Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, 6 Şubat depremlerinde oluşan ekonomik hasarın yalnızca yaklaşık yüzde 6’sının sigortalı olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin sigortadaki koruma açığını azaltması gerektiğini vurguladı.
Sigorta Haftası etkinlikleri kapsamında 6 Ekim’de İstanbul’daki Quick Tower’da gerçekleştirilen “OVP’nin Dayanıklılık Vizyonu: Riskten Dirençliliğe Kentsel Dönüşüm ve Sigorta” panelinde, Türkiye’nin afetlere karşı daha dayanıklı şehirler oluşturması için atılması gereken adımlar masaya yatırıldı.
Panelde kentsel dönüşümün yalnızca bina yenileme veya finansman sağlama süreci olmadığına dikkat çekilirken; mülkiyet, hukuk, şehir planlama, mimarlık, kamu yönetimi, finansman ve sigorta mekanizmalarının birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.

Deprem hasarında sigorta açığı dikkat çekiyor
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı ve Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu afet risklerinin sigorta sektörünün rolünü daha kritik hale getirdiğini belirtti.
Yaşar, 6 Şubat depremlerinde ortaya çıkan ekonomik hasarın yalnızca yaklaşık yüzde 6’sının sigortalı olduğuna işaret ederek, sigortadaki koruma açığının azaltılmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin coğrafyasının yüzde 92’sinin, nüfusunun ise yüzde 98’inin deprem riski altında bulunduğunu belirten Yaşar, deprem riskinin yanı sıra sel, heyelan, orman yangınları, iklim kaynaklı riskler, finansal riskler ve siber tehditlerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Yaşar, dayanıklılığın artık yalnızca afet yönetimi kapsamında değil, ekonomi ve toplum politikalarının bütüncül bir unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kentsel dönüşümün finansmanı için yeni model önerisi
Panelin önemli başlıklarından biri de kentsel dönüşümün finansmanı oldu.
Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Nihat Şen, parsel bazında bina yenileme çalışmalarının bazı bölgelerde mevcut şehircilik sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını belirterek, alan bazlı ve sürdürülebilir finansman modellerine ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Şen, dönüşüm süreçlerinde yaşanan anlaşmazlıkların vatandaşları mağdur etmemesi için Kentsel Dönüşüm Arabuluculuğu sisteminin kurulmasını önerdi. Ayrıca Afet ve Şehircilik Bakanlığı ile Kentsel Dönüşüm Finansman Bankası gibi özel yapıların oluşturulmasının sürece katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Bina Tamamlama Sigortası öne çıktı
Panelde, kentsel dönüşüm projelerinde hak sahiplerinin korunması açısından Bina Tamamlama Sigortasının önemine de dikkat çekildi.
Söz konusu sigortanın yalnızca hak sahiplerini güvence altına almakla kalmayıp, doğru müteahhit ve sürdürülebilir projelerin tercih edilmesine de katkı sağlayabileceği belirtildi.
Ahmet Yaşar, kentsel dönüşüm ile sigorta arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, dirençli şehirlerin oluşturulmasında sigortanın tamamlayıcı bir güvence mekanizması olduğunu vurguladı.
Sigorta ve banka teminatları arasındaki rekabet gündemde
Yaşar, sigorta ürünlerinin yaygınlaşmasının önündeki mali ve düzenleyici engellerin de kaldırılması gerektiğini belirtti.
Banka teminatları ile sigorta ürünleri arasındaki vergi uygulamalarından kaynaklanan rekabet farklılıklarının giderilmesinin sigorta ürünlerine olan talebi artırabileceğini ifade eden Yaşar, yapılacak düzenlemelerin kamu gelirlerine de katkı sağlayabileceğini söyledi.

Gözler COP31'de
İklim risklerinin küresel sigorta sektörünün en önemli gündem maddelerinden biri haline geldiğini belirten Yaşar, Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine de değindi.
Yaşar, Türkiye Sigorta Birliği olarak COP31 kapsamında sigorta sektörünü temsil edeceklerini belirterek, iklim kaynaklı risklere karşı sigorta mekanizmalarının öneminin giderek arttığını ifade etti.
Panelde yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin afetlere karşı daha dirençli şehirler oluşturabilmesi için kentsel dönüşüm, finansman ve sigortanın birbirinden ayrı değil, aynı sistemin parçaları olarak ele alınması gerektiği mesajı öne çıktı.


