Sanayici Mehmet Koç'un açıklaması şöyle:

Yeni açıklanan TUİK’ “2023 Doğum İstatistikleri Raporu”na göre; Toplam doğurganlık hızımız;1.51 olarak açıklandı. Oysaki Nüfusun kendini yenileme sınırı; 2.1'dir 

İstanbul, Ankara, İzmir’de doğurganlık hızı ortalama 1.2 olarak açıklandı.

Türkiye’de yalnız yaşayanların sayısı artarak; 5.2 milyona ulaştı.
Dünya’da doğurganlık hızı;2.4

Bahçeli: “Cumhurbaşkanımızın sonuna kadar yanında olacağımızı herkes çok iyi bilmelidir” Bahçeli: “Cumhurbaşkanımızın sonuna kadar yanında olacağımızı herkes çok iyi bilmelidir”

Danimarka (1.8), Fransa (1.8), ABD (1,8), İngiltere (1.7), Almanya (1,6)
Geçici sığınmacı statüsündeki

Suriye’lilerin doğurganlık hızı; 5.3

Belli ki yabancı kökenliler bir süre sonra çoğunluğa geçecekler.

Başta ekonomik nedenlerden kaynaklanan doğurganlık oranımızın düşmesi aşağıda belirtiken başlıca başlıkların tartışılmasını gündeme getiriyor.

* Doğum hızımızın azalması ve nüfusumuzun yaşlanmasının getireceği sorunları neler olacak? Şimdiden ne gibi tedbirler alınmalıdır!

*Bu oranla gidilirse; çoğunluğu emek yoğun KOBİ plan sanayimiz için gerekli işgücünü nasıl karşılayacağız?

*Kırsal kesimde yapısal reformların gecikmesi,kalkınmanın sağlanamaması, kentlere göçün engellenememesi nedeniyle bitkisel ve hayvansal üretimin ihtiyaç duyduğu işgücü için Afgan, Özbek v.b. göçmenlerin çalışmaları yasallaştırılmalımıdır?

*Başta Suriye’liler olmak üzere göçmenlere bakış açımızı değiştirip; onları eleyerek, eğitim seviyelerini yükseltip “kaynaşma politikası”na mı yönelmeliyiz?

*Çalışacak nüfusun azalmasıyla ekonomik büyüme olumsuz etkilenecek bunun da emekli kesimin gelirlerinde ve sağlık harcamalarında düşüşlere yol açmaması için şimdiden ne gibi tedbirler alınmalıdır?

* Nüfusumuzu ve ekonomimizi olumsuz etkileyen  beyin göçünün engellenmesi  için  ülke ekonomik gerçeğimize uygun ne gibi tedbirler alınmalıdır?

  * Geçmişte matbaayı icadından 300 sene sonra aldık, sanayi devrimini kaçırdık!
   Şimdi Yapay Zeka devrimi başladı. İlk ve orta öğretimdeki 20, üniversitelerdeki 7, ne işde
ne okulda olan 3 olmak üzere 30 milyon gencimizi nasıl değerlendirelim ki elimizdeki bu son fırsatı ülke kalkınmasına yönlendirebilelim?

*Ulusal bir sorun olan bu konuya “dar parti çıkarları”açısından değil, ülkemizin geleceği açısından bakıp, politikalar üretmek, karar vericilere önerilerde bulunmak bu topraklarda yaşayan hepimizin sorumluluğu olduğu kanısındayım.