banner528

banner526

banner527

banner420

Nükleerin birleştirdiği hayatlar

Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom’un 2021 yılı Nisan ayında hayata geçirdiği küresel ’Atomsfor Humanity’ (İnsanlık İçin Atom) girişimiyle hayatları değişen Türk mühendis çift Canan ve Burak Alatlı, "Tek arzumuz, kızımız ve tüm çocuklara temiz ve güvenli bir gelecek bırakmak" dedi.

Haberde İnsan 28.11.2021, 10:44
Nükleerin birleştirdiği hayatlar

Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom’un 2021 yılı Nisan ayında hayata geçirdiği küresel ’Atomsfor Humanity’ (İnsanlık İçin Atom) girişimiyle hayatları değişen Türk mühendis çift Canan ve Burak Alatlı, "Tek arzumuz, kızımız ve tüm çocuklara temiz ve güvenli bir gelecek bırakmak" dedi.

Mersin’de inşası devam eden Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) görev yapan Burak Alatlı ve Canan Hayran Alatlı çiftini diğer meslektaşlarından farklı kılan, aldıkları eğitim ve seçtikleri meslek sayesinde hayatlarını da birleştirmiş olmaları. Rosatom’un küresel nükleer farkındalık kampanyası ’İnsanlık İçin

Atom’un kahramanları arasında yer alan Alatlı çiftinin öyküsü, Burak Alatlı’nın 2010 yılında Akkuyu Nükleer A.Ş’nin personel yetiştirme programı için açtığı eğitim programına katılmasıyla başladı. Alatlı, “Akkuyu NGS’yi uzun zamandır bekliyorduk. Türkiye’nin ilk nükleer mühendislerinden biri olmak istiyordum” diyerek yola çıktığını söyledi.

Rusya’daki MEPhI Üniversitesi’nde nükleer santrallerin tasarımı ve işletilmesi üzerine eğitim almaya giden Alatlı, o dönem yakın arkadaşı olan Canan’ı da eğitim programına davet etti. “Aldığımız bu eğitim, eşimle arkadaşlığımızın aşka dönüşmesine ve bir aile kurmamıza vesile oldu. Bizim hikayemizde ‘atom’ bizi birleştirdi” diyen Alatlı, nükleerin kendi hayatını değiştirdiği gibi Türkiye’nin de kaderini değiştireceğini, çok sayıda insana eşsiz fırsatlar sunacağını söyledi.

“Ülkemizin de geleceğin enerjisi olan nükleer enerjiyi kullanmaya başlayacak olması geleceğe dair umutlarımı büyütüyor” diyen Burak Alatlı, şu anda Akkuyu Nükleer A.Ş’de İşletmeye ve Devreye Alma Birimi Baş Uzmanı olarak görev yaptığını, eşi Canan Alatlı’nın ise Mühendislik ve Teknik Destek Birimi Uzmanı olarak görev yaptığını kaydetti.

"Kızımıza en büyük miras"

Burak Alatlı, bu dev projenin içinde yer almanın kızına bırakacağı en önemli miraslardan biri olacağına inandığını dile getirdi. “Zaten Canan ile hayatımızdaki en önemli hedef, kızımıza iyi bir anne baba olmak ve ülkemizin iyiliği için profesyonel mühendisler olmak” diyen Burak Alatlı, kızlarının ülkenin ilk nükleer santralinin inşa edildiği bölgede büyüdüğü için çok şanslı olduğunun altını çizdi. Alatlı, “Şimdi eşim de ben de Türkiye’nin ilk nükleer santralinde beraber çalışmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Birlikte kızımız Duru’yu büyütüyoruz. Tek arzumuz kızımız ve tüm çocuklara temiz ve güvenli bir gelecek bırakmak. Çevreye zarar vermeyen, karbon salınımı yapmayan ve sürdürülebilir bir enerji türü olan nükleerin kullanımı arttıkça dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olacağından eminim” ifadelerini kullandı.

“Akkuyu, Türk halkına eşsiz fırsatlar sunacak”

Burak Alatlı, eğitim sürecini ve nükleer enerjinin hem kariyerini hem de özel hayatını nasıl değiştirdiğini ise şu sözlerle anlattı:

“Ben Erciyes Üniversitesi’nde elektrik-elektronik mühendisliği okuyordum. Bu alana ilgim zaten vardı. Duyunca da hemen başvurdum. Eğitimimiz 6 buçuk yıl sürdü. Hiç Rusça bilmeden gittim. İngilizcem vardı. İlk yılın yarı döneminde tamamen Rusça öğrendik. İkinci yarıyılda da hem Rusça hem de teknik Rusça göstermeye başladılar. Sonraki 5 buçuk yıllık süreçte lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladım. Bunların dışında gelişmiş nükleer santrallerin sistemleri üzerinde çalışma fırsatı da bulduk. Okurken ayrıca Rus nükleer santrallerinde staj da yaptık. Nükleer santraller sadece temiz elektrik üreten karmaşık mühendislik yapıları değiller. Modern nükleer santraller ve genel olarak nükleer teknolojiler, yaşam standartlarını yeni bir düzeye yükseltiyor. Akkuyu NGS’nin de kendi bölgemizi değiştireceğini ve Türkiye’nin dört bir yanındaki insanlara eşsiz fırsatlar sunacağını anladık.”

“Gönlüm kızımın da nükleer alanda çalışmasından yana”

Canan Hayran Alatlı ise hikayelerini şöyle paylaştı:

“Ben de eşim gibi Erciyes Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde okuyordum. Eşim ikinci sınıfı bitirip gitti. Ben de üçüncü sınıfta gittim. Üniversiteden arkadaştık. Kendisi gittikten sonra bana Rusya’daki eğitimden bahsetti. O dönem sadece arkadaştık, evlenmeye Rusya’da karar verdik. Düğünümüz de orada oldu. Geleneksel bir Türk düğünü ile evlendik. Geri dönüp baktığımda ‘İyi ki bu alanda bir kariyer seçmişim ve Rusya’da eğitim almışım’ diyorum. Bu eğitim bana Türkiye’nin ilk nükleer santralinde görev yapma şansı vermekle kalmadı, bir aile sahibi olmama da katkıda bulundu. Şu anda 2 yaşında Duru adlı bir kızımız var. Duru ile birlikte Rosatom’un başlattığı ‘İnsanlık İçin Atom’ girişimine dahil olduk. Bu proje kapsamında çekilen belgeselde de kızımıza yazdığımız mektubu okuduk. Bu video mesajı, bizim kızımıza 18 yaş hediyemiz olacak. Duru mesleki olarak ne karar alırsa biz arkasında olacağız. Ancak gönlümüz nükleer enerji alanında kariyer çizmesinden yana. Bu alanda bir kariyer yapmak isterse onu sonuna kadar destekleriz.”

Küresel ’İnsanlık İçin Atom’ Girişimi

Nükleerle ilgili pek çok alanda yaşanan olumsuz bakış açısını ortadan kaldırmak için harekete geçen Rosatom, ’İnsanlık İçin Atom’ adlı küresel girişim ile nükleerin sadece temiz bir enerji kaynağı ya da teknoloji değil, Birleşmiş Milletler’in (BM) 17 maddelik ’Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşma konusunda vazgeçilmez olduğunu insan hikâyeleri ile vurgulamayı amaçlıyor. Proje, ekonomiden sağlığa, tarımdan hayvancılığa, uzaydan havacılığa pek çok alanda daha iyi bir dünya için insanlık yararına çalışan nükleer teknolojilerle ilgili de farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Projede Türkiye’nin yanı sıra Mısır, Finlandiya, Fransa, Bulgaristan, Beyaz Rusya ve Rusya’dan nükleerin sunduğu fırsatlarla hayatları değişen çok sayıda insanın heyecan verici hikayesi yer alıyor. Proje ile “Anlatacak bir hikayeniz varsa, paylaşmanızı öneririz. Bu proje sizin nükleer hikayeniz olmadan yarım kalacak” sözleriyle dünyanın dört bir yanından birçok kişi de kendi nükleer hikayelerini paylaşmaya teşvik ediliyor.

Yorumlar (0)