Yaşı ilerleyen ve eşini kaybeden bir dede, kendisine ölünceye kadar bakması şartıyla sahip olduğu taşınmazdaki bir hisseyi torununa devretti. Taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında torun, dedesinin bakımını üstlenmeyi kabul etti.
Ancak iddiaya göre arsanın devrinin ardından torun, sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmedi. Dedesinin yemekleriyle ilgilenmediği, hastalandığında ziyaretine gitmediği ve bayramlarda dahi kendisini arayıp sormadığı öne sürüldü.
Bunun üzerine dede, “ölünceye kadar bakma sözleşmesinin” feshi ile taşınmazdaki payın yeniden kendi adına tescil edilmesi talebiyle dava açtı.
Yargıtay sürece son noktayı koydu
Yerel mahkeme davacıyı haklı bulurken, dosya istinaf ve temyiz aşamalarından geçti. Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı sonrasında dosya Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Daire kararı bozarken, yeniden yapılan değerlendirme sonrası uyuşmazlık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na taşındı.
Genel Kurul, oy birliğiyle aldığı kararda dedenin taleplerini haklı buldu ve tapu iptali ile tescil kararının verilmesi gerektiğine hükmetti.
Bakım sadece maddi destek değil
Yargıtay kararında, ölünceye kadar bakım sözleşmesinde yükümlülüğün yalnızca maddi ihtiyaçları karşılamakla sınırlı olmadığı vurgulandı.
Kararda, bakım borçlusunun; bakım alacaklısını ailesi içine alma, barınmasını sağlama, yeme-içme ve giyim ihtiyaçlarını karşılama, hastalığında tedavi desteği verme ve manevi olarak yanında olma yükümlülüğü bulunduğuna dikkat çekildi.
Yargıtay, sözleşmenin amacının sadece taşınmaz devri olmadığını, taraflar arasında sürekli bir bakım ve destek ilişkisi oluşturduğunu belirtti.
“Bayramlarda bile gelmedi” iddiası dikkate alındı
Mahkeme sürecinde dinlenen tanıkların ifadelerinde, torunun dedesine yeterli manevi desteği sağlamadığı belirtildi. Bu nedenle bakım sözleşmesinin amacına ulaşmadığı değerlendirilerek taşınmazın geri verilmesine karar verildi.
Karar, özellikle aile içinde yapılan miras devirlerinde “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” yapan kişiler açısından önemli bir örnek oluşturdu. Yargıtay’ın değerlendirmesine göre, sözleşmede belirtilen bakım yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde taşınmaz devri iptal edilebilecek.