Özpamukçu, Ramazan ayında gıda alışverişlerinin arttığını ve tüketicilerin fiyat ve ürün sürekliliğine daha fazla önem verdiğini belirtti. “Rafların dolu kalması, fiyatların korunması ve tüketicinin güveninin sarsılmaması kritik” diyen Özpamukçu, tüketici alışkanlıklarının değiştiğini, tek seferde büyük miktarlar yerine daha sık ve planlı alışveriş yapıldığını aktardı.
Tarım Desteği ve Fiyatlar
Gıda fiyatlarının oluşumunda birçok maliyet unsurunun etkili olduğunu belirten Özpamukçu, perakendenin organize olmasının fiyatların tüketici lehine şekillenmesini sağlayabileceğini söyledi. Almanya’daki perakende yapısını örnek gösteren Özpamukçu, Türkiye’de yerel firmaların güçlü olduğunu fakat tarım ve hayvancılık desteklerinin yetersiz olduğunu dile getirdi:
“Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’i tarım sektörüne ayrılmalı, yani 12 milyar dolar. Ancak yıllardır bunun yalnızca dörtte biri veriliyor. Bu durum gıda enflasyonunu yükseltiyor. Yunanistan ve Fransa gibi ülkeler yüzde 1 destek verirken, Türkiye’de çiftçi binde 25 destek alıyor.”
İsrafta Şaşırtıcı Rakamlar
Türkiye’nin su sıkıntısı ve tarım desteğinin yetersizliğinin israfı artırdığına dikkat çeken Özpamukçu, kişi başına düşen yıllık gıda kaybını şöyle özetledi:
-
Türkiye: 213 kg
-
ABD: 99 kg
-
AB: 71 kg
-
Almanya: 63 kg
“Bunun yüzde 40’ı tarlada kayboluyor. Sağlam bir sistemle tarladan sofraya her aşama izlenmeli. 43 milyar dolarlık kaybımız var. Cari açığımız 40 milyar doları buluyor; çiftçimize 12 milyar doları veremiyoruz, 3 milyar dolarla yetinmelerini istiyoruz ama 43 milyar doları kaybediyoruz.”
Özpamukçu, iyi tarım uygulamalarının desteklenmemesi nedeniyle verim ve kalite avantajlarının kullanılamadığını, bu nedenle gıda israfının önlenmesinin ve tarımın güçlendirilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.