Arkadaşına farklı tarihlerde banka kanalıyla borç para gönderen bir kişi, parasını geri almak için WhatsApp üzerinden talepte bulundu. Ancak borçlu, icra takibine itiraz ederek gönderilen paraların borç olmadığını savundu. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yargıya taşınırken dosyadan emsal niteliğinde bir Yargıtay kararı çıktı.
Borçlu, gönderilen paraların geri ödeme olduğunu savundu
Davacı, arkadaşına zor durumda olduğu gerekçesiyle farklı tarihlerde banka üzerinden borç para gönderdi. EFT ve havale işlemlerinde “elden borç” açıklaması da yer aldı. Alacaklı, gönderdiği paraları WhatsApp üzerinden geri istedi. İlk talebini 8 Ekim 2021 tarihinde ileten davacı, 28 Eylül 2022'de icra takibi başlattı.
Davalı ise borç iddiasını kabul etmedi. Kendisine gönderilen paraların, daha önce davacıya elden verdiği yaklaşık 900 bin liranın geri ödemesi olduğunu ileri sürdü. Ayrıca takip öncesinde kendisine yasal süre tanınmadığını ve alacağın henüz muaccel hale gelmediğini savundu.
İlk derece mahkemesi alacaklıyı haklı buldu
Asliye Hukuk Mahkemesi, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarını ve banka dekontlarını birlikte değerlendirdi. Gönderilen paraların davalının ekonomik sıkıntı yaşaması nedeniyle ödünç verildiği ve daha sonra geri istendiği sonucuna varan mahkeme, davayı kısmen kabul etti.
Mahkeme, icra takibinin devamına ve davalı aleyhine yüzde 20 icra inkâr tazminatına hükmetti.
Ancak davalının istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi farklı bir değerlendirme yaptı. Takip öncesinde usulüne uygun ihtar veya bildirim yapılmadığını belirten BAM, borcun ödeme emrinin tebliğinden itibaren altı hafta sonra muaccel olacağını ifade ederek davayı hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle reddetti.
Yargıtay'dan WhatsApp yazışmaları için önemli değerlendirme
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını bozdu.
Yüksek Mahkeme, WhatsApp yazışmaları ile banka dekontlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Mesajlar ve “elden borç” açıklamalı EFT dekontlarının, paranın ödünç verildiğini ve daha sonra geri istendiğini ortaya koyduğuna dikkat çekti.
Yargıtay kararında, ödünç verilen paranın geri ödenmesi için belirli bir gün veya bildirim süresi kararlaştırılmamışsa, borçlunun ilk talep tarihinden itibaren altı hafta geçmeden parayı geri vermekle yükümlü olmayacağı hatırlatıldı.
Daire, somut olayda alacaklının ilk talebini 8 Ekim 2021'de WhatsApp üzerinden ilettiğini, icra takibinin ise 28 Eylül 2022'de başlatıldığını belirledi. Böylece kanunda öngörülen altı haftalık sürenin fazlasıyla dolduğuna işaret edildi.
Bu gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı yararına bozuldu.
WhatsApp mesajıyla borç istemek geçerli mi?
Yargıtay'ın emsal değerlendirmesi, ödünç verilen paranın geri istenmesinde yazılı ihtarın tek yol olmadığını ortaya koydu. İade tarihi veya bildirim süresi önceden belirlenmemişse alacaklının borcu geri istediğini bildirmesi ve bu ilk talepten itibaren altı haftanın geçmesi gerekiyor.
Bu talep yazılı ihtarla yapılabileceği gibi, taraflarca kabul edilen WhatsApp yazışmaları gibi elektronik mesajlarla da ispatlanabiliyor. Dolayısıyla mesajlaşmalar, banka dekontları ve diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde alacak-borç ilişkisinin ve geri ödeme talebinin kanıtlanmasında önem taşıyor.



