avrupa otomotiv üretim zincirindeki mevcut rolünün korunması ve yeni yatırımlar açısından rekabetçi konumunu sürdürmesi için kapsam tanımına ilişkin müzakereler belirleyici olacak.