banner596

1860’lı yıllardan kalma İsviçre marka köstekli saat nostaljiseverlerin beğenisi topluyor

Eskişehir’de bir antikacının elinde bulunan 1860’lı yıllardan kalma olduğu öne sürülen İsviçre yapımı köstekli saat, antikaseverlerin yoğun ilgisini çekiyor.

ESKİŞEHİR 07.10.2022, 11:45
1860’lı yıllardan kalma İsviçre marka köstekli saat nostaljiseverlerin beğenisi topluyor

Eskişehir’de bir antikacının elinde bulunan 1860’lı yıllardan kalma olduğu öne sürülen İsviçre yapımı köstekli saat, antikaseverlerin yoğun ilgisini çekiyor.

Eskişehir’de saat tamirciliği yapan Selim Can Kelek, antika ve eski model saatlerin yeni üretilenlere göre daha fonksiyonlu olduklarından bahsetti. Elindeki 1860’lı yıllardan kalma İsviçre yapımı köstekli saatin nostaljiseverler tarafından büyük bir ilgi gördüğünü belirten İpek, bir öğretmenin mezattan aldığı bu ürünü sonradan kendilerinin satın alıp tamir ettiklerini anlattı. Saatin internetteki piyasasının oldukça yüksek olduğundan da söz eden Kelek, sorunsuz şekilde çalıştığını da belirterek, Eskişehir’de tek olduğuna vurgu yaptı.

“Bu yadigârların ustası artık pek bulunmuyor”

Yaklaşık 15 yıldır babasından öğrendiği saat tamiratı ile Eskişehir’de esnaf yaptıklarını dile getiren Kelek, “Babamın yanına gidip gelerek bu işi öğrendim. Antika pazarlarından gelen çok kıymetli saatlerin bakımlarını yapıyorum. Elimize geçenlerde 1860 model köstekli saat geldi. Epey gösterişli ve bu işe değer verenlerin de dikkatini çekiyor. Saatin ön kadranı tamamen porselen olduğu için çok hassas bir yapıya sahip. En ufak bir darbe ile kırılabilir. Balansı altın tozundan dışı ise gümüş kaplamadan imal edilen bu ürünün camı da kristaldir. Bu yadigârların ustası artık pek bulunmuyor. Eskişehir’de de bildiğim kadarı ile iki usta anlıyor. Bunun bir parçası eksilse bulmak için 81 vilayete haber veriyoruz. Eski mekanizmaların teknolojisine hayran kalmamak mümkün değil” dedi.

“İsviçre, Polonya ve Almanya, saat sektörünü elinde bulunduruyor”

Saatin işleyişi hakkında konuşan Kelek, “Köstekli saatlerin içindeki bulunan tulum, normal saatlerdeki pil görevini görüyor. Tulumun yayını kuruyorsunuz ve döndükçe kendi kendisini sarıyor. Aynı zamanda balansa da enerji veriyor. Balanstan gelen bu akım ise maşayı hareketlendirerek sırası ile akrep, yelkovan ve saniyeyi çalıştırıyor. Tulum kurulduktan itibaren 2-3 gün boyunca durmadan hareket eder. Fakat içi boş ise ne kadar sallanırsa sallansın çalışmayacaktır. Babam bana bu işi öğretirken saatin içini açar açmaz, ‘Bak oğlum bu tulumdur ve saatin kalbidir’ demişti” ifadelerini kullandı.

“Mekanizma bakımsız kalır ise 3-5 dakikalık bir aksama yapabilir”

Antika değerinde olan köstekli saatlere 2-3 yılda bir detaylı bakım yapılmasını öneren Kelek, konuyla ilgili olarak şunları aktardı:

“Mekanizma bakımsız kalır ise 3-5 dakikalık bir aksama yapabilir. Genellikle saatler bize geldiğinde tüm parçalarını komple söküyoruz ve tezgâhta sadece tenekesi kalıyor. Öncelikle bu parçaları tek tek yağlarız, tinerleriz ya da benzinleriz. Çarkların girdiği minik maşa uçlarına ise yağ dokundururuz. Ondan sonra ise saati söktüğümüz gibi toplarız ve 2 gün boyunca kontrol altında tutarız. Müşteriye teslim etmeden de 1 dakika kronometresini tutarız. Eğer 60 saniye boyunca bir aksama yapmaz ise kolay kolay bir daha problem çıkartmaz. Fakat 1 dakikayı 5 saniye erken veya geç tamamlıyor ise arıza devam ediyordur.”

Yorumlar (0)