Bursa’nın İznik ilçesinde son iki yılda etkili olan yoğun yağışlar, zaman zaman sel ve taşkınlara neden oldu. Yıllardır kuru olduğu için “Kuru Dere” olarak adlandırılan dere yataklarının bile suyla dolup taşması, bölgedeki yağışların etkisini ortaya koydu. Ancak tüm bu yağışlara rağmen İznik Gölü’nde su seviyesinin gerilemeye devam etmesi, göl çevresinde yaşayan vatandaşların tepkisini ve merakını artırdı.

Bursa ve İstanbul’daki barajların doluluk oranlarında yağışlarla birlikte yaşanan artışa rağmen İznik Gölü’nün beklenen ölçüde toparlanmaması, “Yağışlarla birlikte dereler taşarken İznik Gölü neden çekiliyor?” sorusunu gündeme taşıdı.

“Bilim insanlarından açıklama bekliyoruz”

İznik Gölü kıyısında 20 yılı aşkın süredir işletmecilik yapan Bekir Uslu, son yıllarda yaşanan yağışlara rağmen göldeki su kaybının devam etmesine dikkat çekti.

Bölgedeki dere yataklarının taştığını, hatta yıllardır su görülmeyen kuru derelerin bile dolduğunu belirten Uslu, Bursa ve İstanbul’daki barajlarda da doluluk oranlarının arttığını ifade etti. Buna karşın İznik Gölü’nün aynı ölçüde su kazanamamasının kendilerini düşündürdüğünü dile getirdi.

Göldeki çekilmenin nedeninin bilimsel verilerle açıklanmasını isteyen Uslu, göl tabanında çatlak bulunduğu ve suların yer altına sızdığı yönünde iddialar duyduklarını belirterek yetkililerden ve bilim insanlarından açıklama beklediklerini söyledi.

Uluslararası Sıfır Atık ve Sürdürüleblrlk Yarışması Başlıyor
Uluslararası Sıfır Atık ve Sürdürüleblrlk Yarışması Başlıyor
İçeriği Görüntüle

İznik Gölü’nün altında çatlak mı var?

Göldeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte vatandaşlar arasında göl tabanında çatlak oluştuğu ve suyun yer altına kaçtığı yönündeki iddialar da gündeme geldi. Ancak bu iddiayı doğrulayan bilimsel bir bulgu ortaya konulmuş değil.

Uzman değerlendirmesi gerektiren su kaybının nedenlerinin belirlenebilmesi için gölü besleyen akarsuların debisi, yer altı suyu hareketleri, tarımsal sulama ve diğer su kullanımları ile buharlaşma gibi faktörlerin birlikte incelenmesi gerekiyor. Ayrıca yağış miktarı kadar yağışın havzaya dağılımı, göle ulaşan su miktarı ve gölün su bütçesi de önem taşıyor.

Bu nedenle göl seviyesindeki düşüşün tek başına bir çatlak iddiasıyla açıklanması mümkün değil. Göl tabanında su kaybına neden olan bir durum bulunup bulunmadığının ortaya konulması için hidrolojik ve jeolojik incelemelerle desteklenen bilimsel verilere ihtiyaç duyuluyor.

“Torunumu nerede yüzdüreceğim?”

İznik Gölü’ndeki çekilme, bölge sakinlerinin günlük yaşamını ve gölle kurdukları bağı da etkiliyor. İznikli vatandaş Esin Ören, çocukluğunda gölde rahatça yüzebildiğini ancak bugün uygun yüzme alanı bulmakta zorlandıklarını söyledi.

Göldeki su kaybının kendilerini üzdüğünü belirten Ören, geçmişte gölün çok daha güzel olduğunu ve çocukluk yıllarında doyasıya yüzdüklerini ifade etti. Yaşanan yoğun yağışlara rağmen göldeki suyun nereye gittiğini anlayamadıklarını dile getiren Ören, yetkililerden açıklama beklediklerini belirtti.

İznik Gölü’nün geleceği için bilimsel açıklama bekleniyor

Tarım, turizm ve doğal yaşam açısından önemli bir yere sahip olan İznik Gölü’nde su seviyesinin gerilemesi, bölgenin geleceğine ilişkin kaygıları artırıyor. Yağışların ardından dere yataklarında taşkınlar yaşanmasına rağmen göldeki çekilmenin sürmesi, su kaynaklarının nasıl yönetildiği ve gölün hangi koşullarda beslendiği sorularını öne çıkarıyor.

Bölge halkı, göldeki su kaybının nedenlerinin açıklığa kavuşturulmasını ve kamuoyunda gündeme gelen iddialara bilimsel verilerle yanıt verilmesini istiyor. İznik Gölü’nün neden yeterince su kazanamadığı ve çekilmenin hangi etkenlerden kaynaklandığı ise kapsamlı incelemelerle netlik kazanabilecek.