banner363

banner453

banner454

banner403

banner420

Ticaretin kuralını oluşturan standartlar Ankara’daki seminerde ele alındı

Türk Standardları Enstitüsü tarafından standardizasyon sistemini ülke geneline yaymayı ve etkinliğini artırarak bu konuda kamuoyu bilincini oluşturmak amacıyla “Standartlara Yön Ver” semineri düzenlendi.

Ekonomi 06.10.2021, 12:30
Ticaretin kuralını oluşturan standartlar Ankara’daki seminerde ele alındı

Türk Standardları Enstitüsü tarafından standardizasyon sistemini ülke geneline yaymayı ve etkinliğini artırarak bu konuda kamuoyu bilincini oluşturmak amacıyla “Standartlara Yön Ver” semineri düzenlendi.

Türk Standardları Enstitüsü (TSE), Standardizasyon Sisteminin Geliştirilmesi ve Farkındalığın Artırılmasına Yönelik Teknik Yardım Projesi kapsamında standardizasyon konusunun önemine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirdiği “Standartlara Yön Ver” kampanyası için Ankara’da bir otelde seminer düzenledi. Seminere TSE Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkan Yardımcısı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ve Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, 1. OSB Bölge Müdürü Cüneyt Çalık konuşmacı olarak katıldı. TSE Başkanı Prof. Dr. Şahin, söz konusu seminerle standardizasyon konusunda kamuoyu bilincini oluşturmayı, standartların belirlenmesi sürecinde sanayicinin rolünü, sanayi-üniversite iş birliğinin önemini vurgulamayı, standardizasyon platformunun tanıtımını ve standardizasyon süreçlerine ilgili tarafların katılımını sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Prof. Dr. Şahin, bilgilendirme ve farkındalık seminerleri ile ürün ve hizmetlerin kalite gereklerini oluşturmak için standartların belirlenmesi sürecinde tüketicilerin, üreticilerin ve üniversitelerin katkısının önemini vurgulamanın yanı sıra katılımcı yöntemlerle yeni stratejiler oluşturmayı da amaçladıklarını dile getirdi. Gelişmiş ülkelere bakıldığında tümünün ortak özelliğinin teknolojiyi üretme ve pazarlayabilme kapasitesine sahip olmaları olduğunu belirten Prof. Dr. Şahin, “Teknoloji dünyasındaki son gelişmeler ülkeler arasındaki sınırları pratik olarak ortadan kaldırmış, küreselleşme sonucu dünya herkes için büyük ama zorlu bir pazar haline gelmiştir. Sanayicilerimiz, bu modern dünya ile entegre olmak isterken ticarette uluslararası kurallara göre hareket edip, küresel düzeyde ekonomik etkinliği hedeflemektedir” dedi.

TSE Başkanı Şahin, standartların söz konusu alanlarda sanayicilere bilgi ve teknoloji transferinin yanı sıra çevreci, kaliteli, güvenli üretim ve tüketim için aracılık ederek, ekonominin gelişimine doğrudan veya dolaylı olarak büyük bir katkı sağladığını dile getirdi. Yenilikçi, yeşil ve yüksek katma değerli üretim anlayışını hakim kılmayı hedefleyen iş adamlarına bu durumların en önemli parçalarından birinin standartlar olduğunu hatırlatmak istediğini belirten Şahin, “Çünkü standartlar, üreticilerimizi ve sanayicimizi daha rekabetçi yapacak, sanayicilerimizin ürünlerinin ve markalarının dünyanın her bir köşesinde tanınmasını sağlayacaktır” diye konuştu.

“Standardı belirleyen ticaretin kuralını yazar”

Güçlü bir ülkenin standardı olan ve standartları belirleyen ülke olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şahin, “Ve diyoruz ki standardı belirleyen ticaretin kuralını yazar. Ayrıca standartların hazırlandığı süreçlere dahil olmanın sanayicimize büyük katma değer sağlayacağı düşüncesindeyiz” dedi.

“Tüm dünyanın ortak dili standartlardan oluşur”

ASO Başkan Yardımcısı Seyit Ardıç, en ekonomik üretimin standartlara uygun üretim olduğunu belirterek, “Küreselleşme ve beraberinde yaşanan teknolojik gelişmelerle sınırlar ortadan kalkmış ve uluslararası ticaret ön plana çıkmıştır. Bugün ülkemiz ihracatçıları dünyanın çok farklı noktalarına ticaret yapmakta, farklı dillerde konuşan pazarlara ürünlerini satmaktadır. Bu noktada günümüzde tüm dünyanın ortak dilinin standartlar olduğunu, standartlara uygun kaliteli üretim yapan sanayicilerimizin çok çeşitli pazarlara rahatlıkla ulaşabildiğini vurgulamak isterim” ifadelerini kullandı.

Ardıç, sanayicilerin karşılaştıkları sorunların başında gelen yüksek maliyetin düşürülmesinde standartlara uygun üretim yapılmasının önemli rol oynadığını söyledi. Ardıç, standardizasyon bilincine sahip olmak ve standartlara uygun üretim yapmayı odak noktası haline getirmek kadar standartların oluşumuna yön vermek üzere aktif katkı sağlamak da gerektiğini dile getirdi.

11. Kalkınma Planı’nı işaret eden Ardıç, şunları kaydetti:

“Özellikle imalat sanayiinde dijital dönüşümle ilgili uluslararası standartların yaygınlaştırılmasına, ulusal standart ve normların oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılmasında, yüksek teknoloji ihracatında öne çıkan Ankaralı sanayicilerimizi, Türk Standardları Enstitüsü ile çalışmaya davet ediyorum.”

“Ülkemiz sanayisinin aleyhine olabilecek standartların önüne geçebilmeleri için kamu destek mekanizmalarının oluşturulmasına ihtiyaç var”

Türk Standardları Enstitüsü’nü küresel alanda Türkiye’yi belirleyici ve söz sahibi ülke olmak vizyonuna erişmede gerçekleştirdiği çalışmalardan dolayı kutlayan ASO Başkan Yardımcısı Ardıç, “Ancak burada sanayicilerimizin özellikle gerek ISO gerekse de CEN tarafından geliştirilen uluslararası standartların hazırlanmasına katkı koyabilmeleri ve ülkemiz sanayiinin aleyhine olabilecek standartların önüne geçebilmeleri için kamu destek mekanizmalarının da oluşturulmasına ihtiyaç olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim” diye konuştu.

ATO Başkanı Baran ise yaptığı konuşmada, TSE’nin saha ile ticaret ekosisteminin gelişimine katkı sağladığını belirterek, “TSE, ticareti kolaylaştırıyor. Yeni pazarlara ulaşmayı sağlıyor. Ürün ve hizmetler için kalite ve güvenlik altyapısını oluşturuyor. Üretim süreçlerini iyileştiriyor. Teknoloji kullanımını yaygınlaştırıyor. Çevreyi ve sağlığı koruyan ortak bir formül işlevi görüyor. Üretimin ve ticaretin her alanında standardizasyonun sağlanması, bu sistemde rekabet etmeyi sağlayamayanlara yardımcı oluyor” dedi.

“Oturduğumuz masalarda sözümüzün geçmesi için ekonomimizin çok iyi olması gerekiyor”

Türkiye’nin dünyanın en maliyetli coğrafyasında olduğunu dile getiren Baran, “Çok zor bir bölgedeyiz. Bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir bölgedeyiz. Bu bölgede biz ekonomik olarak çok güçlü olmak zorundayız. Oturduğumuz masalarda sözümüzün geçmesi için ekonomimizin çok iyi olması gerekiyor” diye konuştu.

“Cari açığı engellemenin yolu katma değerli ve dünya standartlarında üretim yapabilmek”

Baran, Türkiye’nin ekonomisinin nasıl güçlü tutulacağı sorusuna ilişkin, “Biz çok üretmeliyiz. Biz ürettiklerimizi ihraç edebilmeliyiz. Ama dünya standartlarında ihraç edebilmeliyiz ki katma değerli üretimimiz olsun. Bugün cari açığı olan bir ülkeyiz. Bunu engellemenin yolu katma değerli ve dünya standartlarında üretim yapabilmek. Bunun çok önemli olduğunu biliyorum. Çok önemli olduğunu TSE de biliyor. Bu anlamda büyük bir gayretin içinde” ifadelerini kullandı.

“Yeşil Mutabakat çerçevesinde oluşturulacak küresel dünyadaki standartlara uymak zorundayız”

Yeşil Mutabakat’ın çok önemli bir süreç olduğunu ifade eden Baran, “Yaşadıklarımızı görüyorsunuz. Yangınlar, sel felaketleri, tarımla, gıda ile ilgili sıkıntılar var. Artık bizim Türk Standardları Enstitümüze yepyeni bir görev ve iş alanı açılıyor. Büyük bir mücadele gerekiyor. Anladığım kadarıyla bütün iş ve işleyişler değişecek. Biz ihracatımızın yüzde 45 gibi bir oranını Avrupa Birliği’ne yapıyoruz. AB’nin ortaya koyduğu standartlara uymayan ürünleri AB’ye gönderme şansımız olmayacak. Ama bizim ihracata ve ticarete ihtiyacımız var. O halde Yeşil Mutabakat çerçevesinde oluşturulacak küresel dünyadaki standartlara uymak zorundayız” dedi.

“Standartsız hiçbir şeyi düşünmek mümkün değildir”

ATB Başkanı Faik Yavuz, projenin üreticiyi, sanayiciyi, tüketiciyi, ticaret erbabı ve bilim camiası açısından son derece önemli olduğunu belirterek, “Çünkü, projenin anahtar kelimesi standarttır. Bu kelime etrafında yapılan çalışmalarda standardizasyonun faaliyetleridir. Standart, hayatımızın her anında bizim için çok önemli olan bir sistemdir. Standartsız hiçbir şeyi düşünmek mümkün değildir. Attığınız her adımda standardizasyonun etkilerini görürsünüz” dedi.

Yavuz, standardizasyon faaliyetlerinin bilim ve teknoloji temelli üretimi ve ticareti kolaylaştıran, tüketiciye de güven veren, kişilerin ve toplumların hayat konforunu artıran, temel insan ihtiyaçlarının karşılanmasına birçok avantaj sağlayıp, toplum adına karar alıcıların işini kolaylaştıran faaliyetler olduğunu söyledi.

“Standardizasyon size rekabet avantajları sunmasının yanı sıra ürün kalitenizi sağlar”

Yavuz, standardizasyon faaliyetlerinin faydalarına ilişkin şunları kaydetti:

“Standardizasyon, ülkenin ekonomik ve teknik büyümesinin güçlendirilmesi, ihtiyaçlara ve eğilimlere dayalı gelecek planlaması için güçlü bir araçtır. Kalkınma Planı’nda etkili ve anında sonuçlara ulaşmak için bir güçlendirme aracıdır. Dünyadaki en son yenilikler, Ar-Ge çıktıları ve yeni trendler hakkında önceden bilgi sahibi olmak fırsatıdır. Size rekabet avantajları sunmasının yanı sıra ürün kalitenizi sağlar. Yeni pazarlara erişmeniz için bir kapıdır. Size sektörünüzü şekillendirme ve yönetme gücü verir.”

“Sadece standartları takip etmeye çalışırsak tabiri caizse maçı sürekli deplasmanda oynayacağız demektir”

1. OSB Bölge Müdürü Cüneyt Çalık, Türk sanayisinin dünyadaki rekabet ortamında bir adım önde veya rakipleriyle eşit şartlarda oyuna başlaması için çalışmalarda bulunması gerektiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“TSE bu konuda elbette ülkemizi temsil ediyor ve çalışmalar yapıyor. Ancak ürünlerini en iyi tanıyan, rekabet ortamını bilen, piyasayı, pazarların durumunu ve geleceği tahmin ederek Türk sanayisini korumak için en iyi teknik desteği verecek olan da sanayicimizdir. Eğer sadece standartları takip etmeye çalışırsak tabiri caizse maçı sürekli deplasmanda oynayacağız demektir. Bu aynı zamanda standartları yakalamak adına rakiplerimizin lehine fakat bizim işletmelerimiz için sürekli yatırım ve işletme maliyetine dönüşüyor da olabilir. Topu kendi sahamıza çekebilmemiz işin gerekli argümanlardan bir tanesi de standartların yazılmasına yapılacak katkıdır. Ürün ve hizmetlerimizi ihraç etmek için sarf ettiğimiz efor takdire şayandır. Dünyanın ilk 10 ekonomisine girmek istiyorsak adım adım değil, atlayarak, öne geçerek hareket etmeliyiz. Biz ASO 1. OSB olarak bu bilinçteyiz. Sanayicilerimizi uygun ortamlarda bu konuda teşvik ediyoruz. Üzerimize düşen bir görev olursa da hazırız.”

Seminer, "Sanayicinin Ayna Komitelerdeki Rolü", "Standardizasyonda Üniversite-Sanayi İşbirliği" gibi başlıklar altında sektör temsilcilerinin sunum ve konuşmaları ile devam etti.

Yorumlar (0)