Azerbaycan ile Türkiye arasında başörtüsü tartışmaları üzerinden sosyal medyada yaşanan gerilime, gazeteci Celal Çiftçi hakkında yürütülen soruşturma da eklendi. Azerbaycan Başsavcılığı’nın açıklamasına göre, Çiftçi ve bazı kişiler hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek ceza soruşturması başlatıldı.
Azerbaycan makamları, söz konusu paylaşımlarda iktidarın zor kullanılarak ele geçirilmesine yönelik çağrıların, anayasal düzeni zorla değiştirme girişimlerinin ve dinî nefret ya da düşmanlığı kışkırtma suçlarının bulunduğunu ileri sürdü. Açıklamada, Çiftçi hakkında uluslararası arama kararı çıkarıldığı ve Türkiye’deki yetkili makamlardan adli yardım talep edildiği belirtildi.
Soruşturmanın odağında başörtüsü tartışması var
Şanlıurfa’da yayımlanan bir gazetede köşe yazarlığı yapan Celal Çiftçi’nin, Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı yönündeki iddialar üzerine sosyal medya paylaşımlarında bulunduğu bildirildi.
Basına yansıyan bilgilere göre Çiftçi’nin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i hedef alan bir paylaşımında “Devrileceksin zalim” ifadesini kullandığı aktarıldı. Bu paylaşımların soruşturmaya konu olduğu belirtildi.
Çiftçi’nin daha sonra söz konusu paylaşımlarını kaldırdığı ve Azerbaycan devleti ile halkından özür dilediği bildirildi. Gazetecinin açıklamasında, amacının başörtüsü meselesi ve din ve vicdan özgürlüğü konusundaki görüşlerini dile getirmek olduğu; iktidarı zorla değiştirme veya dinî nefret ve düşmanlık oluşturma niyeti taşımadığı ifade edildi.
Türkiye’den adli yardımlaşma talebi
Azerbaycan makamlarının Türkiye’ye ilettiği adli yardımlaşma taleplerinin hangi işlemleri kapsadığına ilişkin ayrıntılar henüz netleşmedi. Bu tür talepler, dosyanın kapsamına ve ilgili mevzuata bağlı olarak bilgi ve belge temini ya da belirli adli işlemlerin gerçekleştirilmesi gibi konuları içerebiliyor.
Azerbaycan basınında Çiftçi hakkında gıyabında tutuklama kararı verildiğine ilişkin haberler de yer aldı. Ancak bu kararın kapsamı, Türkiye’de uygulanabilirliği ve Türkiye’deki yetkili makamların atacağı adımlar konusunda ayrıca resmî doğrulama gerekiyor.
Uluslararası arama kararı ve adli yardımlaşma talebi, Türkiye’de kendiliğinden tutuklama ya da iade sonucu doğduğu anlamına gelmiyor.
