Sanayicilerden İSO Başkan Adayı Ender Yılmaz'a tam destek
Sanayicilerden İSO Başkan Adayı Ender Yılmaz'a tam destek
İçeriği Görüntüle

Bursa'da yaşanan iş uyuşmazlığı, uzaktan çalışma uygulamalarında işveren ve çalışanların yükümlülüklerini yeniden gündeme getirdi. İşverenin bilgisi ve onayı dahilinde evden çalışan bir dış ticaret müdürü, iş yerine gelmediği gerekçesiyle işten çıkarıldı. Ancak yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından Bölge Adliye Mahkemesi, işverenin uyguladığı fesih işlemini geçersiz bularak çalışanın işe iadesine hükmetti.

İşveren önce evden çalışmasına izin verdi, sonra devamsızlıkla suçladı

Olayda, bir şirkette dış ticaret müdürü olarak görev yapan çalışan, işverenin bilgisi dahilinde uzaktan çalışma sistemini sürdürdü. Buna rağmen işveren, çalışanın iş yerine gelmediği günleri devamsızlık olarak değerlendirdi ve tuttuğu tutanakların ardından iş sözleşmesini feshetti.

İşçi ise iş akdinin geçerli ve haklı bir neden olmadan sona erdirildiğini savunarak İş Mahkemesi'ne başvurdu. Davacı taraf, feshin geçersiz sayılmasını, işe iadesini ve işe iadenin mali sonuçlarından işverenin sorumlu tutulmasını istedi.

Şirket tarafı ise çalışanın kendi kararıyla iş yerine gelmediğini ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etti.

İlk mahkeme işçinin talebini reddetti

İlk derece mahkemesi, iş sözleşmesinde tarafların üzerinde anlaştığı yazılı bir uzaktan çalışma düzenlemesi bulunmadığına dikkat çekti. Çalışanın çalışma sistemini tek taraflı belirleyemeyeceğini değerlendiren mahkeme, iş yerine gelinmemesi nedeniyle düzenlenen devamsızlık tutanaklarını esas aldı.

Bu gerekçelerle işçinin işe iade talebi reddedildi. Bunun üzerine davacı taraf kararı istinafa taşıdı.

30 günlük sigorta primi mahkemenin dikkatini çekti

Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, işverenin savunmasını değerlendirirken önemli bir ayrıntıya dikkat çekti. Çalışanın devamsızlık gerekçesiyle işten çıkarıldığı ayda SGK primlerinin 30 gün üzerinden yatırılmış olması, kararın değerlendirilmesinde etkili oldu.

Mahkeme ayrıca tanık beyanlarını da inceledi. İş yerinde uzaktan çalışma sisteminin uygulandığı, davacının yanı sıra başka çalışanların da evden çalıştığı ifade edildi.

İşverenin, çalışanın uzun süre evden çalışmasına itiraz etmemesi ve bu çalışma biçiminin devam etmesine izin vermesi de dikkate alındı.

Mahkemeden işe iade kararı

Bölge Adliye Mahkemesi, işverenin çalışanın uzaktan çalışma düzenine uzun süre ses çıkarmamasının, bu uygulamanın fiilen kabul edildiğini gösterdiğini değerlendirdi.

Kararda, işverenin uzaktan çalışma sistemini sona erdirmek veya değiştirmek istemesi halinde yeni çalışma düzenini belirleyerek bunu çalışana bildirmesi gerektiği vurgulandı. İşverenin böyle bir bildirimde bulunmadan doğrudan devamsızlık tutanakları düzenlemesinin doğru olmadığı belirtildi.

Mahkeme, çalışanın devamsızlık yapma kastıyla hareket etmediği ve uzaktan çalışma sistemi üzerinden görevini sürdürdüğü sonucuna vardı.

Sonuç olarak davacının istinaf başvurusu kabul edildi. İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve çalışanın işe iadesine hükmedildi.

Karar, özellikle işverenin bilgisi dahilinde sürdürülen uzaktan çalışma uygulamalarının sonradan devamsızlık gerekçesiyle işten çıkarma konusu yapılmasına ilişkin önemli bir hukuki değerlendirme ortaya koydu.