SIFIR ATIK YAKLAŞIMI İKLİM DİPLOMASİSİNDE STRATEJİK DEĞER HALİNE GELDİ
Türkiye’nin 2017 yılında başlattığı ulusal çevre ve iklim seferberliği, geçen yıllar içinde sınırları aşarak küresel ölçekte karşılık bulan bir harekete dönüşmüştür.
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin güçlü vizyonu ve himayelerinde ivme kazanan bu yaklaşım; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre, iklim ve sürdürülebilir kalkınma alanlarındaki kararlı iradesiyle birlikte, Türkiye’nin küresel iklim diplomasisindeki öncü rolünü güçlendiren stratejik bir değer hâline gelmiştir.
2017 yılında Türkiye'de yüzde 10 seviyelerinde olan geri dönüşüm oranının bugün yüzde 40’lara yaklaşan seviyeye ulaşması, yalnızca istatistiki bir başarı değil, toplumsal bir zihniyet dönüşümünün somut kanıtıdır.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin BM nezdinde yürüttüğü uluslararası diplomasi, “30 Mart Dünya Sıfır Atık Günü” ilan edilmesiyle taçlanmış ve küresel sıfır atık mimarisinin temelini atmıştır.

COP31 ANTALYA: İCRAAT VE EYLEM ZAMANI
9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), Türkiye'nin iklim vizyonunun sahaya yansıyacağı tarihi bir buluşma olacaktır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanımız Sayın Murat Kurum'un kararlı liderliğinde hazırlıkları yürütülen COP31, söylenenden ziyade eyleme geçen bir iklim zirvesi olarak öne çıkacaktır.
COP31, sadece emisyon azaltım hedeflerinin tartışıldığı bir platform olmayıp; kaynakların verimli kullanılması, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, metan emisyonlarının azaltılması ve atık oluşumunun kaynağında engellenmesi gibi hayati konuların iklim ajandasına yön vereceği bir merkez hâline gelecektir.
DÖNGÜSEL EKONOMİ, KAYNAK VERİMLİLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ
İklim değişikliğiyle mücadelenin kalıcı sonuçlar üretebilmesi, sadece emisyonların azaltılmasına değil, ekonomik sistemlerin kaynak kullanımı bakımından yeniden ele alınmasına bağlıdır.
Bu çerçevede sıfır atık yaklaşımı; atığın yönetilmesinden çok daha geniş bir perspektifle, üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinin dönüştürülmesini, doğal kaynakların korunmasını ve ekonomik faaliyetlerin daha verimli ve döngüsel bir yapıya kavuşturulmasını hedeflemektedir.
Plastik kirliliğinden gıda israfına, organik atıklardan su ve enerji kaynaklarının verimli kullanımına kadar pek çok alan, iklim politikalarıyla doğrudan bağlantılı bir bütünün parçalarıdır.
Bu dönüşümün başarısı ise tek bir sektörün ya da kurumun çabasıyla mümkün değildir. Merkezi ve yerel yönetimler, özel sektör, finans kuruluşları, akademi, sivil toplum ve vatandaşların ortak bir anlayış etrafında buluşması gerekmektedir.
Bu nedenle COP31 sürecinde önceliğimiz, farklı aktörlerin bilgi, deneyim ve çözüm kapasitesini aynı zeminde buluşturan; uygulanabilir, ölçülebilir ve uzun vadeli sonuçlar üreten bir iş birliği kültürünü güçlendirmektir.
Sıfır atığı iklim eyleminin tamamlayıcı bir unsuru olmanın ötesine taşıyarak, kaynak verimliliğini ve döngüselliği ekonomik ve toplumsal dönüşümün temel unsurlarından biri hâline getirmeyi hedefliyoruz.
TOPLUMSAL SAHİPLENME VE YEREL ÇÖZÜM ODAKLI İKLİM HAMLESİ
Geçmiş 31 yılda düzenlenen COP zirvelerinde 70'ten fazla küresel karar alınmış, ancak ne yazık ki sahada tam manasıyla uygulanan kararlar sınırlı kalmıştır.
Bu eksikliği gidermek amacıyla Sıfır Atık Vakfı bünyesinde “COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi”ni hayata geçirdik.
Kısa sürede 1000'den fazla kurum ve kuruluştan başvuru aldık. Ekiplerimiz, vatandaşlarımızın, yerel toplulukların ve özel sektörün talep ve sorunlarını birebir dinleyerek somut çözüm yolları geliştirmektedir.
İklim eylemi ancak halkın sahiplenmesiyle sürdürülebilir kılınabilir.
Ayrıca COP31 kararlarının kalıcılığını sağlamak amacıyla şimdiden bir sonraki zirve olan COP32 ev sahibi Etiyopya ile stratejik iş birliği anlaşmaları imzaladık.
Başkent Addis Ababa'da görev yapacak personelin eğitim süreçlerini üstlenerek Türkiye'nin tecrübesini Afrika kıtasına ve küresel güney coğrafyasına aktarıyoruz.
GELECEĞE BIRAKILACAK SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR MİRAS
COP31, Türkiye'nin ev sahipliğinde küresel atık yönetimi ve döngüsel ekonomi modellerinin yeniden tanımlandığı tarihi bir eşik olacaktır.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin vizyoner liderliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'un icracı yönetimi altında, Antalya zirvesinde belediye başkanlarından sanayicilere kadar her kademeyle küresel döngüsellik modellerini paylaşacağız.
Sıfır Atık Vakfı olarak, atığı bir yük değil, iklim krizini çözmenin ve geleceği inşa etmenin en güçlü kaynağı olarak görmeye ve bu vizyonu tüm dünyada yaygınlaştırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Dünya ortak evimiz. Geleceği korumanın yolu ise kaynaklarımızı korumaktan geçiyor.


