Bazı başarı hikâyeleri büyük sermayelerle değil, merakla, emekle ve yapılmayanı yapma cesaretiyle başlar. FO Food Products ve Özmer Pastacılık A.Ş. kurucusu Ömer Faruk Berber’in yolculuğu da böyle başladı. 1958 yılında Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Danışment köyünde dünyaya gelen Berber, mesleğini kendi çabasıyla öğrenerek yıllar içinde bir sanayiciye dönüştü.

Bir otel barında başlayan yolculuk

Berber’in iş hayatı 1978 yılında Bodrum’da bir otelde başladı. Garsonlukla başladığı işinde kısa süre sonra barmenliğe geçti. Ancak onun için barmenlik yalnızca bir meslek değildi. Kokteyl kültüründen şarap ve şurup üretimine kadar pek çok konuyu araştırdı, kitaplar okudu ve gıda kimyasına ilgi duydu.

İzmir’de çalıştığı dönemde Karşıyaka Kütüphanesi’nde araştırmalarını sürdüren Berber, askerlik yıllarında ve ardından İstanbul’da farklı işletmelerde edindiği deneyimlerle kendisini geliştirdi. Ancak hedefi yalnızca iyi bir barmen olmak değil, kendi ürünlerini üretmekti.

Ekovitrin Yayın Koordinatörü Ali Karabaş / FO Food Products ve Özmer Pastacılık A.Ş. kurucusu Ömer Faruk Berber

1988’de kendi işini kurdu

Berber, 1988 yılında kendi işini kurarak barmenlik yıllarında geliştirdiği kokteyl sosları ve konsantre ürünleri pazara sunmaya başladı. O dönemde önemli ölçüde ithal edilen ürünlere yerli alternatifler geliştirmeyi hedefledi.

Zamanla üretim alanını genişleten Berber; limon konsantreleri, dondurma ve pastacılık sosları, meyve özleri ve şuruplar gibi farklı ürün gruplarına yöneldi. 1997 yılında başlayan araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda ilk yeni ürünler 1998 ve 1999 yıllarında pazara çıktı.

985 Milyon TL’lik İlk Adım, Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda Büyümenin Başlangıcı Oldu
985 Milyon TL’lik İlk Adım, Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda Büyümenin Başlangıcı Oldu
İçeriği Görüntüle

Bu süreçte eşi de kendisine destek oldu. Berber’in anlattığına göre barmenlik yaptığı yıllarda biriktirdiği 164 Cumhuriyet altınını kendi işini büyütmek için kullandı. Böylece yıllar içinde edindiği bilgi ve deneyim, üretim yatırımlarına dönüştü.

Türkiye’den dünyaya uzanan üretim

Berber’in girişimi, 1999 yılında İngiltere’de katıldığı uluslararası fuarla yurt dışına açılma yolunda önemli bir adım attı. İlerleyen yıllarda farklı ülkelerdeki fuarlara katılan şirket, ürünlerini uluslararası pazarlara taşımaya başladı.

Berber’in verdiği bilgilere göre bugün yaklaşık 1.700 ürün kalemine sahip olan şirket, geçmişte 140’tan fazla ülkeye ürün gönderirken şu anda 100’den fazla ülkeye aktif ihracat gerçekleştiriyor.

Yaklaşık altı yıl önce yeni tesisine taşınan şirketin üretim faaliyetleri, 32 bin metrekarelik kapalı alanda sürüyor. Otomasyon ve bilgisayar kontrollü sistemlerle geliştirilen üretim altyapısı, yıllar boyunca biriken bilgi ve deneyimin somut bir sonucu olarak öne çıkıyor.

Berber için fabrika yalnızca makinelerden ve üretim hatlarından oluşmuyor. Bu yapı, küçük adımlarla başlayan ve elde edilen kazancın yeniden yatırıma dönüştürülmesiyle büyüyen uzun bir emeğin karşılığını temsil ediyor.

En büyük hedefi: Emeğini çocuklarına devretmek

Ömer Faruk Berber’in gündemindeki önemli konulardan biri de şirketin geleceği. Kimya mühendisi olan oğlu hâlihazırda işin içinde. Berber, oğlunun üretim ve yönetim süreçlerini devralarak yıllar içinde oluşan birikimi ileriye taşımasını istiyor. Bir kızının da yakın dönemde iş hayatına katılmasını arzuluyor.

Berber için kuşaklar arası devir, yalnızca şirket yönetiminin çocuklarına bırakılması anlamına gelmiyor. Üretim kültürünün, ürün geliştirme anlayışının ve iş yapma prensiplerinin de korunarak geleceğe aktarılması önem taşıyor.

Başarıyı emek ve bereketle tanımlıyor

Berber’in başarı anlayışı, yalnızca büyüme rakamları ve yeni pazarlarla sınırlı değil. Rekabeti başkalarını geride bırakmak yerine kendi işini geliştirmek olarak görüyor; emeğe saygıyı ve doğru ürün üretmeyi önemsiyor.

Hayatının bundan sonraki dönemine ilişkin hedeflerini anlatırken de kul hakkı yememeyi, çok para kazanmak yerine az ama bereketli kazanç elde etmeyi ön plana çıkarıyor.

Ömer Faruk Berber’in hikâyesi, bir köyde başlayan hayatın merak, öğrenme ve üretme tutkusu sayesinde uluslararası pazarlara nasıl uzanabildiğini gösteriyor. Bugün geride bırakmak istediği miras, yalnızca yaklaşık 1.700 ürünlük bir portföy veya geniş bir ihracat ağı değil; çalışmayı, üretmeyi ve kazanılanı yeniden yatırıma dönüştürmeyi esas alan bir anlayış.