İsveç’in başkenti Stockholm’de bulunan Karolinska Enstitüsü’ne bağlı Nobel Komitesi, 2026 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nün sahiplerini açıkladı.
Bu yılki Nobel Tıp Ödülü, “ışıkla kontrol edilen iyon kanalları ve optogenetik alanındaki keşifleri” dolayısıyla Karl Deisseroth, Peter Hegemann ve Georg Nagel arasında paylaştırıldı.
Nobel Komitesi Genel Sekreteri Thomas Perlmann, Stockholm’de düzenlenen basın toplantısında ödülün gerekçesini açıklarken, bilim insanlarının sinir hücrelerinin ışık aracılığıyla kontrol edilmesini sağlayan çalışmalarına dikkat çekti.
Işıkla sinir hücrelerini kontrol ettiler
Nobel Komitesi açıklamasına göre Peter Hegemann ve Georg Nagel, kendine özgü özelliklere sahip kanalrodopsin adlı proteini keşfetti. Araştırmacılar, bu proteinin farklı hücrelere yerleştirildiğinde söz konusu hücreleri ışığa duyarlı hale getirdiğini ortaya koydu.
Karl Deisseroth ise kanalrodopsin genini farelerin sinir hücrelerine aktararak önemli bir adım attı. Deisseroth, sinir hücrelerini mavi ışıkla uyararak sinir sinyallerini tetiklemeyi başardı.
Çalışmalar daha sonra canlı farelerin beyinlerinde de uygulanarak sinir hücrelerinin ışıkla kontrol edilmesinin önü açıldı. Bu yöntem zamanla optogenetik olarak adlandırıldı ve nörobilim alanında dünya çapında kullanılan önemli bir araştırma aracına dönüştü.
Nobel ödüllü bilim insanlarının görev yaptığı üniversiteler
2026 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne layık görülen bilim insanlarından 54 yaşındaki Karl Deisseroth, ABD’deki Stanford Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürüyor.
71 yaşındaki Peter Hegemann, Almanya’nın Berlin kentindeki Humboldt Üniversitesi’nde, 73 yaşındaki Georg Nagel ise Würzburg Üniversitesi’nde bilimsel çalışmalarına devam ediyor.
Geçen yıl Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü ise periferik bağışıklık toleransı alanındaki keşifleri nedeniyle Mary Brunkow, Fred Ramsdell ve Shimon Sakaguchi’ye verilmişti.




