Kararın ardından küresel piyasalarda sınırlı hareketler görülürken yatırımcılar, aralık ayındaki toplantıya ilişkin sinyalleri izlemeye başladı.
Fed, 28 Ekim'de sona eren toplantısında politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,75-4 aralığında bıraktı. Federal Açık Piyasa Komitesi'nde (FOMC) karar 10'a karşı 2 oyla alındı. Lisa Cook ve Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, faizin 25 baz puan artırılması yönünde oy kullandı.
Karar metninde ABD ekonomisindeki büyümenin güçlü seyrettiğine dikkat çekilirken enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiği vurgulandı. Fed, enflasyonun yüzde 2 hedefine zamanında dönebilmesi için yeni verilerin değerlendirilmesi gerektiği mesajını verdi. Bu yaklaşım, bankanın önümüzdeki dönemde faiz indirimine yönelmek yerine sıkı para politikasını sürdürme, hatta koşullar gerektirirse yeniden faiz artırma seçeneğini masada tutabileceğine işaret ediyor.
Piyasalar kararı nasıl karşıladı?
Reuters'ın piyasa verilerine dayandırdığı haberlerde, Fed'in kararının ardından ABD hisse senetlerinde sınırlı yükseliş, dolarda ise gerileme görüldü. Ancak piyasalardaki hareketler, yatırımcıların faiz kararını tek başına değil, Fed'in sonraki adımlarına ilişkin mesajlarla birlikte değerlendirdiğini ortaya koydu.
Kararın beklentiler doğrultusunda gelmesi, piyasalarda sert bir fiyatlama yaşanmasını sınırladı. Buna karşılık iki üyenin faiz artışını savunması ve enflasyonun hedefin üzerinde kalması, para politikasına ilişkin belirsizliğin sürdüğünü gösterdi.
Altın fiyatlarında yönü ne belirleyecek?
Faizlerin yüksek kalması, faiz getirisi sağlamayan altın açısından baskı oluşturabiliyor. ABD tahvil getirilerinin ve doların güçlenmesi, altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltabilir. Buna karşılık doların zayıflaması, jeopolitik riskler ve güvenli liman talebi altın fiyatlarına destek verebilir.
Nitekim Reuters'ın 28 Ekim tarihli haberinde, Fed kararı sonrasında altının dalgalı seyrettiği ve ons altının gün içinde baskı altında kaldığı aktarıldı. Bu nedenle yalnızca faizin sabit tutulmasına bakarak altın fiyatlarında kalıcı bir yükseliş beklemek doğru olmayabilir. Enflasyon verileri, tahvil faizleri ve doların seyri belirleyici olacak.
Dolar ve borsalarda hangi senaryolar öne çıkıyor?
Fed'in faiz artışına yeniden yönelmesi, diğer koşullar değişmediği takdirde doların destek bulmasına ve küresel finansman koşullarının sıkılaşmasına neden olabilir. Böyle bir senaryo, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları üzerinde baskı oluşturabilir.
Faizlerin sabit kalması ve enflasyonun yavaşlaması ise risk iştahını destekleyebilir. Bu durumda hisse senetleri ve gelişmekte olan ülke varlıkları açısından daha elverişli bir ortam oluşabilir. Ancak Fed'in faizleri uzun süre yüksek tutması da şirketlerin finansman maliyetlerini artırarak borsalarda yükselişin önünde engel oluşturabilir.
Türkiye piyasaları nasıl etkilenebilir?
Fed'in para politikası, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından doların küresel seyri, dış finansman maliyetleri ve yabancı yatırımcıların risk iştahı üzerinden önem taşıyor. ABD'de faizlerin uzun süre yüksek kalması, gelişmekte olan ülkelere yönelen sermayeyi sınırlayabilir ve dış borçlanma maliyetlerini artırabilir.
Buna karşılık doların küresel ölçekte zayıflaması ve risk iştahının güçlenmesi, Türkiye dahil gelişmekte olan piyasalara yönelik yatırımcı ilgisini destekleyebilir. Bununla birlikte Borsa İstanbul, dolar/TL ve gram altın üzerindeki etkiler yalnızca Fed kararına bağlı olmayacak. Türkiye'nin enflasyon görünümü, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın politikası, ülke risk primi ve döviz kurundaki hareketler de belirleyici olacak.
Gözler aralık ayındaki Fed toplantısında
Fed'in önümüzdeki dönemde atacağı adımlarda enflasyon ve istihdam verilerinin yanı sıra enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler de etkili olacak. İki yetkilinin faiz artışı yönünde oy kullanması, komite içindeki görüş ayrılığını ortaya koyarken yeni veriler gelmeden kesin bir faiz patikası çizilmesini zorlaştırıyor.
Piyasalarda aralık ayında faiz artışı ihtimali de fiyatlanmaya başlandı. Ancak bu beklenti kesinleşmiş bir karar anlamına gelmiyor. Enflasyonun seyrine ve ekonomik aktivitenin gücüne bağlı olarak Fed'in faizleri sabit tutması veya yeniden artırması mümkün.
Önümüzdeki haftalarda açıklanacak veriler, doların, altının ve küresel borsaların yönü açısından belirleyici olacak. Yatırımcılar için asıl soru artık Fed'in faizi bu toplantıda sabit tutup tutmadığından çok, yüksek faiz politikasını ne kadar süre devam ettireceği ve yeni bir artışa ihtiyaç duyup duymayacağı.



