ASELSAN yükselişiyle dikkat çekerken Katmerciler, Otokar, Altınay Savunma, PATEK ve PAPIL gibi hisselerdeki kayıplar, ihracat artışının şirketlerin finansal sonuçlarına ve hisse fiyatlarına aynı ölçüde yansımadığını ortaya koyuyor.

Türkiye savunma ve havacılık sanayiinde ihracat odaklı büyüme hız kazanırken, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin hisse performansları farklı yönlerde ilerliyor. Sektörün ihracat rakamlarındaki yükseliş, savunma sanayii şirketlerini yatırımcıların gündeminde tutsa da şirketlerin finansal tabloları ve piyasa değerlemeleri arasındaki farklılıklar dikkat çekiyor.

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün tarafından açıklanan verilere göre, sektörün eylül ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10,7 artarak 634 milyon dolara yükseldi. Ocak-eylül dönemindeki toplam ihracat yüzde 15,6 artışla 6 milyar 926 milyon dolara ulaşırken, son 12 aylık ihracat yüzde 30 artarak 10 milyar 941 milyon dolar seviyesine çıktı. <Cite refs={["turn205414search0","turn205414search4"]}/>

Peki, savunma sanayiindeki bu büyüme borsadaki hisselere ne ölçüde yansıyor? ASELS, KATMR, OTKAR, ALTNY, PATEK, ONRYT, SDTTR ve PAPIL verileri, sektörün büyümesiyle hisse getirilerinin her zaman paralel ilerlemediğini gösteriyor.

İhracat artışı neden bütün hisseleri yükseltmiyor?

Savunma sanayiinde ihracatın artması, şirketler için yeni pazarlar, daha geniş sipariş portföyleri ve uzun vadeli gelir fırsatları anlamına gelebilir. Ancak sektörün toplam ihracatındaki yükselişin her şirkete aynı oranda katkı sağlaması beklenmiyor.

Şirketlerin ürün grupları, ihracat payları, sözleşme büyüklükleri, teslimat takvimleri ve üretim maliyetleri birbirinden farklı. Ayrıca bir siparişin alınması, gelirin muhasebeleştirilmesi ve kârın ortaya çıkması aynı dönemde gerçekleşmeyebilir.

Bu nedenle yatırımcılar açısından yalnızca ihracat büyümesine değil, ihracatın şirket cirosuna, faaliyet kârına ve nakit akışına ne ölçüde katkı sağladığına bakılması gerekiyor. Finansman giderleri ve işletme sermayesi ihtiyacı da şirketlerin kârlılığı üzerinde belirleyici olabiliyor.

ASELSAN pozitif ayrışıyor

Paylaşılan tabloda ASELSAN (ASELS), 306,7 milyar TL özsermayesi ve 14,44 milyar TL net kârıyla diğer şirketlerden belirgin biçimde ayrılıyor. Hissenin yılbaşından bu yana yüzde 50,3 yükselmesi, incelenen şirketler arasındaki en güçlü fiyat performansına işaret ediyor.

Şirketin yüzde 17,19 olarak belirtilen ihracat oranı, uluslararası satışların faaliyetlerindeki yerini gösteren önemli bir veri. Bununla birlikte 5,18 seviyesindeki PD/DD oranı, piyasanın şirketin özsermayesine kıyasla yüksek bir değerleme uyguladığını ortaya koyuyor.

ASELSAN açısından değerlendirilmesi gereken temel başlıklar, güçlü sipariş portföyünün sürdürülebilir gelir ve kârlılığa dönüşmesi, faaliyet marjlarının korunması ve mevcut piyasa değerlemesinin gelecekteki büyüme beklentileriyle ne ölçüde örtüştüğü.

KATMR ve PAPIL'de sert kayıplar

Katmerciler (KATMR), yılbaşından bu yana yüzde 56,99'luk düşüşle dikkat çekiyor. Tabloda yer alan 0,25 PD/DD oranı, hissenin özsermayesine göre düşük bir değerlemeyle işlem gördüğüne işaret ediyor.

Ancak düşük PD/DD, tek başına hissenin ucuz olduğu veya yükseliş potansiyelinin yüksek bulunduğu anlamına gelmiyor. Şirketin borçluluğu, özsermayesinin niteliği, faaliyet kârlılığı ve yeni siparişlerin finansal sonuçlara katkısı birlikte incelenmeli.

PAPIL tarafında ise yılbaşından bu yana yüzde 60,7'lik düşüş öne çıkıyor. Tabloda 238,8 milyon TL net zarar ve 3,77 PD/DD oranı bulunuyor. Yüzde 24,9 olarak verilen ihracat oranı uluslararası satışlar açısından takip edilmesi gereken bir gösterge olsa da fiyat kaybının nedenlerini tek başına açıklamıyor.

PAPIL için gelirlerin gelişimi, zararların kaynakları ve yeni projelerin nakit üretimine katkısı önem taşıyor. Her iki hissede de geçmiş fiyat düşüşlerinin otomatik olarak alım fırsatı şeklinde değerlendirilmesi yanıltıcı olabilir.

OTKAR'da yüksek ihracat oranı, kârlılık sorusunu ortadan kaldırmıyor

Otokar (OTKAR), tabloda yüzde 53,92 ile en yüksek ihracat oranına sahip şirket olarak öne çıkıyor. Buna karşın verilerde 4,49 milyar TL net zarar ve yüzde 36,27'lik yılbaşından bu yana fiyat düşüşü bulunuyor.

Bu görünüm, dış satışların yüksek olmasının tek başına güçlü kârlılık sağlamadığını gösteren örneklerden biri. Proje maliyetleri, teslimatların zamanlaması, finansman giderleri ve üretim marjları şirketin mali sonuçlarını etkileyebilir.

OTKAR açısından ihracat performansının yanı sıra zararların seyri ve faaliyetlerin yeniden sürdürülebilir kârlılığa ulaşıp ulaşamayacağı önem kazanıyor. Tablodaki 6,75 PD/DD oranı da şirketin değerlemesi incelenirken dikkate alınması gereken unsurlar arasında yer alıyor.

ALTNY, PATEK ve SDTTR'de finansal sonuçlar belirleyici

Altınay Savunma (ALTNY), 2,11 PD/DD oranına karşın tabloda 64,2 milyon TL net zararla yer alıyor. Hissenin yılbaşından bu yana yüzde 22,39 gerilemesi, şirketin büyüme beklentilerinin yanı sıra mevcut finansal performansının da izlenmesi gerektiğini gösteriyor. Yüzde 3,21 olarak belirtilen ihracat oranının gelişimi de uluslararası pazarlardaki büyümenin değerlendirilmesinde önem taşıyor.

PATEK'te yılbaşından bu yana yüzde 51,86'lık kayıp ve 1,21 milyar TL net zarar öne çıkıyor. Tabloda ihracat oranı belirtilmediği için şirketin dış satışlarını diğer hisselerle doğrudan karşılaştırmak mümkün değil. Şirketin faaliyetlerinden elde ettiği gelirler, sözleşmelerinin niteliği ve zararların seyri, hisse performansını değerlendirirken dikkate alınmalı.

SDTTR ise 23,36 milyon TL net kâr ve yüzde 16,52'lik fiyat düşüşüyle tabloda yer alıyor. 2,98 PD/DD oranı ve yüzde 2,48 olarak verilen ihracat oranının yanı sıra siparişlerin teslimata dönüşme süresi, faaliyet marjları ve nakit akışı da şirketin finansal görünümü açısından takip edilmeli.

ONRYT'de düşük PD/DD tek başına yeterli değil

ONRYT için tabloda 0,66 PD/DD oranı ve yüzde 49,54'lük yılbaşından bu yana düşüş veriliyor. Net kâr ise 924.655 TL olarak belirtiliyor.

Bu rakam, diğer şirketlerin kâr ve zarar tutarlarıyla karşılaştırıldığında oldukça sınırlı kalıyor. Düşük PD/DD oranı araştırmaya değer bir gösterge olsa da kârlılığın devamlılığı, sipariş portföyü, gelirlerin dönemsel dağılımı ve likidite durumu incelenmeden olumlu bir değerleme sonucuna ulaşmak doğru olmaz.

Bedir Mutabakat Zaptı yeni fırsatlar yaratabilir mi?

Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı, savunma sanayiinde ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve uzun vadeli sanayi iş birlikleri açısından gündeme gelen gelişmeler arasında bulunuyor.

Bu tür iş birlikleri hayata geçirildiğinde yeni pazarlara erişim, ortak projeler ve uzun vadeli siparişler açısından fırsatlar oluşturabilir. Ancak mutabakatın imzalanmış olması, Borsa İstanbul'daki belirli şirketler için kesinleşmiş sipariş veya gelir anlamına gelmiyor.

Halka arz için bekleyen 136 şirket kim?
Halka arz için bekleyen 136 şirket kim?
İçeriği Görüntüle

Olası ekonomik etkinin ölçülebilmesi için projelerde hangi şirketlerin yer alacağının, sözleşme tutarlarının, finansman koşullarının ve teslimat takvimlerinin netleşmesi gerekiyor.

Savunma hisselerinde hangi göstergeler izlenmeli?

Savunma sanayiindeki ihracat artışının borsadaki karşılığını anlamak için şirketler arasında yalnızca fiyat değişimine veya PD/DD oranına göre karşılaştırma yapmak yeterli değil. Yatırımcıların özellikle şu göstergeleri birlikte değerlendirmesi gerekiyor:

  • İhracatın gelir içindeki payı: Dış satışların büyümesi şirketin toplam cirosuna ne ölçüde yansıyor?

  • Sipariş portföyü: Açıklanan siparişler kesinleşmiş sözleşmelere dayanıyor mu ve ne zaman teslim edilecek?

  • Kârlılık: Ciro artışı faaliyet kârına ve net kâra dönüşüyor mu?

  • Nakit akışı ve borçluluk: Şirket üretim ve teslimat süreçlerini hangi finansman koşullarıyla yürütüyor?

  • Değerleme: Hissenin mevcut fiyatı, şirketin büyüme beklentilerini ne ölçüde içeriyor?

İhracatta büyüme var, hisselerde tek bir hikâye yok

Türkiye savunma ve havacılık sanayiinin ihracatındaki yükseliş, sektörün uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendiğine işaret ediyor. Ancak bu büyümenin borsadaki şirketlere yansıması; siparişlerin niteliğine, kârlılığa, finansal yapıya ve piyasanın geleceğe ilişkin beklentilerine göre değişiyor.

Paylaşılan verilerde ASELSAN'ın pozitif fiyat performansına karşılık diğer bazı hisselerde belirgin kayıplar görülmesi, sektör büyümesiyle hisse getirilerinin aynı şey olmadığını ortaya koyuyor.

Savunma sanayiinde ihracat artışı önemli bir avantaj sağlasa da borsadaki asıl belirleyici, bu büyümenin şirket bazında ne ölçüde sürdürülebilir gelir, kâr ve nakit akışına dönüşebildiği.

Hisse performansı ve finansal rakamlar, paylaşılan tablodaki verilere dayanmaktadır. Yatırım kararı öncesinde güncel şirket finansalları ve KAP açıklamaları ayrıca incelenmelidir. Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.