Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2023 yılı içinde dünya nüfusunun 8 milyar 45 milyon 311 bin 448 kişi, yaşlı nüfusun ise 807 milyon 790 bin 294 kişi olduğu belirtiliyor. Buna göre dünya nüfusunun yüzde 10’unu yaşlı nüfus oluşturuyor. Dünyanın en yaşlı ülkeleri yüzde 30,1 ile Japonya, yüzde 24,5 ile İtalya ve yüzde 23,6 ile Finlandiya olurkan, Türkiye’de 184 ülke arasında 67. sırada yer alıyor. TÜİK’in İstatistiklerle Yaşlılar 2023 araştırma sonuçlarına göre yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2018 yılında 7 milyon 186 bin 204 kişi iken son beş yılda yüzde 21,4 artarak 2023 yılında 8 milyon 722 bin 806 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2018 yılında yüzde 8,8 iken, 2023 yılında yüzde 10,2’ye yükseldi. Yaşlı nüfusun 2023 yılında yüzde 44,5’ini erkek nüfus, yüzde 55,5’ini kadın nüfus oluşturdu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10’u geçmesi, nüfusun yaşlandığını gösterirken, Türkiye’de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış kaydediyor.

Hizmet ihracatçıları “Strateji” belirledi! Hizmet ihracatçıları “Strateji” belirledi!

Yaşlı bakım merkezlerine ihtiyaç artıyor

Doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan GAYA Bakım Üniteleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Yaşlı Bakım Uzmanı Dr. Öğretim Görevlisi Gaye Öz Esmeray, “Çok yakın bir tarihe kadar genç bir nüfusa sahipken, yaşlı bir nüfusa sahip olduk. Yaşlı nüfusunun oranının artmış olmasının nedeni; gelişen teknolojilerle birlikte insanların kendilerine iyi bakmaları. Aslında hep ölümsüzlüğü arıyoruz ve yaşam sürelerinin 30’lu, 40’lı yaşlardan 100’lü yaşlara gelmesi önemli bir başarı. Türkiye’nin nüfusuna baktığımızda Türkiye, Japonya gibi çok yaşlı nüfusa sahip ülke konumuna gelmeye başladı. Yaşlanan nüfusla birlikte de artık yaşlı bakım merkezlerine daha fazla ihtiyaç var. Eskiden aile içinde bakım ihtiyaçları karşılanırken, şimdi artan beklentiler ve artan hizmet kalitesiyle birlikte yaşlı bakım merkezlerine ihtiyaç artıyor. Nasıl ki şu an neredeyse her sokak arasında bir kreş varken, çok yakında da yaşlı bakım merkezleri artacak. Çünkü yapılan araştırmalar gösteriyor ki yaşlıların burada yaşam kaliteleri artarken, önlenebilir ölüm sebepleri de azalıyor. Aynı zamanda insan sosyal bir varlık olduğu için evde bir bakım görevlisiyle kalmak yerine diğer yaşlılarla birlikte yaşaması onların yaşam ömrünü uzatıyor” dedi.