Artvin’in Hopa ilçesinde bir kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 7-8 tırın zarar gördüğü heyelan ve kaya düşmesi, Doğu Karadeniz’deki afet riskini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, bölgenin yüksek yağış miktarı ve eğimli arazi yapısı nedeniyle heyelanlara karşı hassas olduğuna dikkat çekerken, yanlış arazi kullanımının da tehlikeyi artırabildiği uyarısında bulunuyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara, Doğu Karadeniz’de heyelanların en önemli nedeninin meteorolojik olaylar, özellikle de yoğun yağışlar olduğunu belirtti. Yağışların arka arkaya ve yüksek miktarda gerçekleşmesinin toprağın suya doymasına yol açtığını ifade eden Kara, bu durumun yamaçlardaki toprak kütlelerinin hareket etmesini kolaylaştırdığını söyledi.

Hopa’da yağış ve eğimli arazi riski artırıyor

Türkiye’nin en fazla yağış alan bölgeleri arasında bulunan Hopa’da yıllık yağış miktarı 2 bin milimetreye kadar ulaşabiliyor. Yüksek yağış miktarının bölgenin eğimli topografyasıyla birleşmesi, heyelan ve kaya düşmesi riskini artırıyor.

Prof. Dr. Kara, özellikle toprağın üst katmanının suyu geçirmesine karşın alt katmanının geçirimsiz olduğu yamaçlarda tehlikenin büyüyebildiğini belirtti. Bu tür alanlarda aşağıya süzülen suyun toprak katmanları arasında birikerek kaygan bir yüzey oluşturabildiğini kaydeden Kara, toprağın bu yüzey üzerinden hareket etmesinin heyelanlara neden olabildiğini dile getirdi.

COP31’e Doğru: İş Dünyasının İklim Eylemindeki Rolü Güçlendiriliyor
COP31’e Doğru: İş Dünyasının İklim Eylemindeki Rolü Güçlendiriliyor
İçeriği Görüntüle

Yaz mevsiminden sonbahara geçişte görülen aşırı ve şiddetli yağışların da bu süreci hızlandırabildiğine dikkat çeken Kara, heyelanların özellikle yağışlı dönemlerde daha sık meydana geldiğini ifade etti.

Tır parkları ve yerleşim alanları için önlem çağrısı

Hopa’daki olayda heyelanla birlikte kaya düşmesinin de yaşanması, yamaçların altındaki alanlarda alınması gereken güvenlik önlemlerini gündeme getirdi. Kara, özellikle insanların can güvenliğinin tehlikeye girdiği bölgelerde kapsamlı koruma sistemlerinin kurulması gerektiğini belirtti.

Yamaçlardan gelebilecek kaya ve toprak kütlelerine karşı çelik kafesler ve bariyerler kullanılabileceğini kaydeden Kara, suyun kontrolsüz biçimde yamaç boyunca ilerlemesinin önlenmesinin de hayati önem taşıdığını vurguladı.

Kara’ya göre, tır parkının üzerindeki suların kontrollü şekilde tahliye edilmesi ve uygun drenaj sistemlerinin kurulması, toprağın aşırı suya doymasını önlemek açısından kritik rol oynuyor. Riskli alanlarda yalnızca olay sonrasında müdahale edilmesinin yeterli olmadığını belirten Kara, önleyici tedbirlerin önceden uygulanması gerektiğine işaret etti.

Yanlış arazi kullanımı da heyelanı tetikleyebiliyor

Doğu Karadeniz’de heyelan riskini artıran unsurlar yalnızca yağış ve eğimle sınırlı değil. İnsan faaliyetleri ve arazi kullanımındaki değişiklikler de yamaçların dengesini etkileyebiliyor.

Kara, orman alanlarının çay ve fındık bahçelerine dönüştürülmesi gibi değişikliklerin bazı bölgelerde yamaçların stabilitesini olumsuz etkileyebildiğini belirtti. Yol açılması ve yamaçlarda gerçekleştirilen diğer insan faaliyetlerinin de heyelan oluşumunda etkili olabileceğini ifade etti.

Uzmanlara göre, risk haritalarında heyelan tehlikesi bulunan bölgelerde yapılaşma kararlarından tır parklarının konumlandırılmasına kadar birçok unsurun dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor. Doğu Karadeniz’de can ve mal kayıplarının önüne geçilebilmesi için yağış, arazi yapısı ve insan etkisinin birlikte ele alınması; drenaj, koruyucu bariyerler ve doğru arazi kullanımına yönelik önlemlerin zamanında hayata geçirilmesi önem taşıyor.