İstanbul’da etkili olan sağanak yağış, Ayazağa’da yapımı devam eden RAMS Park House Maslak projesinin şantiye sahasını da etkiledi. Dere yatağının yakınında bulunduğu belirtilen projede yaşanan su baskını, bölgede büyük ölçekli konut yatırımlarının hangi koşullarda hayata geçirildiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Henüz tamamlanmamış bir şantiyenin yağış sonrasında su altında kalması, yalnızca o an yaşanan su baskınıyla sınırlı bir mesele değil. Olay; arazinin doğal su akışıyla ilişkisi, yağmur suyu tahliye kapasitesi ve taşkın riskine karşı alınan tedbirler bakımından da değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor.
2 BİN 644 KONUTLUK PROJEDE TAŞKIN RİSKİ TARTIŞMASI
Gayrimenkul satış platformlarında 2 bin 644 konutla anılan RAMS Park House Maslak, Ayazağa’daki büyük ölçekli konut projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Projenin tanıtımlarında farklı büyüklüklerde daireler, sosyal donatılar, çarşı alanı ve yeşil koridor gibi özellikler vurgulanıyor.
Ancak yaşanan su baskını, konut projelerinde yalnızca mimari özelliklerin ve sosyal olanakların değil, arazinin doğal yapısının, altyapı kapasitesinin ve taşkın güvenliğinin de ne ölçüde dikkate alındığının sorgulanmasını gerektiriyor.
RAMS PARK HOUSE MASLAK DERE YATAĞINDA MI İNŞA EDİLİYOR?
Olayla birlikte yanıtı önem kazanan sorulardan biri de bu: RAMS Park House Maslak projesinin bulunduğu alanın dere yatağıyla ilişkisi ne? Proje sınırları, dere koruma mesafeleri ve onaylı imar planları bu konuda ne söylüyor?
Projenin dere yatağının hemen yanında bulunduğu belirtilirken, yapılaşmanın dere yatağı içerisinde kaldığı yönündeki iddiaların kesinlik kazanması için resmî haritaların, imar planlarının ve ilgili kurumların teknik raporlarının incelenmesi gerekiyor.
Buna karşılık, şantiyede yaşanan su baskınının nedenlerinin açıklanması için bu belgelerin incelenmesi kadar, yağmur suyunun sahaya hangi güzergâhtan ulaştığının ve tahliye sistemlerinin nasıl çalıştığının belirlenmesi de önem taşıyor.




