Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye’nin mali şeffaflık alanındaki gelişimini ele alan değerlendirme raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye’nin son 10 yılda kamu mali yönetimi, bütçe uygulamaları ve mali raporlama alanlarında önemli ilerleme sağladığı belirtildi.

IMF’nin ülkelerin mali istatistiklerini, bütçe yönetimini, mali risklerin açıklanmasını ve hesap verebilirlik uygulamalarını inceleyen Mali Şeffaflık Değerlendirmesi kapsamında hazırlanan raporda, Türkiye’nin performansına dikkat çekildi. Türkiye, değerlendirme süreci tamamlanan yaklaşık 40 ülke arasında en üst sıralarda yer aldı. Bu ülkeler arasında Birleşik Krallık, Finlandiya, İrlanda, Avusturya ve Portekiz de bulunuyor.

Reformlar mali şeffaflığı güçlendirdi

Raporda, Türkiye’nin kamu mali yönetimindeki ilerlemesinde mali istatistiklerin geliştirilmesi, performans esaslı program bütçe uygulamasına geçilmesi ve uluslararası kamu muhasebesi standartlarının hayata geçirilmesine yönelik reformların etkili olduğu vurgulandı.

IMF, Türkiye’deki gelişimi 20 yılı aşkın süredir devam eden kurumsal dönüşümün bir sonucu olarak değerlendirdi.

Hedef Portföy’ün 18 fonunun tasfiyesi tamamlandı: 8,9 milyar lira ödeme yapıldı
Hedef Portföy’ün 18 fonunun tasfiyesi tamamlandı: 8,9 milyar lira ödeme yapıldı
İçeriği Görüntüle

IMF’nin 2000 ve 2015 değerlendirmeleri

Fonun 2000 yılında yaptığı ilk incelemede, Türkiye’nin bütçe hazırlama ve uygulama süreçlerinde çeşitli eksiklikler bulunduğu belirtilmişti. O dönemde kamu mali raporlamasının ağırlıklı olarak nakit esaslı bütçe bilgilerine dayandığı, bilanço verilerinin sınırlı kaldığı ve mali risklerin yeterince açıklanmadığı tespit edilmişti.

2015 yılındaki değerlendirmede ise önceki döneme kıyasla ilerleme kaydedildiği ortaya konulmuştu. Hukuki çerçevenin güçlendirilmesi, orta vadeli bütçeleme uygulamalarının geliştirilmesi ve mali raporlamanın genel yönetim sektörünü kapsayacak şekilde genişletilmesi bu ilerlemenin öne çıkan başlıkları arasında yer almıştı.

Son rapor, Türkiye’nin mali şeffaflık alanındaki gelişiminin uzun vadeli reform süreci içinde değerlendirildiğini ortaya koydu.